Haberler

Kuzuyu çiftlikten, üzümü bağdan almazsan…

Kuzuyu çiftlikten, üzümü bağdan almazsan…

Turizm sektörüyle ilgim o zamanki adıyla Turizm Bakanlığı Uzman Denetçiler Grubuna 1978 yılında işe girişimle başlar.

Ankara’nın ve belki de Türkiye’nin döneminin en önemli oteli olan Emekli Sandığına bağlı olarak işletilen Büyük Ankara Otelinin genel müdüründen işittiğim 2 anekdotla başlayacağım yazıma.

Dönem Kenan Evren dönemidir. Astığı astık kestiği kestik. Netekim astırmıştır onlarca genci. Kenan Paşa bu kadar kudretli olunca emrindeki komutanlar da ondan aşağı kalmamıştır. Bu paşalardan birisi yeğenini Büyük Ankara Oteli’nde işe alınması için genel müdüre gönderir, genel müdür gelene bakar isteğini idinler. İsteği basit, garson olmak, ama o zaman garsonlar kamu kurumu genel müdürlerinden daha fazla ücret almaktadır, yani kaymaklı bir iş. Netekim Kenan Paşa bu duruma da müdahale etmiş, 24 Ocak kararları çerçevesinde işçilerin ücretleri daha sonra kuşa çevrilmişti. Genel müdür genci işe almak istememekte ama, aracı komutanın da ısrarını sürdürmesi üzerine dayanamaz paşaya, komutanım yeğeninizi işe alamıyorum, nedenine gelince; sizi sevdim başınıza bir şey gelmesini istemiyorum deyince, paşa meraklanıp nasıl yani demiş, genel müdür de sakin sakin bakın Kenan Paşa zaman zaman buraya geliyor, kahve içiyor. Sırası geldiğinde; eğer sizin yeğeniniz heyecanla kahveyi paşanın üzerine dökerse, paşa da hiddetlenip nereden buldunuz bu elemanı, niye böyle eleman çalıştırıyorsunuz diye kızarsa ben de isminizi vererek filan paşam istedi yeğeninin burada çalışmasını diyebilir miyim deyince, paşa tamam tamam ben bir şey istemedim deyip oteli terk eder.

İkincisi de denetim sırasında personel yemeklerini doyurucu ve kaliteli gördüğümüzde, çoğu tesislerde böyle olmadığını belirtmemiz üzerine bize dönüp: Personel tesisin her şeyidir. Onlar olmazsa olmaz, eğer karnı doymazsa müşteriye götürdüğü kuzu şişin birini ağzında götürür demişti. Nitekim Türkiye çapında otellerde yaptığım denetimlerde çok az tesiste personele işverenler tarafından değer verildiğine tanık olmuştum. Dinlenmeden, duş almaya zaman bulamadan, yetersiz uykuyla çalışmak zorunda kalan personel görmüştüm. Havasız, penceresiz yatakhaneler, temmuz ayında çorba, makarna ve karpuzdan oluşan tabldotlarla çok karşılaşmıştım.

Yukarıda anlattığım anekdot bana iki şeyi öğretti; personel eğitimli, yetkin ve liyakatli olacak ve personeline iyi bakacaksın onu müşteri gibi elde tutacaksın.

Sektör yetkilileri eğitilmiş eleman bulamamaktan yakınıp duruyor ama sadece yönettiği odadan. Bu alanda yetkin olanlar, pandemi döneminde personel çıkarmayıp, üstüne maaşlarına zam yapanlar bu yazının konusu dışındadır. Onlar ki; turizmimizin öncüsü olmuş gurur kaynaklarımızdır.

Geçenlerde Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesine bağlı turizm bölümü öğrencileri için bir etkinlik düzenlemiş, “Uluslararası Oteller ve Türk Genel Müdürler” konulu. Bölümün her şeyi olan Prof. Dr. İbrahim Birkan davet etmişti, gittim. İyi ki de gitmişim. Ankara’da faaliyet gösteren en üst düzey yabancı zincir otellerin 4 tane pırıl pırıl yetkin Türk genel müdürleri mesleki deneyimlerini, bu yolda geçirdikleri süreçleri, yolda karşılaştıkları iyi ve kötü mal sahibi otelcileri, çektikleri işkenceleri, gördükleri destekleri yarının turizmci olacakları öğrencilere aktardılar, salon da hemen hemen hiç hareket olmadı, öğrenciler karşılarında geleceklerini görünce büyük bir merak ve ilgiyle izlediler.

Etkinliğe sadece turizm bölümü değil, mühendislik bölümü öğrencileri de çağrılmış. Gelecekte otellerimiz mühendisler tarafından yönetilirse kimse şaşırmasın. Her türlü konunun mühendisleri yetişmek üzere.

Etkinliğe bunca tecrübe kazanmış genel müdürler tek başlarına gelmemişler, insan kaynakları müdürlerini de alıp gelmişler ki; av sahasında avlarını bulsunlar, üzümü dalından koparsınlar, kuzuyu çiftlikten alıp götürsünler diye.

Devamı sonraya….

Esen kalın.

Not: Netekim sözcüğü Kenan Evren tarafından kullanılan ve onunla anılan bir sözcüktür.

Necip Boz

Yorumlar (0)