Haberler

Alman pazarında eski rakamları yakalamak için neler yapılmalı?

TÜRSAB ile düzenlenecek ortak yönetim kurulu toplantısı öncesinde DRV Başkanı Norbert Fiebig, Türkiye turizmine ve Almanya pazarındaki gelişmelere yönelik açıklamalarda bulundu.

Alman pazarında eski rakamları yakalamak için neler yapılmalı?

Türkiye ile Almanya arasındaki turizm ilişkilerini geliştirmek amacıyla düzenlenecek ortak yönetim kurulu toplantısı öncesinde Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy ve Alman Seyahat Birliği (DRV) Başkanı Norbert Fiebig basın mensuplarıyla buluştu.

Toplantıya ev sahipliği yapan Başaran Ulusoy, konuşmasına geçtiğimiz ay Berlin’de düzenlenen DRV Kongresi’nde kendilerini misafirperver bir şekilde ağırladıkları ve Türk turizmine verdikleri desteklerden dolayı DRV Başkanı Nobert Fiebig’e teşekkür ederek sözlerine başladı.

“Kuşadası kongresi iptal edilmedi, ertelendi”

Bu sene, Kuşadası’nda gerçekleştirilmesi planlanan fakat daha sonra Berlin’de düzenlenen DRV Kongresi’nin gelecek dönemde Kuşadası’nda düzenlenmesi için çalışmalara başladıklarını belirten Ulusoy, “Kuşadası kongresi iptal edilmedi, bazı nedenlerden dolayı ileri bir tarihe ertelendi” dedi.

Türkiye’nin Almanya’ya, Almanya’nın da Türkiye’ye ihtiyacı var

Turizm alanında Türkiye’nin Almanya’ya, Almanya’nın da Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu belirten Ulusoy, Alman konuklarını ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.

DRV Başkanı Nobert Fiebig, zorlu geçen dönemin ardından Türkiye’de bulunmaktan ve DRV adına konuşma fırsatı bulduğundan ötürü çok mutlu olduğunu belirterek sözlerine başladı.

Türkiye, Alman tatilcilerin üçüncü büyük yabancı seyahat destinasyonu

Türkiye’nin son yıllarda Alman tatilcilerin üçüncü büyük yabancı seyahat destinasyonu haline geldiğini, 2015 yılında yaklaşık 5.5 milyon Alman turistin Türkiye’ye seyahat ettiğini belirten Fiebig, 2016 yılında yaşanan zorluklarla nasıl başa çıkabileceklerini ve Almanların Türkiye’de tatil yapmalarına ivme kazandırmak için Türk meslektaşlarıyla görüşmelerde bulunacaklarını ifade etti.

Fiebig, sözlerine şöyle devam etti: “Bu yıl trendlerde tersine bir değişim oldu. Hedef ülke olan Türkiye, Mısır ve Tunus, Alman pazarında yüzde 40 ila yüzde 60 arasında değer kaybetti. Doğu Akdeniz’deki tatil yerleri, bir önceki yılda Alman seyahat acentelerinin toplam cirosunun dörtte birinden fazlasını oluştursa da, bu seyahatteki payları mevcut seyahat yılı boyunca yalnızca yüzde 20’dir. Bunun, daha sonra ayrıntılı olarak anlatacağım; farklı nedenleri var.

Türkiye, turistler için fiyat ile tatil – performans oranıyla vazgeçilmez

Türkiye’nin turistler için fiyat ile tatil – performans oranıyla vazgeçilmez bir destinasyon olduğuna dikkat çeken Fiebig, Türkiye’nin çok yönlü tatil imkanları sunmasını, tüm büyük Alman havaalanlarından Türkiye’ye kolay bir şekilde ulaşılabilmesini ve giriş formalitelerinin basit olmasını, Alman turistlerin Türkiye’yi tercih etmelerinin en önemli nedenleri olarak sıraladı.

Türkiye’nin çok iyi bir turizm altyapısına sahip olduğunu söyleyen Fiebig, “Türkiye’de yaygın olan her şey dahil teklifleri ile özellikle aileler için son derece caziptir. Aileler için bu kadar tatmin edici fiyat – performans oranı değerlendirilebilecek dünyada neredeyse başka alternatif destinasyon bulunmamaktadır. Sadece çok sayıda 5 yıldızlı tatil köyü değil, aynı zamanda ülke için tipik olan etkileyici şekilde yenilenmiş birçok küçük otel artan sayıda operatör tarafından hizmet vermektedir. Türkiye ve Almanya bu olumlu gelişmeyi tam tersine çevirmek için değil, aksine bunu devam ettirecek ortak çıkarlara sahip olmalıdır.” dedi.

Rezervasyon sayılarında % 40 oranında düşüş

Son yılların sürekli artan rezervasyon sayılarının ardından, 2016 yılının turizm açısından hayal kırıklığı olduğunu yineleyen Fiebig, rezervasyon sayılarında % 40 oranına varan düşüşlerin her iki taraf için de üzücü olduğunu, 2016 yılında sektördeki cirolarda tek haneli düşüşü kabul etmek zorunda kaldıklarını belirtti.

Artık hiçbir yer % 100 güvenli değil

Türkiye’de rezervasyon sayılarındaki belirgin düşüşün altında yatan nedenlere de değinen Fiebig, 2016 yılı başında İstanbul’da yaşanan terör saldırılarının ardından seyahat planlarını güvenlik sebebiyle yeniden düşünmek zorunda kaldığını bu olumsuz etkilerin ilkbaharda biraz zayıfladığını, Avrupa’daki terör saldırılarından sonra müşterilerin % 100 güvenliğin hiçbir yerde olmadığını daha iyi anladığını ifade etti.

Turistlerin gidecekleri destinasyona karar verme sürecinde artan oranda, söz konusu destinasyondaki güncel siyasi ve etik normların kendileri açısından kişisel olarak kabul edilebilir olup olmadığına da bakarak destinasyon seçimi yaptığını söyleyen Fiebig, “müşteri davranışındaki bu değişiklik çok ciddiye alınmalıdır. Gerçek şu ki, Alman medyası, özellikle de darbe teşebbüsünden sonra pek çok müşteride Türkiye’deki durumun daha da kötüleştiği izlenimi bıraktı. İşimizi eski gücüyle geri almak istiyorsak bu izlenim acilen düzeltilmelidir.” dedi.

Yorumlar (0)