Hazırlanan rapor sonrasında Gökova ve Muğla kıyılarını neler bekliyor?

Hazırlanan rapor sonrasında Gökova ve Muğla kıyılarını neler bekliyor?
sayfayı yazdır, turizm ajansı
14 Şubat 2017, 18:24
Muğla Valisi Amir Çiçek, Gökova Körfezi’yle ilgili yaşanan gelişmelere yönelik olarak; “Gökova imara açılmadı, sadece bilimsel rapor hazırlanıyor” dedi. Peki, Muğla Çevre Platformu bu gelişmelere ne diyor. İşte ayrıntılar…

Hürriyet Gazetesi köşe yazarlarından Fatih Çekirge, bugünkü köşesinde Gökova Körfezi’nde yaşanan gelişmelere yönelik Muğla Valisi Amir Çiçek’in açıklamalarına yer vermişti. Vali Amir Çiçek açıklamasında; “Gökova imara açılmadı, sadece bilimsel rapor hazırlanıyor” ifadelerine yer vermişti.

Peki, Vali Amir Çiçek’in bahsettiği bu raporun içeriği neleri kapsıyor, sonrasında ne gibi gelişmeler yaşanacak?

Konuyla ilgili imza kampanyası başlatan; Muğla Çevre Platformu’na göre bu rapor sonrasında, Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nin (ÖÇKB) turizm alanı yapılması söz konusu. Bu kapsamda Gökova Körfezi’nin yüzde 75’i, Bodrum’daki sit alanlarınınsa yüzde 77’si imara açılacak.

Platforma göre ayrıca Karaada ve Kissebükü kullanıma açılacak, Datça Yarımadası ve Hisarönü Körfezi’nin yarısına yakını, Gökova Körfezi kıyılarının tamamı ve körfeze bakan yamaçlar; Fethiye’deki Göcek kıyıları ve adaları, Ölüdeniz kıyıları ve Kelebekler Vadisi’nin ‘beton kamyonlarının insafına terk edilecek.’

Platform, değişiklik sonrası ‘mavi yolculuk’, ‘doğa gezileri’, bahçecilik, zeytincilik, doğal tarım ve arıcılık gibi sürdürülebilir sektörler ve yerel ekonomik faaliyetlerin yaşam alanlarının kalmayacağını savunuyor.

Muğla Çevre Platformu’nun ilgili rapor ile yayımladığı açıklama şu şekilde:

"Bırakın Muğla’nın Kıyıları, Koyları, Ormanları, Köyleri, Sulak Alanları Doğal Kalsın!

Muğla’da eşsiz ormanların, bakir koyların, zeytinliklerin betonlaştırılmasına neden olacak “bilimsel” raporu hazırlayan bilim insanlarına ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na açık çağrıda bulunuyoruz:

Bırakın Muğla’nın Kıyıları, Koyları, Ormanları, Köyleri, Sulak Alanları Doğal Kalsın!

Sayın akademisyenler, teknik uzmanlar, farkında mısınız?

Türkiye’nin bugüne kadar görmediği duymadığı büyüklükte bir doğa tahribatının sorumluları olarak tarihe isimleriniz kara harflerle kazınmak üzere!

Henüz vakit varken Türkiye’nin gördüğü en büyük doğa tahribatı hazırlığından imzanızı çekin!

Sizlerin iyi niyetle hareket ettiğinize eminiz. Ama imzalarınızın, Türkiye’nin en büyük doğal yaşam ve peyzaj mirasının ölüm fermanı anlamına geldiğini fark edin.

2016/12 “Muğla 4 Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu”na atmış olduğunuz imzalarınızı geri çekin.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na da bir çağrımız var; “Muğla 4 Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu” ile ilgili çalışmaları sivil toplumun kaygı ve önerilerini de göz önünde bulundurarak geri çekin; yerel halkın ve yönetimlerin katılımı ile ekolojik temelli, bütünleşik bir yönetim planını birlikte oluşturalım.

Proje Hayata Geçerse Neler Olacak?

Özel Çevre Koruma Bölgeleri (ÖÇKB) içinde kalan bu bölgelerdeki söz konusu arazilerin tümü, düne kadar 1’inci derece SİT alanı idi. Şimdi 14 kişilik bir heyetin gözlemleriyle 2’inci derece koruma alanı ya da 3’üncü derece sürdürülebilir turizm alanı olarak tanımlanıyor veya tamamen koruma statüsü dışına çıkarılıyor!

Bu rapor kabul edildikten sonra ÖÇKB çevre düzeni revizyonu, revize imar planları yapılacak ve bu eşsiz doğa mirasımız yerine konulamaz şekilde yok olacak.

Gökova’nın neredeyse % 75’i, Bodrum'daki sit alanlarının % 77'si, Karaada, Kissebükü kullanıma açılacak, Datça Yarımadası’nın ve Hisarönü Körfezi’nin yarısına yakını, Gökova Körfezi kıyılarının tamamı ve körfeze bakan yamaçları; hatta Fethiye’deki Göcek kıyıları - adaları, Ölüdeniz kıyıları ve Kelebekler Vadisi gibi Türkiye turizmi denilince akla gelen ilk 10 fotoğraf karesi içinde yer alan doğal zenginlik miraslarımız beton kamyonlarının insafına terk edilmek üzere.

Bu değişiklik ile; Mavi Yolculuk, Doğa Gezileri, Bahçecilik, Zeytincilik, Doğal Tarım, Arıcılık gibi ekonomik açıdan sürdürülebilir sektörler ve yerel ekonomik faaliyetlerin yaşam alanları kalmayacaktır.

On Binlerce Sayfa Bilimsel Rapor Zaten Var

Bu doğa tahribatı 10 üniversite hocası ve 4 teknik uzmanın 2016’nın son günlerinde imzaladıkları “Muğla 4 Mevsim Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu” temel alınarak gerçekleştirilecek. Kamu yöneticileri ve siyasetçiler gönül rahatlığıyla “bakın elimizde bilim insanlarının hazırladığı bir rapor var” diyecekler.

Biz de diyoruz ki;

- Bu alanların tümü Birleşmiş Milletler doğa koruma envanterlerinde tescilli.

- Getirilen doğal sit derecelendirme değişikliği ile bakan düzeyinde imza konulmuş uluslararası sözleşmeler, Bakanlar Kurulu kararı ile onanmış “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” düzenlemeleri fiilen yok sayılacaktır.

- Bu betonlaştırılması planlanan bölgeler hakkında bizim elimizde yüzlerce koruma raporu var.

- On binlerce sayfalık bilimsel raporlarda, beton dökülmeye hazırlanan bu alanların eşsiz doğal yaşam rezervleri ve peyzaj zenginlikleri anlatılıyor.

- Üstü çizilen arazilerin tüm Akdeniz’de doğal yaşamın en zengin ve çeşitlilik içeren bölgeleri olduğuna ilişkin uluslararası araştırmalar var.

- Bu muhteşem doğa mirası, Türkiye’nin turizm, refah ve zenginliğinin de en temel unsurudur.

- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Doğal Sit Alanlarının derecelerinin, koruma düzeylerinin ve kapsadıkları alanların yeniden düzenlenmesi amacıyla “Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi” adlı bir “bilimsel rapor” hazırladı. Bu raporlar Türkiye’nin 20 bölgesine özgü olarak hazırlanmış olup, ilk tepki Muğla’dan ve ardından Ayvalık’tan geldi.

Bu projenin gerçekleşmesi halinde, Muğla’nın kıyılarında, eşsiz ormanlarında, bâkir koylarında, doğa dostu köylerinde 50 bin dönümlük arazi turistik yapılaşmaya, 550 bin dönüm doğa mirası da “günübirlik turistik tesisler” adı altında betonlaşmaya açılabilecektir. Rapordaki bazı olumlu değişiklikler, genelindeki ağırlığın olumsuz gelişmelere yol açabileceği gerçeğini değiştirmemektedir."

BIRAKIN MUĞLA’NIN KIYILARI, KOYLARI, ORMANLARI, KÖYLERİ, SULAK ALANLARI DOĞAL KALSIN!

MUÇEP (Muğla Çevre Platformu)

Yorumlar