UKTAŞ Genel Kurulu, tarihinde görülmemiş bir gerilime sahne oldu. Kurulda turizm sektörü ile Turizm Bakanlığı, resmen karşı karşıya geldi… Bakanlık temsilcilerinin tüm hamlelerine direnen UKTAŞ hissedarları, Bakanlığın Lütfi Kırdar’daki tahliye girişimlerini boşa çıkarmayı başardı.
Borç, eski yönetimden, “Bakanlığın kontrolüyle” geliyor…
UKTAŞ’ın borcunun büyük bir kısmının -üç tane Bakanlık temsilcisinin de görev yaptığı- Başaran Ulusoy yönetimi döneminden geldiğini hatırlatan yönetim kurulu üyeleri, o dönem harekete geçmeyen Bakanlığın kongre turizminin dibe vurduğu bir dönemde harekete geçmiş olmasına tepki duyuyor.
“Bakanlık kirasını ödese, İBB’nin borcu kapanacak!”
Şirketin Bakanlığa olan borcunu ödediğini hatırlatan UKTAŞ yöneticileri, İBB’ye olan borcun ise, “Bakanlığın 7 yıldır kullandığı 400 metrekarelik ofisin” kirasını ödemesi halinde rahatlıkla kapanabileceğini söylüyor…
Sektörde “Bakan Ersoy’un Lütfi Kırdar’ı ele geçirme operasyonu” olarak yorumlanan girişimi, UKTAŞ’ın yönetim kurulu üyelerinden Ali Güreli, Ceylan Pirinçcioğlu ve Selçuk Boynueğri ile konuştuk…
Ali Güreli: Bakanlığın tavrını anlayamıyoruz…
2000’li yıllarda kongre pazarında, Dünya sıralamasında ilk 10’a giren İstanbul’un yaşanan krizler sonrasında 84’üncü sıraya kadar gerilediğini hatırlatan Ali Güreli, Bakanlığın UKTAŞ’ı Lütfi Kırdar’dan çıkarma girişimine anlam vermekte güçlük çektiğini ifade ederek şunları söyledi: “İstanbul’un kongre pazarında gerilere düştüğü bir dönemde, sektörün Bakanlıktan beklentisi, azami destek vermesi ve kol kola yürünmesiydi. Bu beklenti ve ihtiyaca rağmen, genel kurulda ve yazışmalarında haciz, kontratın sona erdirilmesi gibi bir sürece girildi. Bunu anlayamıyorum… Tam tersinin olması gerektiğini düşünüyorum”.
“Projelerimiz var…”
UKTAŞ’ın Lütfi Kırdar’daki faaliyetlerine devam edeceğini vurgulayan Ali Güreli, tesise ilişkin projeleri olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Lütfi Kırdar’ın daha fazla gelir elde etmesi için hazırladığımız projeler var. Tesis bünyesinde olan ve Maçka Teras diye nitelendirdiğimiz alanın, Nişantaşı’na meydan olarak kazandırıp, oradan gelir elde etmek gibi düşüncelerimiz var. Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nun üstünü, açılır-kapanır hale getirerek, 12 ay çalışabilir hale getirmek gibi bir projemiz var. İstanbul için yararlı olacak bu gibi projeleri, hep birlikte düşünmemiz gerekirken, kira borcunun ödenememiş olması nedeniyle hacze gidilmesini açıkçası pek doğru bulmuyorum”.
“Bakanlık planını açıklasın!”
Bakanlığın Lütfi Kırdar’a ilişkin planını, sektörle paylaşması gerektiğini savunan Güreli, “Niçin paylaşıp konuşmuyorlar... Belki onların düşünceleri daha doğrudur ve bizi ikna edecekler. Paylaşmadan bunu bilemeyiz ki” dedi.
“Tanıtım Ajansı için düşündüler, ama…”
Lütfi Kırdar’ın Turizm Tanıtım Ajansı’nın yönetim binası olarak kullanılacağı yönündeki söylentileri ise Güreli şu şekilde cevapladı: “Ajansın kuruluş heyecanı ile buraya yerleşme fikrini çalıştılar. Fakat uygun olmayacağı anlaşılınca, Mecidiyeköy’deki Astoria İş Merkezi’ne gittiler.”
“UKTAŞ’ın asıl amacı sektöre fayda sağlamak”
Bakanlığın UKTAŞ’ı Lütfi Kırdar’dan tahliye etme çabalarının sektöre zarar vereceğini savunan Güreli, “UKTAŞ, kurulduğu günden bu yana kar etmek amacıyla değil, İstanbul'da kongre turizmini geliştirmek ve büyütmek için çalışmıştır. Burada yapılan işlerin asıl amacı sektöre fayda sağlamaktır” dedi.
“UKTAŞ, yatırımcı şirket gibi görev yaptı”
UKTAŞ’ın elde ettiği kazancı İstanbul’un kongre turizmini geliştirmek için yatırıma dönüştürdüğünü anlatan Güreli, “Elde ettiğimiz 7 milyon dolarlık gelir ile Lütfi Kırdar bünyesindeki Rumeli Salonunu yaptık. UKTAŞ burada yatırımcı bir şirket gibi görev yaptı. Bunları İstanbul’da kongre turizmini ayağa kaldırmak için yaptık. Bugüne kadar Lütfi Kırdar’a harcadığımız rakam 18 milyon doları buldu” diye konuştu.
“Bakanlığa olan borcumuzu ödedik”
UKTAŞ’ın Kültür ve Turizm Bakanlığı’na olan borcunu Ocak ayında ödediğini hatırlatan Güreli, söz konusu borcu ve anlaşmazlığın sebeplerini şöyle anlattı:
“Burası Büyük Şehir Belediyesi tarafından Maliye Bakanlığı’na 49 yıllığına tahsis edildi. Maliye Bakanlığı da bunu Turizm Bakanlığı’na devretti. Bu aşamada Büyük Şehir Belediyesi’nin ve Turizm Bakanlığı’nın binadan alacağı kira miktarları da tariflendi. Bakanlık, İBB’ye olan borcu, kendilerine ödenmesi gereken borç olarak yorumluyor. Halbuki öyle değil. İBB de kira borcunuzu ödeyin diye hukuki yoldan bize yazı gönderdi, ama tahliye edin demedi. Bu yazıyı da Bakanlığa değil, muhatap kabul ettiği için bize gönderdi.
Diğer yandan, İBB’yle borcumuzu yapılandırmak için görüşmelere devam ediyoruz. Sermaye artışı neticesinde borcun kalan kısmının taksitlendirilmesi veya İBB’nin yıl içinde yapacağı etkinliklerde burayı daha fazla kullanarak, hizmet barterı şeklinde ödenmesi gibi çözümler üzerinde konuşuyoruz.”
“Hiç beklemediğimiz bir durumdu”
“Genel Kurul’da Bakanlık temsilcileri ile sektör karşı karşıya mı geldi?” şeklindeki sorumuzu ise şöyle yanıtladı:
“Evet, maalesef öyle bir hava oldu… Açıkçası hiç beklemediğimiz bir durumdu. Bakanlık temsilcileri alınan kararların birçoğuna karşı çıktı. Genel Kurulda birtakım dengeler var; o dengeler içinde söyleyebileceklerini de söylediler”.
Bakanlık yönetimde sandalye kaybetti!
UKTAŞ Yönetim kurulunda, iyi niyet göstergesi ile bugüne kadar yönetimde üç kişi ile temsil edilen Bakanlığın temsilci sayısı, yaşanan gerilim sonrasında, yasal sınır olan ikiye düşürüldü.
Ceylan Pirinçcioğlu: Bakanlıkla ayrı gemilerde olduğumuzu hissettik
Genel Kurul’da Bakanlıkla UKTAŞ ortakları arasında yaşananları yorumlayan yönetim Kurulu Üyesi Ceylan Pirinçcioğlu ise “Bakanlıktan, ilk defa ayrı gemilerdeymişiz gibi bir tavırla karşılaştık” dedi.
“Kira bedeli, 1 milyon euronun üzerinde”
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 7 yıl boyunca kira vermeden kullandığı ofise de değinen Pirinçcioğlu, “Kongre Merkezinde 250 metrekarelik alanı kullanan İtalyan Ticaret Odası, bugüne kadar 1 milyon euroya yakın kira ödedi. Bakanlığın kullandığı ofisin de en az bu kadar ederi var” diye konuştu.
“Bakanlık başımızın tacı, ama…”
Genel kurulda, yönetim kuruluna verilen kira isteme yetkisine de değinen Pirinçcioğlu, “Bakanlık başımızın tacı… Daha önce böyle bir şey gündeme gelmemişti. Fakat ihtar çekip tahliyemizi isteyince doğal olarak böylesi bir durum da gündeme gelmiş oldu” dedi.
“Bakanlığın bize destek olmasını beklerdik”
Türkiye’nin kongre pazarında ilk beşi hedeflerken yaşanan krizler nedeniyle 80’li sıralara düştüğünü hatırlatan Pirinçcioğlu, “Böylesi bir süreçte Bakanlığın bize destek olması lazımdı. Kullandıkları ofislerin tefrişi bile tarafımızdan yapıldı. Yediklerinin içtiklerinin bile UKTAŞ’a borç olarak kalması doğru değil. Bakanlık için her şeyi yapmamız lazım, ama şu anki ekonomik imkanlar buna müsait değil” diye konuştu…
“Bakanlık yetkililerinin tavırlarından üzüntü duyduk”
Bakanlıktan kira isteme önerisini, Bakanlık temsilcileri hariç UKTAŞ’taki tüm pay sahiplerinin kabul ettiğini belirten Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Boynueğri de “İBB’nin de bizden alacağı var. Onlar tahliye istemezken, Bakanlığın tahliye istemesi bizi üzdü” diye konuştu. Bakanlığın görevlendirdiği hukukçunun gündeme dair her konuda ısrarla polemik yarattığını anlatan Selçuk Boynueğri, “Lütfi Kırdar’da iş yapan yönetim kurulu üyelerinin kim olduğunu sordular. Biz başka yerlerde daha fazla para kazanacağımız işleri, daha az kazanmak uğruna, Lütfi Kırdar’a taşırken, bu tür sorularla karşı karşıya kalmış olmaktan büyük üzüntü duyduk” dedi.
Yönetimin Huzur Hakkı da kaldırıldı
Genel Kurul’da şirketin içinde bulunduğu mali durum göz önünde bulundurularak, yönetim kurulu üyelerine ödenen “huzur hakkının” kaldırılması için verilen önerge de kabul edildi.