Avrupa genelinde havalimanlarında pasaport işlemlerini dijitalleştirmek amacıyla devreye alınan Giriş-Çıkış Sistemi (EES), daha ilk uygulama döneminde ciddi yoğunluk sorunlarını beraberinde getirdi.
AB dışından gelen yolcular için parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik verilerin zorunlu hale getirilmesi, özellikle yoğun saatlerde sınır kapılarında bekleme sürelerini belirgin şekilde artırdı.
Havalimanlarında uzun kuyruklar oluştu
Birçok Avrupa havalimanında pasaport kontrol noktalarında ciddi yığılmalar yaşandığı, yolcuların uzun süre beklemek zorunda kaldığı ve bazı durumlarda uçuşlarını kaçırdığı bildirildi. Sistem, operasyonel akışı yavaşlatırken havalimanı yönetimlerini de zor durumda bıraktı.
Ryanair uçağı yolcusuz kalktı
Sorunun en dikkat çekici örneklerinden biri Atina–Londra seferinde yaşandı. Ryanair’e ait bir uçağın, pasaport kontrolündeki yoğunluk nedeniyle çok sayıda yolcusunu alamadan kalkış yaptığı aktarıldı. Benzer sıkıntıların Milano’daki Bergamo ve Linate havalimanlarında da görüldüğü ve bazı saatlerde ciddi tıkanmalar yaşandığı ifade edildi.
“Sistem mevcut haliyle sürdürülemez” uyarısı
Frankfurt Havalimanı işletmecisi olan Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI Europe) Başkanı Stefan Schulte, Prag’da düzenlenen bir etkinlikte yaptığı açıklamada sistemin mevcut haliyle sağlıklı işlemediğini söyledi. Schulte, yaz sezonunda artacak yolcu trafiğinin mevcut yoğunluğu daha da artıracağını vurguladı.
Schulte ayrıca yerel otoritelere, yoğunluk yaşanan durumlarda sistemi geçici olarak devre dışı bırakma esnekliği tanınması gerektiğini ifade etti. Avrupa Komisyonu’nun Eylül ayına kadar olağanüstü durumlarda askıya alma yetkisi bulunduğunu hatırlatan Schulte, mevcut düzenin yeterli olmadığını ve sistemin sonbaharda tamamen işlevsiz hale gelebileceğini belirtti.
Turizm ülkelerinde endişe büyüyor
Yeni sistemin yarattığı gecikmeler özellikle Güney Avrupa’da turizme bağımlı ülkelerde endişe oluşturdu. Yunanistan, İngiliz turistlerin yaz döneminde mağdur olmaması için kolaylaştırıcı çözümler üzerinde çalışırken, İtalya ve Portekiz’in de benzer uygulamaları değerlendirdiği bildirildi. Avrupa Komisyonu ise şu an için resmi bir muafiyet planı bulunmadığını açıkladı.