Haberler

Türkiye’ye milyarlar kazandıracak Karadeniz çağrısı: Yat ve kruvaziyer turizmine mutlaka açılmalı

Yat turizmi temsilcileri, Karadeniz kıyılarının deniz turizmine daha fazla entegre edilmesi gerektiğini belirterek bölgenin potansiyeline dikkat çekti.

Türkiye’ye milyarlar kazandıracak Karadeniz çağrısı: Yat ve kruvaziyer turizmine mutlaka açılmalı

Türkiye’nin kıyı şeridi, doğal limanları, kültürel zenginliği ve hizmet kalitesiyle yat turizminde güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu potansiyelin tam olarak değerlendirilemediğini vurgulayan Doğulu, özellikle Karadeniz sahillerinin bu yapıya dahil edilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.

Turizm Bakanlığı’nın Karadeniz’e yönelik tanıtım çalışmalarını artırması gerektiğini belirten Doğulu, bölgenin uluslararası ölçekte daha aktif şekilde tanıtılması gerektiğini ifade etti.

Karadeniz’de turizm çeşitliliği vurgusu

Karadeniz’in bugüne kadar ağırlıklı olarak doğa turizmiyle öne çıktığını söyleyen Doğulu, bölgenin yalnızca bu alanla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Yat ve kruvaziyer turizminin entegre edilmesi halinde Karadeniz’in önemli bir ekonomik hareketlilik kazanabileceğini ifade etti. Karadeniz çanağındaki ülkeler arasında planlanabilecek kruvaziyer rotalarının yüksek ilgi görebileceğini belirten Doğulu, mevcut durumda bölgenin deniz turizmi açısından yeterince bilinmediğini söyledi.

Türkiye’de yat turizmi belirli bölgelerde yoğunlaşıyor

Yat turizminin ağırlıklı olarak Bodrum, Marmaris ve Göcek gibi merkezlerde toplandığını belirten Doğulu, bu durumun sektörde çeşitliliği sınırladığını ifade etti. Karadeniz’in de bu yapıya dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Doğulu, Ege ve Akdeniz kıyılarında yapılan uluslararası tanıtım çalışmalarına benzer adımların Karadeniz için de atılması gerektiğini söyledi. Yat seyir programlarının hazırlanması ve rotaların net şekilde ortaya konulmasının önemine dikkat çekti.

Karadeniz’in kültürel ve doğal zenginliği

Karadeniz’in gastronomi, kültür ve doğa açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirten Doğulu, Sümela Manastırı, yaylalar, inanç turizmi ve yerel kültürün deniz turizmiyle birlikte değerlendirildiğinde bölgenin çok yönlü bir destinasyon haline gelebileceğini ifade etti. Bölge insanının misafirperverliği, yemek kültürü ve doğal yapısının büyük bir avantaj olduğunu vurgulayan Doğulu, tüm bu değerlerin deniz turizmiyle birleşmesi halinde ciddi bir potansiyel ortaya çıkacağını söyledi.

Marina yatırımları ve altyapı eksikliği

Türkiye’nin yaklaşık 8 bin kilometreyi aşan kıyı şeridine rağmen marina sayısının sınırlı kaldığını ifade eden Doğulu, bu durumun yat turizminin gelişimini olumsuz etkilediğini belirtti. Marina yatırımlarına yönelik kamuoyunda zaman zaman oluşan tepkilere değinen Doğulu, bu projelerin tamamen reddedilmemesi gerektiğini, planlı ve kontrollü şekilde hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

“Marina eksikliği Türkiye’ye milyarlar kaybettiriyor”

Marina ve kıyı tesislerinin yetersizliğinin turizm gelirlerini doğrudan etkilediğini ifade eden Doğulu, bu durumun Türkiye’ye milyarlarca dolarlık ekonomik kayıp yaşattığını söyledi. Ekonomim'de yer alan habere göre, tesislerin olmamasının yat turizmini de doğrudan engellediğini belirten Doğulu, turizm altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Koylara konut değil, turizme yönelik ticari tesisler ve markalı oteller yapılması gerektiğini ifade etti.

Sivil toplum ve ortak hareket vurgusu

Turizm alanında faaliyet gösteren tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Doğulu, sivil toplum kuruluşlarının bu süreçte önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Doğru bilgilendirme ve kamuoyunun bilinçlendirilmesiyle marina yatırımlarına yönelik bakış açısının değişebileceğini ifade etti.

Yorumlar (0)