Antalya’da düzenlenen 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve turizm sektörünün geniş katılımıyla gerçekleşti. Kongreye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Antalya Valisi Hulusi Şahin, milletvekilleri, belediye başkanları ve turizm sektörünün temsilcileri katıldı. Açılışta konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, turizmin dönüştürücü etkisine ve Antalya’nın geleceğine dair vizyonunu paylaştı.
Turizmde 2025 sezonu ve uluslararası rekabet
Konuşmasına turizm sezonunun değerlendirilmesiyle başlayan Özdemir, Antalya’nın mevcut durumu ve uluslararası rekabet hakkında şunları dile getirdi:
“Sonuna yaklaştığımız 2025 yılı turizm sezonu, 2024 yılı rakamları paralelinde tamamlanacak gibi görünmektedir. Ülkemizin yaşadığı sıkıntılar ve çevremizde devam eden savaş ve gerilimler dikkate alındığında, bugün ulaştığımız sayıları korumak da büyük bir başarı olarak kabul edilebilir. Ancak uluslararası alanda rekabet ettiğimiz destinasyonlarda ciddi büyüme gerçekleştiği dikkate alındığında, bu durumun geleceğimiz için önemli bir uyarı olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Bu bağlamda, yeni bir döneme girerken ezberlerden çıkacağımız ve farklı bir bakış açısıyla hareket edeceğimiz, güçlü adımlar atmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü turizm, değişen, değiştiren ve dönüştüren bir sektördür. Resort Kongresi'nin bu yılki temasının ‘yeni stratejilerle farklılık dizayn et’ olarak belirlenmesi de, aynı fikirde olduğumuzu göstermektedir. Bu buluşmanın, yeni söylemlerin ve yeni stratejilerin konuşulacağı; beraberinde yeni başarıların habercisi olacağını temenni ediyorum.”
Antalya’da sürdürülebilirlik ve taşıma kapasitesi
Turizmin kentin doğal ve kültürel değerleri üzerindeki etkisine dikkat çeken Özdemir, Antalya’nın mevcut durumunu şöyle değerlendirdi:
“Ülkemizdeki istatistiklere bakıldığında, Antalya olarak gecelemenin yarısından fazlasını üstlenmekteyiz. Bu yoğunluğun taşıma kapasitesinin üzerine çıkması, doğal ve kültürel zenginliğe sahip kentimiz için sürdürülebilirlik açısından risk taşıyacaktır. Bu gerçekten yola çıkarak, yeni dönemde sahip olduğumuz tüm değerleri korumak ve gelecek nesillere aktarmamızı sağlayacak yeni stratejiler geliştirmek, tüm paydaşların temel amacı olmalıdır.
Biz yerel yönetim olarak bu anlamda her türlü iş birliğine hazırız. Daha önce de ifade ettiğim gibi, bizim için başarı sadece ağırladığımız misafir sayısı değil, aynı zamanda Antalyalıların mutluluğudur. Gerçek başarı, gelişen turizmle birlikte ziyaretçilerimizi ağırlarken, doğal değerlerimizin korunması ve halkımızın memnuniyetinin sağlanmasıdır.”
Yerel ekonomi ve halkın refahı
Özdemir, Antalya turizminin yerel ekonomi ve halk refahıyla ilişkisini şöyle özetledi:
“Bu nedenle, yerel esnafın kazandığı, çiftçinin turizmle ürününe değer kattığı, gençlerin bu sektörde iş bulabildiği ve emeğinin karşılığını alabildiği bir modeli hep birlikte oluşturmalıyız. Yani Antalya turizmi büyürken, Antalya halkının refahı da büyümelidir.
Bildiğiniz gibi dünya değişiyor; turistlerin beklentisi, davranışı ve bilinci değişiyor. Artık insanlar sadece dinlenmek değil, yaşamak, hissetmek ve deneyimlemek istiyor.”
Antalya’nın konum ve altyapı yatırımları
Antalya’nın turizm kapasitesi ve belediye yatırımlarına değinen Özdemir, şunları kaydetti:
“Antalya, dünyada en çok misafir ağırlayan destinasyonlardan biridir. Kentimizde ağırladığımız yerli ve yabancı misafir sayısı yaklaşık 30 milyon civarındadır ve bu rakam, yerleşik nüfusumuzun 10 katından fazladır. Buna rağmen belediyemizin bütçe imkanlarıyla kentimizin tüm ihtiyaçlarını yenilemeye ve geliştirmeye devam ediyoruz.
Altyapı yatırımlarımız başta olmak üzere su verimliliği ve yönetimi, atık yönetimi, iklim değişikliği ile mücadele, deniz ve kıyı yönetimi, ulaşım, yenilenebilir enerji, sosyal ve kültürel etkinlikler, festivaller, tarihi değerlerin korunması gibi birçok konuda imkanlarımızı seferber ediyoruz.”
Konaklama vergileri ve yerel yönetim
Turizmin yarattığı yoğun baskıya karşı çözüm önerilerini de aktaran Özdemir, “Turizmin yoğun baskısıyla ortaya çıkan altyapı, ulaşım ve çevre yönetimi gibi sorunları çözmek için konaklama vergilerinden biz yerel yönetimlerin pay alması konusunda bizleri destekleyeceğinize inanıyoruz.
Antalya'nın geleceğini planlarken değişen misafir eğilimleri, küresel ısınmanın yaratacağı etkiler, aşırı turizm baskısı, turizmin entegrasyonu, turizmle kalkınan ve turizmle barışık bir yerel halk ile sürdürülebilirlik önceliklerimiz olacaktır” dedi.
Antalya’yı stratejik turizm üssü haline getirme kararlılığı
Konuşmasını Antalya turizminin geleceğine dair vizyonuyla tamamlayan Özdemir şunları söyledi:
“Antalya turizminin başarısı, belediyenin, bakanlığın, turizm sektör temsilcilerinin ve ilgili tüm paydaşların ortak aklıyla mümkün olacaktır. Antalya turizmini, bütün paydaşları ve güçlü yönetim politikalarıyla; yüksek katma değerli, nitelikli istihdam, yenilikçi ve sürdürülebilir bir vizyonla, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın stratejik turizm üssü haline getirmeye kararlıyız.”