TÜRSAB Genel Kurul’unda ibra olamayan Başaran Ulusoy yönetimi hakkında İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nde görülen dava, “Hesapların Genel Kurulda detaylı bir şekilde tartışılmadığı” gerekçesiyle düşürüldü.
Genel Kurulu Bakanlığın atadığı divan kurulu yönetmişti!
Ulusoy’un ibra olamadığı Genel Kurulun, kendisinin başkanlığını yaptığı yönetimce düzenlenmesi ve Bakanlığın görevlendirdiği divan kurulu tarafından yönetilmesine rağmen, mahkemenin kararını usule dayandırması kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı.
TÜRSAB: Sorumlu tespit edilsin; kusurlu olmayanlar aklansın...
Konuyla ilgili TÜRSAB’dan yapılan yazılı açıklamada ise süreç şöyle anlatıldı: “Genel Kurul’u takiben Genel Kurul’da alınan kararların iptali için ibra edilmeyen kişilerce İstanbul İdare Mahkemesi’nde 3 ayrı dava açılmış, Başaran Ulusoy tarafından açılan dava mahkemece reddedilmiş ve akabinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda bu ret kararı kesinleşmiştir.
Diğer davacıların davalarında ise iptalini istedikleri diğer kararlara ilişkin iptal talepleri reddedilmiş, ancak ibra oylamasına ilişkin işlem “Gelir ve gider hesapları ile yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yargısal denetime imkân verecek şekilde oylama yapılmadığı” gerekçesiyle iptal edilmiştir. Bu karar henüz kesin olmayıp, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşecektir.
Karara ilişkin olarak yapılan yargılamada gelir ve gider hesapları ile ilgili herhangi bir inceleme yapılmamış olup, bu husus karara ilişkin yargılamanın konusu dışındadır. Bu nedenle; alınan kararla ortaya çıkan durum, gelir ve gider hesapları ile o döneme ait yönetim ve denetim kurulu üyelerinin aklanması sonucunu doğurmamaktadır.22. dönem ve öncesine ilişkin hesaplar ve işlemler 23. Genel Kurulu takiben bağımsız denetim kuruluşları ve resmi makamlarca incelenmiş ve yapılan tespitlere ilişkin hukuki kovuşturmalar ilgili makamlar nezdinde kusurlu bulunanlar hakkında sürmektedir.
Bu konuya ilişkin son sözü hesapları inceleyen yargı makamları söyleyecektir. Ancak dileğimiz; soruşturmanın bir an önce tamamlanması ve sorumlular tespit edilip, gelinen noktada kusuru bulunmayanların yargı nezdinde aklanmalarıdır.”
Ulusoy cephesinde “Bayram Havası”
Mahkemenin kararını “zafer” olarak kamuoyuna lanse eden Başaran Ulusoy, konuyla ilgili olarak yaptığı basın açıklamasında, mevcut yönetime meydan okuyarak, “Hak yerini buldu. Şimdi onların hesap vakti geldi” dedi.
Yaptığı yazılı basın açıklamasını, bir PR şirketi aracılığıyla tüm medya kuruluşlarına servis ettiren Ulusoy, TÜRSAB yönetimini, Bakan Ersoy’u ve müze gişelerini işleten Sicpa şirketini zan altında bırakacak, skandal iddialarda bulundu.
Ulusoy: Sicpa karının yüzde 15’ni TÜRSAB’a vermeli
Sicpa’nın elde ettiği gelirin yüzde 15’ini TÜRSAB’a vermesi gerektiğini ileri süren Ulusoy, şu iddialarda bulundu:
“Yönetim SICPA’yı zengin etmek için uğraşıyor. SICPA ile ilgili Bakan Mehmet Nuri Ersoy’u bilgilendirdim. SICPA ile yapılan mukavelemiz bulunduğunu ve TÜRSAB’ın bunu ortaya çıkarmadığını anlattım. SICPA, her yıl elde edilen karın yüzde 15’ini TÜRSAB’a verecek diye imzamız var. TÜRSAB başkanı iki yıldır bunu hasır altı ediyor.”
Bakanlık, Sicpa ve TÜRSAB’ın cevabı merakla bekleniyor
Ulusoy’un bu iddialarına Sicpa, TÜRSAB ve Bakanlığın vereceği cevap ise kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.
TÜRSAB yönetiminin üzerinde çok durmadığı davanın, Ulusoy’un yaptığı son açıklamalarından sonra, istinaf mahkemesine götürülüp götürülmeyeceği ise gerekçeli karar yazıldıktan sonra belli olacak.