Haberler

300 milyon dolarlık turizm fonu bütçesinde yükü sektör taşıyacak

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy'un yılbaşına kadar TBMM'ye getirileceğini açıkladığı Türkiye Turizm Geliştirme Fonu taslağıyla ilgili detaylar belli oldu. Tanıtma fonunun finansmanı ağırlıklı olarak özel sektörden karşılanacak. İşte detaylar....

300 milyon dolarlık turizm fonu bütçesinde yükü sektör taşıyacak

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy tarafından açıklanan Türkiye Turizm Geliştirme Fonu taslağıyla ilgili detaylar belli oldu. Sabah Gazetesi'nden Betül Alakent'in haberine göre TÜRSAB, TÜROB, TÜROFED, TTYD, TURYİD ve THY olmak üzere sektörün önde gelen temsilcilerinin katkı sağlayacağı fon için iki yılda toplam 300 milyon dolarlık bütçe oluşturulacak.

Finansman özel sektörden karşılanacak

Finansmanın ağırlıklı olarak özel sektör tarafından sağlanacağı fona, Turizm Bakanlığı da tanıtmaya ayırdığı 150 milyon TL'lik (30 milyon dolar) bütçeyi aktaracak. Fonda oluşturulan bütçenin yüzde 70'i Türkiye'nin tanıtımı için kullanılırken, kalan bölüm fonun idari giderleri ve yabancı yatırımcının çekilmesi için kullanılacak. Bu kapsamda fonda bir risk sermayesi oluşturularak, yabancı yatırımcının riski de üstlenilecek.

Turizm 7 bölgeye bölünecek

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde Türkiye Turizm Geliştirme Fonu'nu turizmcilerle ve turizm STK’larıyla son birkaç haftadır hararetli bir şekilde görüştüklerini ifade etmişti. Ersoy, sözlerine şöyle devam etmişti: " Son şeklini onlarla birlikte oluşturup bu çalışmayı sizlere getirmeyi düşünüyoruz. Bu çalışma kapsamında turizmi ilk etapta Türkiye’de yedi bölgeyle başlamak istiyoruz yedi bölgeye bölüyoruz. “Bunlar nelerdir? diyorsanız, İstanbul, Dalaman, Antalya, Nevşehir, Trabzon, Van ve Diyarbakır. Yani “Van’la ilgili ne yapılıyor?” diyordunuz. Onunla ilgili bir açıklama yapayım: Van da bu bölgelerden birinde. Siz tabii bunları şehir bazında düşünmeyin, bunlar konsantrasyon alanları yani mesela bir “Diyarbakır” dediğiniz zaman Diyarbakır, Mardin, Urfa, Adıyaman, Antep gibi dörtlü, beşli şehirleri kapsıyor. Özellikle doğuda ve güneydoğuda veya yeni turizm bölgesi olarak ilan edilen yerlerde tek bir şehir üzerinden tanıtım ve turizm geliştirme politikaları yaptığınız zaman attığınız taş ürküttüğünüz kuşa değmiyor. Dörtlü, beşli bölgeler hâlinde bunları tanımladığınız zaman sizin de sorularınız, eleştirilerinizde yer alan- kısa konaklamalı turizmin yerine uzun konaklamalı turizme bir şans vermiş oluyorsunuz. İnsanlar bir geceliğine veya günübirlik gelmiyorlar, üç gece veya dört gecelik seyahatler yapıp o bölgenin tamamını gelmişken gezmek istiyorlar. Biz de bu bağlamda turizm stratejileri, turizm tanıtım politikaları oluşturmak istiyoruz."

Yorumlar (0)