Avrupa Birliği ülkelerinde Schengen bölgesine giriş süreçlerinde önemli bir değişiklik hayata geçti.
Bugünden itibaren uygulanmaya başlayan yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile birlikte manuel pasaport kontrolleri büyük ölçüde yerini dijital kayıt sistemine bıraktı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları dahil olmak üzere AB dışından gelen tüm yolcular için sınır kapılarında biyometrik veri kaydı zorunlu hale getirildi. Uygulama kapsamında parmak izi alınacak ve biyometrik fotoğraf çekilecek. Yeni sistemin, sınır geçişlerinde hem güvenliği artırması hem de süreçleri daha kontrollü hale getirmesi hedefleniyor.
Sınır geçişlerinde biyometrik dönem başladı
Yeni sistemle birlikte Schengen bölgesine giriş yapan yolcular artık sadece pasaport göstermekle sınırlı bir işlemden geçmeyecek. Sınır kapılarında parmak izi alınması ve biyometrik fotoğraf kaydı zorunlu olacak. Bu veriler dijital ortamda sisteme kaydedilerek yolcunun giriş-çıkış hareketleri otomatik olarak takip edilecek.
Uygulamanın en dikkat çeken yönlerinden biri ise 180 gün içinde 90 gün kalış kuralının tamamen sistem üzerinden hesaplanacak olması. Böylece manuel kontrol ihtiyacı ortadan kalkarken, süre aşımı yapan yolcular anında tespit edilerek ilgili birimlere otomatik bildirim gönderilecek. Yetkililer, bu adımın hem insan hatasını azaltacağını hem de sınır güvenliğini güçlendireceğini belirtiyor.
Manuel pasaport damgası dönemi sona eriyor
Yeni düzenlemeyle birlikte pasaportlara basılan giriş-çıkış damgalarının da zamanla kaldırılması bekleniyor. Tüm veriler dijital sistemde saklanacağı için yolcuların pasaport sayfalarının dolması gibi sorunlar ortadan kalkacak. Kaydedilen biyometrik verilerin 3 yıl boyunca sistemde tutulacağı ve sonraki seyahatlerde işlemlerin hızlanacağı ifade ediliyor.
Bu dönüşüm aynı zamanda Avrupa Birliği’nin planladığı Seyahat Ön Onay Sistemi (ETIAS) için de temel veri altyapısını oluşturacak. 2026’nın son çeyreğinde devreye alınması beklenen ETIAS ile birlikte seyahat süreçlerinin daha kontrollü bir yapıya geçmesi hedefleniyor. Uzmanlar ise yeni sisteme uyum sürecinde yolcuların sınır kapılarında daha fazla zaman ayırması gerekebileceğine dikkat çekiyor.
Seyahatlerde “ek süre” uyarısı
Sistemin devreye girmesiyle birlikte seyahat planlamalarında da değişiklik önerileri gelmeye başladı. Advantage Travel Partnership CEO’su Julia Lo Bue-Said, AB dışından gelen yolculara sınır geçişlerinde yaşanabilecek yoğunlukları göz önünde bulundurarak seyahat planlarına en az dört saatlik ek süre eklemeleri tavsiyesinde bulundu.
Yeni sistemin ilk günlerinde geçişlerde yoğunluk yaşanabileceği öngörülürken, EES’nin uzun vadede hem güvenliği hem de işlem hızını artırması bekleniyor.
Schengen dijital uygulaması nedir, nasıl çalışıyor?
Avrupa Birliği’nin devreye aldığı yeni sistem, Schengen bölgesine giriş yapan yolcuların tüm hareketlerini dijital ortamda kayıt altına alan yeni nesil bir sınır yönetimi olarak uygulanıyor. Bu yapıyla birlikte uzun süredir kullanılan pasaport damgası sistemi yavaş yavaş devre dışı kalırken, yerini tamamen elektronik kayıt altyapısı alıyor. Artık yolcuların giriş ve çıkış bilgileri anlık olarak sisteme işleniyor ve tüm süreç merkezi veri tabanından takip ediliyor.
Yeni düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri biyometrik doğrulama süreci oldu. Parmak izi ve yüz tanıma gibi teknolojiler sayesinde kimlik doğrulama çok daha güvenli bir hale getiriliyor. Bu sistem özellikle vize süresini aşan yolcuların tespitinde otomatik bir kontrol mekanizması sunarak sınır güvenliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
Sınır kapılarında pasaport damgası kalkıyor: Neler değişti?
Yeni sistemle birlikte sınır kapılarında uygulanan manuel işlemler büyük ölçüde sona eriyor. Pasaportlara basılan giriş-çıkış damgaları yerini tamamen dijital kayıtlara bırakırken, tüm bilgiler artık tek bir veri tabanında toplanıyor. Bu değişiklik hem işlem süresini kısaltıyor hem de olası hataların önüne geçiyor.
Sınır görevlilerinin rolü de bu süreçte değişiyor. Artık manuel kontrol yerine dijital sistem üzerinden yapılan analizler ön plana çıkıyor. Giriş ve çıkış süreleri, kalış günleri ve pasaport geçerlilik kontrolleri otomatik olarak hesaplanıyor. Özellikle yoğun saatlerde yaşanan bekleme sürelerinin azalması ve daha düzenli bir geçiş akışı hedefleniyor. Biyometrik doğrulama sayesinde sahte kimlik kullanımına karşı da daha güçlü bir güvenlik altyapısı oluşturulmuş oluyor.
Dijital pasaport kaydı süreci: Yolcuları ne bekliyor?
Yeni sistemde yolcuların herhangi bir ön başvuru yapmasına gerek bulunmuyor. Tüm işlemler sınır kapısında otomatik olarak gerçekleştiriliyor. Yolcu pasaportunu ibraz ettiğinde bilgiler anında sisteme aktarılıyor ve biyometrik veriler alınarak kayıt tamamlanıyor.
Bu kayıtlar merkezi veri tabanında saklanarak yolcunun Schengen bölgesi içindeki tüm giriş ve çıkış hareketleri düzenli şekilde takip ediliyor. Avrupa Birliği yetkilileri, toplanan verilerin yalnızca kimlik doğrulama amacıyla kullanıldığını ve yüksek güvenlik standartlarıyla korunduğunu belirtiyor. Özellikle sık seyahat eden yolcular için bu sistemin daha hızlı ve daha kontrollü bir geçiş süreci sunduğu ifade ediliyor.