TBMM Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Otel Yangınını Araştırma Komisyonu, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok başkanlığında on üçüncü kez toplandı. Altınok, toplantının açılışında, komisyona, hayatını kaybedenlerin 57 yakınının davet edildiğini, ailelerin acılarını paylaştıklarını belirterek, ailelerin konuşmaları sırasında sözlerinin kesilmemesini istedi.
Altınok ayrıca, üç aylık çalışma sürelerinin 13 Mayıs’ta sona ereceğini, ancak komisyonun çalışmalarının bu süre zarfında tamamlanamayacağını belirterek, TBMM Genel Kurulu’ndan bir aylık ek süre talebi için oylama istedi. Talep oy çokluğuyla kabul edildi.
Hilmi Altın: “Bu bir hata değil, cinayet”
Daha sonra söz alan, yangında eşini ve çocuğunu kaybeden Hilmi Altın, Komisyondan, tarihe geçecek, emsal teşkil edecek bir çalışma ortaya koymalarını istediklerini belirterek, “O gün ölümlerin her türlüsü yaşandı. O gün orada, kurtuluşların da her türlüsü yaşandı. Bizim taşıdığımız ağırlık bir insanın taşıyabileceğinden çok daha fazlası. O cehennemden sağ çıktığım için nefes alabiliyor olmaktan utanan bir eş ve babayım. Artık 78 bir sayı değil. Burada 78 ayrı hayatın, canın hikayesi var" diye konuştu.
Olay gününden itibaren dosyayı bir hukukçu, yangın uzmanı gibi okuduklarını belirten Altın, “2025 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin Aile Yılı'nda bir yangında "güvenli ve çocuk dostu" olarak tanımlanıp prestijli turizm acentelerinden satışı yapılan bir otelde nasıl insanlar ölür! Neden bir alarm çalışmaz? Neden otomatik yangın söndürme sistemleri olmaz? Neden davlumbazın ateş söndürme sistemi olmaz? Neden tahliye planı olmaz? Bu otele kim ruhsat verdi? Kim denetlemedi? Bu bir hata değil, bu bir ihmal değil; bu bir cinayet” ifadelerini kullandı.
Zeynep Kotan: “Yüzüncü gündeyiz, hâlâ ifadeler alınmadı”
Yangında oğlunu kaybeden Zeynep Kotan ise, adli sürecin yavaş ilerlediğini ifade ederek, “Bugün yüzüncü gündeyiz. Ne yazık ki otel misafirlerinden ve çalışanlardan hâlâ ifadesi alınmayan pek çok kişi var. Hilmi bile ifadeye çağrılmadı ve ancak kendi başvurusuyla ifade verdi. Bu kadar alınmamış ifade varken nasıl bir iddianame hazırlanıyor bilmiyorum. Tutuklanmayan otel yönetim kurulu üyelerinin olaydan iki ay sonra bile ifadeleri alınmamıştı. Serbestçe dışarıda dolaşan bu kişilerin otel çalışanlarının ifadeleri üzerinde baskı oluşturabileceği, delil karartma çabalarının olabileceği endişelerimizle biz sürekli bu konuya dikkat çekmeye çalıştık ancak altmış beş gün sonra haklarında tutuklama kararı çıktı” şeklinde konuştu.
Eray Bağcı: “Bu alan anıt haline getirilsin”
Yangında oğlunu kaybeden Rıza Eray Bağcı, yaşananın bir kaza olmadığını vurgulayarak gerçeklerin ortaya çıkmasını, adaletin sağlanmasını istediklerini ifade ederek, "Sorumluların cezalarını çekmesini istiyoruz. Bu cinayetin yaşandığı otelin ya da yerine başka bir otelin faaliyete geçmesine izin verilmemesini talep ediyoruz. Bu alanın anıt haline getirilmesini istiyoruz" dedi.
Yangında oğlunu ve kızını kaybeden Duygu Can da yaşananları "katliam" olarak nitelendirdi.
13 yaşındaki oğlu Doruk Can'ın yaşamını yitirmeden önce kaydettiği ses kaydını dinleten Can, "Oğlum Doruk, küçücük yaşında koca bir yürekle bana bir ses kaydı bıraktı. 'Anne yardım et, bizi kurtar' demedi. 'Anne seni seviyorum' dedi. Benim çocuğum öleceğini bile bile bana bu ses kaydını bıraktı, bırakmak zorunda kaldı. Benim çocuğum öleceğini biliyordu. Ben bu Komisyondan 13 yaşındaki oğlum, canım Doruk'un cesaretini bekliyorum" ifadesini kullandı.
Yangında kızını ve torununu kaybeden Sema Şahin, tatile gidenlerin cansız bedenlerini aldıklarını ifade etti.
Meclis'e büyük görev düştüğünün altını çizen Şahin, "Bu oteli açanlar, açılmasına izin verenler en büyük suçludur. Bu yasama döneminde bu konu sonuçlanmazsa ben adaylığımı koyup Meclis'te yerimi almak istiyorum. Bu Meclis'te çocuklarımın, 78 canın hakkını alamazsam bir daha buraya gelip söke söke onların hakkını almak istiyorum" diye konuştu.
Yiğit Gençbay: "Buraya ruhsat verirken durumu görmedin mi?"
Yangında oğlu Yiğit Gençbay'ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, otelin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ruhsat, Turizm İşletme Belgesi ve diğer süreçlerle ilgili görevlerin tam olarak yapılmadığını söyleyen Gençbay, herkesin suçu birbirine attığını belirtti.
Gençbay, "Belediyenin tutuklanan görevlileri dahil tamamının asli kusurlu ve sorumlu olduğuna yürekten inanıyorum. Buraya ruhsat verirken, yangın durum belgesi verirken durumu görmedin mi?" ifadesini kullandı.
Otelin "yangın yeterliliği"ne ilişkin başvurusu üzerine belediye tarafından tespit edilen eksiklikleri hatırlatan Gençbay, belediye görevlilerinin eksiklikleri İl Özel İdaresi ile de Kültür ve Turizm Bakanlığı ile de paylaşmak zorunda olduğunu vurguladı. Gençbay, şunları kaydetti:
"Otel işletmecisi şirketin mevzuatın gereklerini yerine getirmemesinden ötürü asli, ağır ve hiçbir şekilde açıklanamaz ihmali, yanlışlıkları, hataları ortadadır. İhmali ve hatalı davranışa engel olması gereken, bu tür tutumu zarar doğmadan tespit edecek, yaptırım uygulayacak olan, gerekirse müessesenin faaliyetine izin vermeyecek olan idarelerin de bu zararın doğmasına, zararın boyutunun artmasına ağır kusurları bulunduğu ortadadır."
Turizm Bakanlığı’nın yangın denetimleriyle ilgili sorumluluklarına da değinen Gençbay, “Turizim Bakanlığı diyor ki: Ya, ben sadece oteldeki çarşafı, yorganı, yastığı, peçeteyi kontrol ediyorum, diğer başka şeylere bakmıyorum. Niye? Benim yönetmeliklerim böyle. Peki, o zaman o levhanın başına yaz ki ‘Bu işletme peçete, havlu, yorgan, yastık denetimi konusunda Turizm Bakanlığının denetimindedir.’ Halkı niye kandırıyorsun o zaman?”
Selami Altınok: “Adil bir rapor hazırlayacağız”
Komisyon Başkanı Selami Altınok ve milletvekilleri, hayatını kaybedenlerin yakınları yaşadıklarını anlattığı sırada gözyaşlarına hakim olamadı.
Yaşamını yitirenlerin yakınlarının açıklamalarının ardından Altınok, herkesin yüreğinin yandığını belirtti.
Adaletin tecelli edeceğine inandığını söyleyen Altınok, "Adil bir rapor hazırlayacağız. Türkiye Büyük Millet Meclisinde siyaseti, parti siyasetini elimizin tersiyle ittik, buradaki kardeşlerimizle beraber bu mücadeleyi birlikte vereceğiz, hem 78 canımız için vereceğiz hem de bundan sonra hiç başka canlarımız yanmasın diye vereceğiz" dedi.