Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından düzenlenen 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi, “Design The Difference With New Strategies / Yeni Stratejilerle Farklılık Dizayn Et” temasıyla 19-20 Kasım 2025’te Antalya’da gerçekleşti.
Kongreye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı ve çok sayıda yerli ve yabancı turizmci katıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ise Başbakan Ünal Üstel temsil etti.
“Siyasi istikrar yoksa, turizmde sürdürülebilir başarılar yoktur”
Başbakan Üstel, turizmin sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını, toplumları birleştiren ve barışı destekleyen bir araç olduğunu belirtti:
“Turizm, barışın, refahın, ortak geleceğin dilidir. Turizm yalnızca bir ekonomik faaliyet değildir, toplumların birbirlerini anlamasının, kültürlerin kaynaşmasının, barışın yerleşmesinin en güçlü yollarından biridir. Kıbrıs Türk halkı için turizm, kalkınmamızın ana damarlarından biri, refahımızı büyüten en stratejik sektördür. Bu kongrenin ana teması olan yeni stratejilerle farklılık yaratmak, dizayn etmek aslında son yıllarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak attığımız adımların özel bir niteliğidir. Siyasi istikrar turizmin en büyük güvencesidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde son yıllarda yakaladığımız siyasi istikrar, turizme yaptığımız yatırımların en büyük itici gücü olmuştur.”
Üstel, sürdürülebilir başarı için siyasi istikrarın şart olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Siyasi istikrar yoksa, turizmde sürdürülebilir başarılar yoktur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde attığımız tüm adımlar, turizmcimizin önünü açan, yatırımcıyı cesaretlendiren, tanıtım ve kapasitemizi büyüten bir anlayışla şekillenmektedir.”
“Direkt uçuşların engellenmesi çağ dışıdır”
Başbakan, Kuzey Kıbrıs turizmini hedef alan siyasi engeller ve ambargoları ele alarak, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizmi, Rum yönetiminin yıllardır sürdürdüğü sistematik engellemelere ve ona rağmen çıkarttıkları zorluklara rağmen büyüyen, gelişen ve güçlenen bir sektördür. Direkt uçuşların engellenmesi çağ dışıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne doğrudan uçuşların hâlâ siyasi nedenlerle engellenmesi, turizmimizin hızını ve çeşitliliğini olumsuz etkilemektedir. Bunu, insani ve ticari bir gerçeği yoktur. Çağdaş bir dünyada, bir destinasyonun uçuşunu fiilen yasaklamak ne turizmin mantığına, ne insan haklarına, ne de küresel seyahat özgürlüklerine sığar” dedi.
“Ulaşım ambargoları turizmin ruhuna aykırıdır”
Üstel ayrıca, turistlerin kuzeye geçişinin engellenmesini eleştirerek adadaki barış ve iş birliğinin önemini vurgulayarak şunları söyledi:
“Güney’e gelen turistlerin kuzeye geçişinin engellenmesi turizm etiğine aykırıdır. Bu yalnızca Kuzey Kıbrıs turizmine değil, adadaki insanlarla etkileşime, karşılıklı iş birliğine ve kültürel barışa da zarar veriyor. Turist, korkutulacak değil, misafir edilecek kişidir ve adanın iki tarafını da özgürce gezmesi gerekmektedir. Ulaşım ambargoları turizmin ruhuna aykırıdır. Ama bilinmesini isterim ki, hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden, üretiminden ve turizm vizyonundan daha güçlü değildir. Bu baskılar bizi durduramaz. Tam tersine, daha üretken, daha yenilikçi ve daha dayanıklı bir turizm modeli geliştirmeye katkı sağlamaktadır.”
“Sabit fiyat uçuş anlaşması, turizme nefes aldıran büyük bir adımdır”
Başbakan Üstel, Kuzey Kıbrıs turizminin güçlü altyapısını ve stratejik projelerini anlattı:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ayakta tutan stratejik yatırımlardır. Siyasi engellemelere rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizmi bugün Akdeniz'in yükselen destinasyonlarından biri haline gelmiştir. Yeni Ercan Havalimanı, modern yapısı, yüksek kapasitesi ve uluslararası kalite standartlarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dünyaya açılan kapısıdır. Yolcu kapasitesini artıran, konforu ve hizmet kalitesini yükselten, tur operatörleri ve havayolları için cazip bir altyapı sunan bu yatırım, turizmin büyümesinde kilit rol oynamaktadır.”
Üstel, turizme nefes aldıran sabit fiyat uçuş anlaşmasını ve Türkiye ile iş birliğini şöyle değerlendirdi:
“Sabit fiyat uçuş anlaşması, hem turizmcilerimizin hem de vatandaşlarımızın uzun yıllardır beklediği bir düzenlemeydi. Bu adımla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne erişimi daha uygun fiyatlı hale getiriyoruz. Uçuş fiyatlarındaki belirsizliği azaltıyoruz, ulaşımı daha öngörülebilir ve planlanabilir bir hale getiriyoruz. Bu vizyoner karar ve işbirliği anlaşması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti'nin Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a özellikle teşekkür ediyorum. Kuzey Kıbrıs'ın turizm stratejisini destekleyen bu yaklaşım, iki ülkenin turizmdeki entegrasyonunu daha da güçlendirmektedir.”
Üstel ayrıca Türkiye’nin desteğinin önemini de vurgulayarak, “Bütün bunları yaparken en büyük destek aldığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Her konumda, her stratejik kararda Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte iki kardeş ülke olarak yolumuza devam ediyoruz. İzolasyonlara rağmen pazar çeşitliliği büyüyor ve değerli tur operatörlerimizin, kıymetli turizmcilerimizin Türkiye Cumhuriyeti'nde bize gösterilen ilgiden dolayı her zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizmdeki payını almaktadır” dedi.
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir turizm adasıdır ve bu turizm adasının lokomotif sektörü turizmdir”
Başbakan Ünal Üstel, kongreye katılan yerli ve yabancı misafirlere de özel bir mesaj verdi. Misafirlerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yakından tanımalarının ve adadaki turizm gelişmelerini bizzat görmelerinin önemine dikkat çeken Üstel, turizmin ülkenin kalkınmasında oynadığı kritik role vurgu yaptı. Üstel, ayrıca Türkiye ile yapılan iş birliklerinin ve desteklerin, adadaki turizmin büyümesini ve sürdürülebilirliğini sağladığını belirterek şunları söyledi:
“Bundan sonra da inancım odur ki, burada bulunan değerli konuklarımızın ve Sayın Bakanımızın her zaman bize destekleri tamdır ve bu doğrultuda gerekse ulaşımda Türk Hava Yolları ve Pegasus ve ona bağlı yan kuruluş şirketlerinin gösterdiği destekle ülkemizde her geçen gün turizmde dev adımlarla ilerlemek mümkün olacaktır. Burada bulunan değerli misafirlerimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni bir kez daha yakından görmek ve dünden bugüne turizmde nereden nereye geldiğimizi bir kez daha kendilerini adamızda misafir ederek göstermek istiyoruz. Bu doğrultuda, bütün engellemelere rağmen turizmimizin en büyük pay aldığı Türkiye Cumhuriyeti'nde yaptığımız tanıtım faaliyetleriyle birlikte ülkemizin her geçen gün turizmde attığı adımlar ortaya çıktı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir turizm adasıdır ve bu turizm adasının lokomotif sektörü turizmdir. Tarihten gelen değerli tarihi eserleriyle, kültürüyle, doğasıyla, deniziyle tamamen cennetin bir parçası olarak gördüğümüz bu adamızı, bütün buradaki tur operatörlerimizi ve değerli turizm misafirlerimizi hem adamızda misafir etmek hem de adamızda yatırım yapmaları için kendilerine buradan çağrıda bulunuyorum.”