Kurban Bayramı tatilinin okullar kapanmadan hemen önce 9 güne çıkarılması turizm sektöründe kısa süreli bir canlılık oluşturdu.
Ancak sektör temsilcileri, bu hareketliliğin ekonomik şartlar nedeniyle sınırlı kaldığını ve vatandaşın tatil kararlarında artık çok daha temkinli davrandığını belirtiyor. Uzun tatil süresi rezervasyon talebini artırsa da özellikle ulaşım, konaklama ve yeme-içme maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle birçok ailenin tatil planlarını bütçesine göre şekillendirdiği ifade ediliyor. Bu durum erken rezervasyon alışkanlığını zayıflatırken, son dakika rezervasyonlarını ise daha belirgin hale getirdi.

Doluluklar beklentinin altında kaldı
Bayram öncesinde otellerde bir hareketlilik yaşansa da sektör temsilcileri doluluk oranlarının geçmiş yıllardaki güçlü seviyelere tam anlamıyla ulaşmadığını belirtiyor. Ailelerin çocukların eğitim süreci devam ederken tatil planı yapmasının da rezervasyon davranışlarını zorlaştırdığı ifade ediliyor.
Akbaldan Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akbal, 9 günlük tatilin sektöre moral verdiğini ancak ekonomik koşulların etkisinin çok daha belirleyici olduğunu söyledi. Akbal, vatandaşın artık yalnızca tatil süresine değil, bütçesine göre hareket ettiğini vurgulayarak ulaşım, konaklama ve yeme-içme maliyetlerinin ailelerin kararlarını doğrudan etkilediğini ifade etti. Okullar kapanmadan alınan tatil kararlarının bazı ailelerde planlama zorluğu yarattığını da dile getirdi.

Yerli turist ağırlıklı bir bayram dönemi yaşanıyor
Bayram döneminde otellerdeki hareketliliğin büyük bölümünü yerli turist oluşturuyor. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde kısa süreli aile tatilleri öne çıkarken, Antalya, Bodrum, Marmaris, Bozburun, Fethiye ve Çeşme gibi turizm merkezlerinde doluluk oranlarının yüzde 70 ile 85 arasında değişmesi bekleniyor. Şehir otellerinde ise bu oranın yaklaşık yüzde 60 seviyelerinde kalacağı ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, bu dönemde ana hareketliliğin yerli turistten geldiğini belirtirken, vatandaşların daha kısa süreli ve bütçesine uygun tatil tercih ettiğini aktarıyor.

Yabancı turist ilgisi sürüyor
Yabancı turist tarafında ise sezon hareketliliğinin devam ettiği belirtiliyor. Rusya, Almanya, İngiltere ve Körfez ülkelerinden gelen turistlerin özellikle Antalya, Marmaris, Bozburun ve Karadeniz hattına ilgisinin sürdüğü ifade edilirken, bayram dönemindeki asıl ekonomik katkının iç turizmden geldiği vurgulanıyor.

Lüks destinasyonlara yoğun talep
Bayram tatili yaklaşırken sanat, iş ve cemiyet dünyasının da Türkiye’nin popüler turizm bölgelerine yöneldiği görülüyor. Bodrum, Çeşme, Göcek, Marmaris, Yalıkavak ve Bozburun’da villa ve butik otel rezervasyonlarında dikkat çekici artış yaşanırken, özellikle doğayla iç içe ve daha sakin konseptlerin öne çıktığı belirtiliyor.
Bozburun’un bu sezon en çok talep gören lokasyonlardan biri haline geldiğini söyleyen Murat Akbal, ünlü isimlerin tercih ettiği bölgelerin sosyal medya etkisiyle daha geniş kitlelere ulaştığını ve bunun rezervasyonlara doğrudan yansıdığını ifade etti. Sosyal medyada paylaşılan tatil görüntülerinin özellikle Bozburun, Göcek ve Bodrum hattına ilgiyi artırdığı belirtiliyor.
Artan maliyetler sektörü baskılıyor
Bayram yoğunluğuna rağmen turizm sektöründe ekonomik sıkıntıların sürdüğü ifade ediliyor. Enerji giderleri, personel maliyetleri, kira artışları ve gıda enflasyonu birçok işletmeyi zor durumda bırakırken, dolu çalışan tesislerin bile maliyet baskısı altında olduğu belirtiliyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimde sorun yaşadığı, yüksek faiz oranlarının ise yeni yatırımların hızını yavaşlattığı ifade ediliyor.

Turizm ekonominin en kritik alanlarından biri
Sektör temsilcileri, 2025 yılında Türkiye’nin turizm gelirlerinin 60 milyar dolar seviyesini aşmasının kritik önem taşıdığını belirtiyor. Turizmin yalnızca konaklama sektörüyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda ulaşım, restoran, perakende ve hizmet sektörleriyle birlikte geniş bir ekonomik zincir oluşturduğu ifade ediliyor.
Sektörün talepleri
Turizm sektörünün beklentileri arasında turizm hizmetlerinde KDV oranlarının düşürülmesi, düşük faizli yatırım kredilerinin sağlanması, butik otel ve pansiyonlara vergi desteği verilmesi, sezon dışı turizmi destekleyecek teşviklerin artırılması ve dijital dönüşüm yatırımlarına yönelik hibe ve vergi avantajlarının sağlanması yer alıyor.
“Turizm desteklenirse ekonomi kazanır”
Turizmci Murat Akbal, sektörün krizlere rağmen ayakta kalmayı başardığını ancak sürdürülebilir büyüme için yapısal desteklerin zorunlu hale geldiğini ifade etti. Akbal, turizmin sadece bir tatil sektörü değil, ekonominin birçok alanını besleyen stratejik bir yapı olduğunu belirterek, vergi ve finansman desteklerinin sektöre ayrıcalık değil ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir yatırım olduğunu söyledi.