Türkiye’nin uzun yıllardır döviz kazandıran alternatif ihracat kanallarından biri olan bavul ticaretinde gerileme 2026’nın ilk çeyreğinde daha da derinleşti.
2017 yılında 6,201 milyar dolarla zirve yapan sektör, pandemi ve küresel krizlerin etkisiyle sert dalgalanmalar yaşarken, bu yılın ilk çeyreğinde 169 milyon dolara kadar gerileyerek ciddi bir düşüş kaydetti.
Pandemi ve jeopolitik gelişmeler sektörü vurdu
Sektörün ikinci büyük çöküşünü bu yılın ilk çeyreğinde yaşadığı belirtilirken, 2025’in ilk çeyreğinde 248 milyon dolar olan bavul ticareti değerinin 2026’nın aynı döneminde yüzde 32 düşüşle 169 milyon dolara gerilediği ifade edildi. Düşüşte Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Afrika ve Orta Doğu pazarlarına yönelen sektörün, ABD-İsrail ve İran gerilimiyle birlikte bu bölgelerde de daralma yaşaması etkili oldu. Ayrıca artan maliyetlerin rekabet gücünü zayıflattığı da vurgulandı.
Bavul ticaretinin tanımı ve kapsamı
Kamuoyunda “bavul ticareti” olarak bilinen sistem, Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin satın aldıkları ürünleri kişisel bagaj veya küçük ölçekli sevkiyatlarla yurtdışına çıkarmasıyla gerçekleşen dış ticaret yöntemi olarak tanımlanıyor. Resmi adıyla “yolcu beraberinde mal ihracatı” kapsamında değerlendirilen bu ticaret modeli; özellikle tekstil, hazır giyim, ayakkabı, kuyum ve deri ürünlerinde yoğunlaşıyor.
İstanbul merkezli yapı zayıfladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası verilerine göre bavul ticareti; hizmet gelirleri ve özel dış ticaret kalemleri içinde izleniyor ve özellikle Rusya, Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında önemli rol oynuyor. Türkiye’de bu ticaretin merkezi uzun yıllardır İstanbul olurken, Laleli, Merter, Osmanbey ve Zeytinburnu bölgeleri sektörün ana merkezleri olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcilerine göre bavul ticareti küçük ve orta ölçekli üreticiler için hızlı nakit akışı sağlarken turizm hareketliliğiyle de doğrudan bağlantılı bir yapı taşıyor.
10 yıllık veriler düşüşü net ortaya koydu
Merkez Bankası’nın son 10 yıllık verilerine göre bavul ticareti şu seyri izledi:
2016 yılında 5,140 milyar dolar olan sektör, 2017’de 6,201 milyar dolarla zirveye ulaştı. 2018 yılında 4,623 milyar dolara gerileyen ticaret, 2019’da yeniden toparlanarak 4,985 milyar dolara çıktı. Pandemi yılı olan 2020’de sert düşüşle 2,191 milyar dolara geriledi. 2021’de 3,638 milyar dolara, 2022’de 3,384 milyar dolara yükselen sektör, 2023’te 1,743 milyar dolara düştü. 2024 yılında hafif toparlanmayla 1,929 milyar dolar seviyesine çıkan bavul ticareti, 2025 yılında 3,517 milyar dolar (ve tabloda ek olarak belirtilen 2 milyar dolar) seviyelerinde kaydedildi. Ancak 2025’in ilk çeyreğinde 248 milyon dolar olan değer, 2026’nın ilk çeyreğinde 169 milyon dolara gerileyerek sert düşüşü teyit etti.
Sektör tarihi dip seviyeyi gördü
Böylece bavul ticareti, 2026’nın ilk çeyreğinde tarihsel olarak en düşük seviyelerden birine inerken, sektör temsilcileri düşüşte yüksek maliyetler, jeopolitik gelişmeler, vize sorunları, turizm hareketliliğindeki değişim ve alternatif tedarik merkezlerinin güçlenmesini etkili faktörler olarak gösterdi. Özellikle Rusya, Orta Asya ve Orta Doğu’dan gelen alıcı trafiğindeki yavaşlama Laleli, Merter ve Osmanbey gibi merkezlerde ciddi şekilde hissedildi.