Muğla'nın Bodrum ilçesine bağlı Göl Mahallesi'nde Sakızbükü Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan turizm konaklama tesisi projesinde çevresel etki değerlendirme süreci tamamlandı.
Proje için 3 Haziran tarihinde "ÇED gerekli değildir" kararı verildi. Proje, Göl Mahallesi'nde bulunan 124 ada 2 parsel, 125 ada 2 parsel, 131 ada 1 parsel ve 133 ada 1 parsel üzerinde gerçekleştirilecek. Toplam 62 bin 976 metrekarelik alanı kapsayan yatırım kapsamında 108 oda ve 216 yatak kapasiteli turizm konaklama tesisi inşa edilmesi planlanıyor. Proje alanındaki 125 ada 2 parsel ise yeşil alan olarak kullanılacak.
Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre yatırım alanı, Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'nın N18 paftasında bulunuyor. Dosyada proje alanının orman alanı, tarım arazisi, doğal sit alanı, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi ile önemli doğa alanı gösterimlerinde kaldığı bilgisine yer verildi.
Ayrıca söz konusu parsellerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan 1/1000 ölçekli Demir Tatil Köyü Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı kapsamında "turizm tesis alanı" olarak planlandığı belirtildi. Alanın aynı zamanda "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" içerisinde bulunduğu kaydedildi.
Projeye yönelik eleştiriler
Kararın ardından projeye yönelik eleştiriler de gündeme geldi. İasos Mahalle Meclisi Derneği, proje alanının çevresel açıdan hassas bölgeler içerisinde yer aldığına dikkat çekti. Dernek tarafından yapılan değerlendirmede, proje dosyasında alternatif yer arayışına ilişkin bir çalışmanın bulunmadığı, bölgenin taşıma kapasitesi, su kaynakları üzerindeki baskı, trafik yükü, yangın riski ve iklim değişikliği koşullarında oluşabilecek etkilerin yeterince ortaya konulmadığı ifade edildi. Ayrıca atık suların kanalizasyon sistemi yerine fosseptik ve vidanjör sistemiyle yönetilecek olmasının da soru işaretleri oluşturduğu belirtildi.
Bölgede çevresel hassasiyet vurgusu
Açıklamada Bodrum'un son yıllarda kontrolsüz yapılaşma, su kaynakları üzerindeki baskı ve doğal alan kayıplarıyla karşı karşıya kaldığı belirtilerek, yeni projelerin yalnızca ekonomik getirileriyle değil çevresel etkileriyle de değerlendirilmesi gerektiği görüşüne yer verildi.
Projeye ilişkin tartışmalar sürerken, ÇED sürecinin tamamlanmasıyla birlikte yatırımın hayata geçirilmesinin önündeki önemli aşamalardan biri de tamamlanmış oldu.