Club Nena Satış ve Pazarlama Direktörü Yılgör Demirtaş turizm sezonuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Club Nena ailesi olarak geçtiğimiz 2021 sezonunda mevcut pandemi krizine göre çok iyi doluluk yaşadıklarını belirten Demirtaş Haziran sonu itibariyle yarı sezonda hedefledikleri rakamlara ulaştıklarını ifade etti.
Geçtiğimiz sezonda, bu yıl için çok iyi hazırlandıklarını belirten Demirtaş " 2022 yılına umutlu girmekteyiz. Eğer Ukrayna savaşı başlamasaydı hedeflediğimiz rakamlara ulaşmayı öngörmekteydik. Ancak yine tarihin en büyük krizi dediğimiz Rusya - Ukrayna savaşının tüm dünyada oluşan etkileri olduğu gibi sektör olarak biz de etkilendik. Emergency bir management ile planlamamızı kalite üzerine oluşturduk. Türkiye'de gittikçe gelişen Ukrayna pazarının ise en az üç yıl turizmde olmayacağını düşünüyoruz." diye konuştu.
Bir otel pazarlaması sadece Rus ya da Alman olmamalı
Almanların yoğun olduğu Side'de faaliyet göstermeleri sebebiyle avantajlı olduklarını belirten Demirtaş şöyle konuştu: " Zaten savaştan önce de planlamamızı Avrupa'ya göre yapmıştık. Eksik kalan Rus - Ukrayna boşluğunu, Avrupa'yı geliştirmek için ciddi bir marketing yaptık. Club Nena zaten 25 yıldır Avrupa pazarında tanınan bir üründür. Sadece zamanla ülke politikalarından dolayı gelişen bazı alternatif pazarları güçlendirdik. Bir otel pazarlaması sadece Rus ya da Alman olmamalıdır. Özellikle sahil turizminde olabildiğince çoklu ülke mozaiği oluşturulması gerektiğine inanıyorum. 33 yıldır pazarlamasını yaptığım tüm otellerde bu marketing planını benimsedim. Ne kadar çok ülke ve pazar olursa, olası politik krizlerde eksilme olan kontenjanı, diğer pazar ile tamamlama şansına sahip olunur. Çünkü her yıl mutlaka bir ülke ile sorunlar olmaktadır. Burada iyi bir ekip çalışmasıyla bunu planladık.
Açılışımızı ertelemedik, ilk müşterilerimizi aldık
Bu planlamanın sonuçlarını da almaya başladık. Savaş başladığında bir anda oluşan belirsizlikle başlayan durgunluk şu anda satışların normale dönerek iyi olduğunu belirtmeliyim. Bu sebeple de açılış ertelemiyoruz. Planladığımız tarih 20 nisanda kapılarımızı açtık, ilk müşterilerimizi aldık.
Bu yıl Antalya'nın erken rezervasyon şampiyonu İngiltere
Özellikle bu yıl Antalya ve Türkiye'nin erken rezervasyon şampiyonu İngiltere'dir. Savaş başlamadan önce de bu böyleydi. Nedeni de neredeyse pandemiden dolayı iki yıldır kapalı olan bu pazarda biriken bir tatilci potansiyeli doğdu. Türkiye, en çok talep edilen pazardır. İspanya ve Yünanistan'a zaten istedikleri zaman gidebiliyorlar. Ama kendi para birimlerine en iyi maliyet ile en yüksek kaliteyi Türkiye'de bulmaktadırlar. Operatörlerin de en çok kazandığı destinasyon Türkiye'dir. İngiltere pazarını da geliştirmek için büyük çaba harcadık.
Otel bir anda Avrupalı olamaz
Bu yıl özellikle savaş sonrası Rusya yoğunluğu olan otellerin bir anda Avrupa'ya dönmeye çalıştığını gözlemliyoruz. Ama hesaba katmadıkları önemli ayrıntı, bir otel, bir anda Avrupalı olamaz. Marketing ve konaklamalarla ve reklama ayrılan bütçe ile en az üç yıl gereklidir. Beş yılda iyi bir marketing ve kalite yönetimiyle pazar ürün bazında oturmaya başlar.
Son yıllarda büyük oteller açıldı ama...
Artık Türkiye'de yatak kapasitesi çok daha yükseldi. Özellikle son on yılda bir çok otel kapasitelerini arttırdı. Yeni oteller açıldı. Otelini günümüz modern şartlara göre yenileyen ve konsept geliştirenler, daha öne geçti. Her yıl kapasite arttıkça orantılı olarak yükseldi. Bu yükselme de en küçük bir krizde daha tehditkar hale geldi. Örneğin 2015 yılında Ukrayna'dan 600.000 pax geliyordu. 2021 yılında 2 milyon pax geldi. Bir savaş ile kaybolan bir pazar payının eksikliğini hesaba kattığınızda, bölgedeki artan kapasite için maliyetleri ciddi arttırmaktadır. Bu pazarın yerine başka bir pazarı koymak zorlaşıyor. Kapasitesi artan oteller elbette büyüyen bu yapıya göre personel ve tedarik hacmini yükseltmek zorunda kalıyor. Düşük bir dolulukta, az personel ile hizmet veremiyorsunuz. Toplu tedarik anlaşmalarında tüketim payına göre indirim oranları değişiyor. Kısaca kayıp olan 600.000 paxtan daha çok 2 milyonluk pax, sektör olarak bize daha büyük zarar verendir. Demek istediğim büyüyen hacimlerdeki kriz payları daha şiddetli geliyor."