TÜRSAB Genel Merkezi'ndeki telefon ve kamera sistemlerinin bağlı olduğu 'server'lara gelen haczin ardından ortaya çıkan kayıtlar büyük şaşkınlık yarattı. TÜRSAB'a yakın kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, eski başkan Başaran Ulusoy'un "delil karartmak" için yönlendirdiği iddia edilen hacizlerin, "Pandora'nın kutusunun açılmasına" ve kendisinin bile haberdar olmadığı yüzlerce delilin ortaya saçılmasına neden olduğu ileri sürülüyor.
Aşırı ısrar şüphe uyandırdı...
Hacze gelen şirketin bağlantıları ve binada haczedilebilecek diğer eşyaları bırakarak 'server'ların sökülmesinde ısrar edilmesinden şüphelenen TÜRSAB yöneticilerinin, daha önceden yedeklenmiş kayıtları incelemeye başladığı ve bu sayede olay yaratacak bilgilere ulaştığı öne sürülüyor.
TÜRSAB'da herkes dinlenmiş
TÜRSAB'da telefon görüşmelerini kayıt altına aldıran Başaran Ulusoy'un bununla yetinmeyip genel merkezdeki, yönetim kurulu üyeleri hariç, tüm dahili telefon görüşmelerini kayıt altına aldırdığı öğrenildi.
Kaderin cilvesi, kendini de kaydettirmiş
Sistemde yaşanan bir güncelleme sayesinde, kayıttan hariç tutulan numaraların hafızadan silinerek, Başaran Ulusoy dahil yönetimin kullandığı tüm sabit ve dahili hatların 18 ay boyunca kayda alındığı da gelen bilgiler arasında.
Binlerce ses ve görüntü dosyası inceleniyor
Kayıtlardan çok ciddi bilgilere ulaşan yeni yönetimin, ortaya çıkan binlerce ses ve görüntü dosyasını analiz etmek için, hukukçulardan oluşan bir ekip kurduğu ve suç unsuru olduğu düşünülen kayıtları yargıya intikal ettirmek üzere tespit çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü öğrenildi.
Aynı avukat aynı tarz...
Serverları haczetmeye gelen avukatın "Nokta atışı haciz" haberleriyle gündeme gelen ve daha önce MTM isimli şirket adına müze biletlerini haczeden avukat olması, şüpheleri iyice artırdı. Ankaralı bir hukuk bürosunun, müze biletlerini basan şirketin icra takibini yaptıktan kısa bir süre sonra, bu kez de İstanbul'da başka bir şirketin icra dosyası ile spesifik bir cihazı hacze gelmesi, haciz işlemi süresince TÜRSAB'ın eski avukatı tarafından yönlendirildiğine dair iddiaları güçlendiriyor.
Genel kurulu erteleyip 100 milyon TL'nin üzerinde çek kesmiş
İddiaların dikkat çekici bir diğer noktası ise hacze konu olan çeklerin, genel kurulun ertelendiği dönemde kesilmiş olması. Başaran Ulusoy'un genel kurulu güvenlik bahanesiyle erteleyerek kazandığı zamanda bir takım hazırlıklar yaptığı iddiaları uzun süredir acentalar arasında konuşuluyordu.
Daha büyük alacakları olan kurumsal şirketler ve bankalar uzlaşmacı davranırken, erteleme sürecinde kesilen çeklerin alacaklılarının, hacizdeki ısrarı ve yöneldikleri malların niteliği, organize hareket ettiklerine dair şüpheleri derinleştiriyor.
Erteleme sürecinde Ulusoy'un, ilişkide olduğu kişilere 100 milyon TL'nin üzerinde çek kestiği, serverlara gelen haczin de muhasebecisinin kardeşinin şirketine kesilen bir çekten doğan alacaktan kaynaklandığı öğrenildi.
Yeni yönetim alacaklıların ticari ilişkilerini ispatlamasını isteyecek
Başaran Ulusoy'un bu süreçte, 10 milyon TL'nin üzerinde bir tutarda çeki de kendisine kestiği, yeni yönetimin ise bu çekler de dahil olmak üzere, alacaklıların TÜRSAB'la olan ticari ilişkilerini ispatlamaları yönünde yasal girişimde bulunacağı öğrenildi.
Son güne kadar "çalışmış!"
Başaran Ulusoy'un Genel Kurul'da oylamanın yapıldığı saatlerde, TÜRSAB Genel Merkezi'nde muhasebe ve hukuk departmanlarında hummalı bir çalışma yaptırarak, çok sayıda evrakı taşıttığı, bunların görüntü ve ses kayıtlarının da mevcut olduğu, hatta bu nedenle o günkü kayıtların silinmesi için görevli personele, bizzat ricada bulunduğu öne sürülüyor.
Ulusoy şirketlerin sorumlu müdürlüğünü neden bırakmıyor?
Başaran Ulusoy'un ise yaşanan bunca olaya rağmen TÜRSAB'a bağlı şirketlerin "sorumlu müdürlüğünden" istifa etmeyerek, inceleme sürecini uzatarak zaman kazanmaya çalıştığı belirtiliyor. TÜRSAB yönetiminin ise mayıs ayı sonuna kadar sürecek olan yasal süreci başlatarak, Ulusoy'a şirketlerdeki görevlerinden el çektirmeyi ve mali incelemeyi tamamlamayı planladığı belirtiliyor.
Eski yönetim kurulu üyeleri pişman...
Diğer yandan Başaran Ulusoy yönetiminde yer alanların birçoğunun gerçekleşen para trafiğinden haberdar olmadığı ve imzaladıkları kefaletler nedeniyle büyük tedirginlik yaşadıkları belirtiliyor. Yeni yönetimle çözüm için temasa geçen eski yönetim kurulu üyelerinin, içine düşürüldükleri durum nedeniyle, Başaran Ulusoy'a karşı büyük bir öfke içinde oldukları ileri sürülüyor.
Firuz Bağlıkaya: TÜRSAB'ın artık bu konularla gündeme gelmesini istemiyorum
Duyumlara ilişkin telefonda sorularımızı yönelttiğimiz TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya ise yaşanan server haczini doğrulayarak, gerilimli bir seçim sürecinin ardından kurumun isminin, artık bu tür sorunlarla gündeme gelmesini istemediğini, gereken her türlü tedbirin yönetim tarafından alındığını dile getirdi.
"Organize..."
Binaya gelen ve stratejik noktalara yönelen hacizlerin hiçbirinin borçlu olunan kurumsal şirketlerden veya bankalardan gelmediğine dikkat çeken Firuz Bağlıkaya; hacizlerin ticari menşei bilinmeyen çeklerden kaynaklandığını ileri sürdü. Yıldırmaya ve oyalamaya yönelik icra takiplerinin aynı hukuk bürosu tarafından yapıldığına dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, organize bir faaliyetle karşı karşıya olduklarını söyledi.
"Karşılarında kaçıp gidecek bir ekip yok"
Geçmişte rakiplerini küçümseyen Başaran Ulusoy'un bugün de aynı hataya düştüğünü anlatan Firuz Bağlıkaya, binaya geldikleri ilk gün serverların 'back-up'larını aldıklarını söyleyerek, "Bu binada öyle kaçıp gidecek bir ekip yok. Yaptığımız savunma, seyahat acentaları birliğinin hak ve menfaatinin savunmasıdır. Bu süreçte gözümüzü de budaktan sakınmayacağız. İsteyen istediği gibi gelsin. Ne kadar sert gelirlerse o kadar sert yanıt alacaklar" dedi.
"Gereğini yapmaktan çekinmeyiz"
TÜRSAB'da kendilerine yönelik birkaç kez yıldırmaya ve itibarsızlaştırmaya yönelik provokasyonlar yapıldığını, ancak bunlara gerektiği biçimde cevap verildiğini anlatan Firuz Bağlıkaya, "Yasal olarak gereğini yapmaktan çekinmeyiz. Genel Kurul bize bu görevi verdi ve bu görev bizim namusumuzdur. Kimsenin endişesi olmasın, gereğini yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz... " şeklinde konuştu.