Haberler

Yeni yasaya rehberlerden de tepki!

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un sektörün itirazlarına rağmen 1618 sayılı yasada yapmak istediği değişikliklere rehberlerden de tepki geldi. TUREB Başkanı Hakan Eğinlioğlu yasa taslağında rehberlerle ilgili maddelerin kaosa sebep olacağını söyledi.

Yeni yasaya rehberlerden de tepki!

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un 1618 sayılı yasada yapmak istediği değişikliklere TÜRSAB'ın ardından TUREB'ten de tepki geldi. Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Hakan Eğinlioğlu Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından pandemi dönemiyle başlayan bir süreçte önce profesyonel turist rehberlerinin 6326 sayılı yasasında revizyon çalışmalarının başlatıldığını söyledi. 2022 Mart sonunda göreve geldikleri andan itibaren bu yasa çalışmalarının olumsuz gördükleri hususlarının düzeltilmesine dönük mücadele içinde olduklarını belirten Eğinlioğlu, daha sonra, 1618 sayılı acenteler yasasına yönelik de bir çalışma başladığını ve Bakan Ersoy'un bazı acentecilere yeni hazırladıkları yasa taslağını tanıttığını hatırlattı. Yasa taslağında rehberlerin kabul edemeyecekleri maddelerin olduğunu belirten Eğinlioğlu şu ifadeleri kullandı:

Yasadaki Türkçe rehberlik, yabancı dil bilme zorunluluğunun kaldırılması anlamına geliyor

" Biz profesyonel turist rehberlerinin yasasında gördüğümüz en büyük olumsuzluklar, yeni bir kavram olarak ortaya sürülen Türkçe Rehberlik ve tur araçlarında "rehber bulundurma zorunluluğunun kaldırılması , rehberlerin yalnızca müze / ören yerlerinde zorunlu tutulması konularıdır. Bu sorun sadece turist rehberlerinin çalışma alanlarını kısıtlayıp binlerce rehberin işsiz kalmasına neden olmayacak, aynı zamanda ve en önemlisi, ülke turizmine ve tanıtımına çok büyük zararlar getirecektir. Türkçe Rehberlik ifadesi gerçekte rehberler aleyhine bir kamuoyu yaratma anlamına geldiğini vurgulamak isterim. Çünkü biz 13 bini geçen turist rehberi sanki kendi dilimizi bilmiyor, yerli gruplar ile hiç çalışmıyoruz algısını yaratıyor. Gerçekte Türkçe Rehberlik, yabancı dil bilme zorunluluğunun kaldırılması anlamına gelmektedir. Dünyada hiç bir ülkede yabancı bir dil bilmeyen kişiler rehberlik yapamaz. Burada rehber enflasyonu yaratılarak çok düşük yevmiyeler ile rehber çalıştırılması isteniliyor.

Araçlarda tur esnasında rehber bulundurma zorunluluğunun kaldırılması kaosa yol açacak

İkinci önemli husus, araçlarda tur esnasında rehber bulundurma zorunluluğunun kaldırılması. Rehberlerin yalnızca müze ve ören yerlerine yığılmaları konularıdır. Bu konu da sadece rehberlerin çalışma sahalarını kısıtlamak, işsizlik sorunu yaratmak bir yana ülke tanıtımında deneyimli, birikimli, bilgili rehberlerin yerine bilgileri ve birikimleri meçhul yerli ve yabancı kişilere turist gruplarının sorumluluğunu bırakmak anlamına gelecektir. Rehberler ören yeri ve müzelerde o yerlerin tarihini ve eserleri tanıtır. Ancak, tur esnasında araçlarda ülkemizin zengin tarihi, doğal güzelliklerimiz, folklorumuz, dinimiz, mutfağımız, geleneklerimiz gibi pek çok önemli konular anlatılır. Ülkemize kimi önyargılı gelen yabancı turistlere, onların mantalitesine uygun biçimde anlatma becerisine sahip turist rehberleri en azından turistin kafasında soru işareti bırakacak kadar yetkindir. Ülkemizin güvenliği açısından da kayıtları devlette mevcuttur. Rehberin etik çalışması hususları da denetlenmektedir. Sadece İstanbul'da 5 binden fazla rehberi hangi müzenin, tarihi yapının önüne yığabiliriz? Ani ya da Göbeklitepe'de ya da Sümela Manastırının önünde kaç dilde , ne kadar rehber bulundurabiliriz? Realitede bu konularda bir kaos oluşacağı açıktır. Üstelik yabancı dil bilmeyen kaç kişi ve hangi koşullarda rehber yapılacağı net değilken. Ayrıca, müze ve ören yerlerine dijital uygulamalar getirilirken. Ülkemizde on lisans, lisans ve yüksek lisans eğitim veren 90'a yakın rehberlik bölümü varken, faaliyet alanlarımız kısıtlandığında, işsizlik sorunu ile nasıl başedebileceğiz?

Değişiklikler turizme darbe vuracak

Kısacası, rehberlik yasasında yapılması istenilen bu gibi değişiklikler ne rehberlik mesleğine ne de turizmde dünyada en çok turist getiren ilk üç ülke olma hedefimize olumlu sonuçlar getirmeyecektir. Bu konuların bizimle görüş alışverişinde bulunularak , ülkemize ve mesleğimize yararlı bir biçimde yeniden değerlendirileceğine inanıyoruz.

Yorumlar (0)