Haberler

Restorasyon bitti, kapılar açılmadı: Pamukkale’de Antik Havuz krizi

Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (DENTUROD) Başkanı Gazi Murat Şen, 25 Ocak 2025’ten bu yana restorasyon gerekçesiyle kapalı olan Hierapolis Antik Havuzu’nun Pamukkale turizmi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, idari tıkanıklıkların giderilmesi ve havuzun bir an önce ziyarete açılması çağrısında bulundu.

Restorasyon bitti, kapılar açılmadı: Pamukkale’de Antik Havuz krizi

Pamukkale-Hierapolis Ören Yeri’nin simgelerinden biri olan ve binlerce yıllık geçmişiyle bölgenin en önemli deneyim alanları arasında yer alan Antik Havuz’un bir yılı aşkın süredir kapalı kalması, destinasyonun turizm performansını doğrudan etkiliyor. Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (DENTUROD) Başkanı Gazi Murat Şen, restorasyon süreci tamamlanmasına rağmen havuzun hâlâ ziyarete açılmamasının Pamukkale’nin marka değerine ve ziyaretçi sayısına ciddi zarar verdiğine dikkat çekti. DENTUROD Başkanı basın açıklamasında şunları dile getirdi:

“Geçici” denildi, bir yıl oldu

Pamukkale-Hierapolis Ören Yeri’nin en güçlü çekim unsurlarından biri olan Antik Havuz, 25 Ocak 2025 tarihinde tadilat gerekçesiyle “geçici süreyle” kapatıldı. Aradan bir yıl geçti.

Ne yazık ki bu süreçte kapalı kalan yalnızca Antik Havuz olmadı; Pamukkale’nin turizm cazibesi de önemli ölçüde zayıfladı.

İmalat tamamlandı, kapılar açılmadı

İhale şartnamesine göre 30 Ağustos 2025’te teslim edilmesi gereken imalatlar, ilgili müteahhit tarafından tamamlanarak teslim edildi. Buna rağmen Antik Havuz hâlâ ziyarete açılamadı. Bunun temel nedeni, Antik Havuz işletmecisi ile DÖSİMM arasında teslim sürecine ilişkin idari mutabakatın sağlanamamış olmasıdır.

Teknik olarak tamamlanmış bir çalışmanın, idari süreçlerde yaşanan tıkanıklıklar nedeniyle aylarca kapalı kalması; kamu kaynaklarının verimli kullanımını tartışmalı hale getirirken, destinasyon algısında da ciddi bir aşınmaya yol açmaktadır.

Antik Havuz (Cleopatra Pool), ziyaretçiler için sıradan bir tesis değildir. Pamukkale deneyiminin en özel, en ayırt edici noktasını temsil eder.

Ziyaretçiler yalnızca travertenleri görmek için değil, binlerce yıllık sütunların arasında yüzme deneyimi yaşamak için Pamukkale’ye gelmektedir. Bu deneyimin uzun süre devre dışı kalması, Pamukkale’yi benzersiz kılan unsurlardan birinin eksilmesi anlamına gelmektedir.

Bugün sahada hissedilen durum da tam olarak budur.

Ziyaretçi sayıları alarm veriyor

Nitekim 2025 yılında Türkiye genelinde turizm büyüme kaydederken, Pamukkale-Hierapolis ziyaretçi sayılarının 2024 seviyelerinin dahi altına düşmesi dikkat çekicidir. Bu tablo, Antik Havuz ’un kapalı kalmasının destinasyon üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır.

UNESCO vitrininde büyük eksiklik

Pamukkale, yalnızca yerel bir turizm alanı değil; Türkiye’nin uluslararası vitrini ve UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan en kıymetli değerlerinden biridir.

Bu vitrinin en önemli parçalarından birinin, tadilat tamamlanmış olmasına rağmen uzun süre kapalı kalması, sürdürülebilir turizm anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Bakanlığa çağrı: İdari tıkanıklık aşılmalı

Bu noktada Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sürece daha güçlü bir inisiyatifle müdahil olması önem taşımaktadır.

Teslim sürecindeki idari tıkanıklığın giderilmesi ve Antik Havuz ‘un ivedilikle ziyarete açılması, Pamukkale açısından kritik bir eşiktir.

Sadece açmak yetmez: Tanıtım atağı şart

Ancak mesele yalnızca havuzun açılmasıyla sınırlı değildir. Bir yılı aşkın sürede oluşan ziyaretçi kaybının telafisi için, Antik Havuz yeniden açıldıktan sonra Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) öncülüğünde Pamukkale–Hierapolis’e yönelik yoğun, hedefli ve uluslararası ölçekte bir tanıtım atağının başlatılması gerekmektedir.

Aksi halde kayıp yalnızca bir sezonla sınırlı kalmayacak;

Türkiye’nin en güçlü turizm markalarından birinin küresel algısında kalıcı bir zedelenme riski doğacaktır.

Pamukkale’nin bu kaybı telafi edecek potansiyeli vardır.

 

Yorumlar (0)