Haberler

Deneyimli Gazeteci Mesut Kanat yazdı

TÜRSAB başkanı Türkiye turizminin en zayıf halkasıdır

Deneyimli Gazeteci Mesut Kanat yazdı

Uzunca bir suskunluğun ardından 20 yıllık habercilik serüvenimde bir kaç yazı da turizmle ilgili kaleme almak istedim. Ne yazık ki ülkenin bel bağladığı rahmetli Cumhurbaşkanı Özal’ın kullandığı terimle bacasız sanayi olan turizm sektörü kan ağlıyor.

Son bir senem acenteci, otelci, biletçi kısacası turizmcilerin içerisinde geçti. Birçok farklı turizm destinasyonumuzda yüzlerce ‘’gerçek turizmci’’yle tanışma, dertlerini dinleme şansına eriştim. Dertlerini tek tek sıralamayacağım; zaten herkes sıkıntısını gayet iyi biliyor ben üretilemeyen çözümleri, basiretsiz yönetimleri eleştireceğim.

İlk başta ne yazık ki bir turizm politikası dahi bulunmayan Turizm Bakanlığımız geliyor. Bakanlar sürekli değişiyor uzmanlık alanı turizm olmayan kişiler bu göreve getiriliyor ve bakanlık kariyerleri de tarihin tozlu sayfalarında hızla yer alıyor.

Şimdi sorarım sizlere , Turizm Bakanlığı uçak yakıt destek paketinden başka elle tutulur bir aksiyon aldı mı? Sektörü düze çıkartabilmek için 5 – 10 yıllık stratejik planlarını yaptı mı? Turizmi ayakta tutan Türk tur operatörlerine yeterince destek olundu mu? İç tur pazarında adeta tekelleşen birkaç firma dışında kalan binlerce acenteye destek olundu mu? Onları ayakta tutabilmek için a,b,c planları yapıldı mı?

Burada Türkiye turizminin en önemli kurumu olan haddinden fazla büyüyüp , şirketleşerek asli görevi olan acentelerin sorunlarıyla uğraşmayan bir TÜRSAB faktörünü de unutmamak gerekiyor. Nitelikli personelden yoksun, üretemeyen, fikir geliştiremeyen, acenteleri saçma sapan destinasyonlara info gezileri düzenlemeyi maharet sanan ve sadece hayal dünyasında yaşayan, çağın gerçekleriyle yüzleşememiş, vizyonsuz misyonsuz bir TÜRSAB. AB’ye vize koyacağız diye basın açıklamaları yaparak hayal dünyasında yaşayan bir başkana sahip olan bu kurumun da Turizm Bakanlığını doğru yönlendirmesini beklemiyorsunuz herhalde.

Ben Turizm Bakanı olsam ne o kurumun başkanını ne de yöneticilerini kapıdan dahi sokmaz , tarihinin en büyük krizini yaşayan turizm sektörünü Arjantin’den , Çin’den turist getirerek kurtarırız diyerek meslektaşlarını ve kamuyu aldatan hayal tacirlerine kulak asmazdım.

Sadece seçilmiş bir menfaat grubuna hizmet veren , hac ve umre turizminde dahi hizmet yerine para kazanmayı hedefleyen bir kurum olabilir mi? TÜRSAB kar amacı gütmeyen bir STK değil midir yoksa amacı sadece yönetimine ve seçtikleri elitlere hizmet vermek olan bir seçkinler kulübüne mi dönüşmüştür?

Milyarlarca lirayı yöneten mevcut TÜRSAB yönetimi bilgi ve birikim eksikliğiyle ne yazık ki Türkiye turizminin en zayıf halkasıdır.

Yorumlar (0)