Haberler

Turizmde markalaşma adına neler yapılmalı?

Antalya’da düzenlenen “Türkiye Turizmini Markalaştırmak” panelinde turizm alanında markalaşma alanında yapılabilecek çalışmalar, sektörün mevcut durumu ve gelecek hedefleri markalaşma perspektifiyle değerlendirildi. İşte turizmde markalaşma adına atılması gereken adımlar…

Turizmde markalaşma adına neler yapılmalı?

Nestlé’nin ev dışı tüketim sektöründe faaliyet gösteren iş birimi Nestlé Professional’ın Akdeniz Bölgesi’ndeki otel yöneticileri, şef ve yiyecek içecek profesyonellerine yönelik olarak düzenlediği “Türkiye Turizmini Markalaştırmak” paneli yaklaşık 250 kişinin katılımıyla Antalya Regnum Carya Otel’de gerçekleştirildi.

Gazeteci, yazar Cüneyt Özdemir moderatörlüğünde, ekonomist Cem Seymen, SKÅL Uluslararası Örgütü Dünya Başkanı Salih Çene, stratejik pazarlama ve inovasyon konusunda Türkiye’nin öncü isimlerden Mustafa İçil ve Nestlé Professional Türkiye Genel Müdürü Arzu Alibaz’ın katılımlarıyla gerçekleştirilen panelde dünden bugüne Türkiye turizmi stratejik pazarlama, ekonomi ve sektörel bakış açılarıyla ele alındı.

Üstün kalitede sürdürülebilir hizmet anlayışı

Türkiye turizminin gerçek bir marka haline geldiğinde daha sürdürülebilir, bölgesel ve uluslararası gelişmelerden daha az etkilenen, istikrarlı bir büyüme trendi yakalayabileceğinin altının çizildiği panelde, markalaşma ve üstün kalitede hizmet anlayışıyla üst segmentlerdeki müşterilere ulaşmanın ve turist sayısı ile turizm gelirlerini ciddi şekilde artırmanın önemine değinildi.

Alibaz: Birlikte Daha Fazlası Mümkün

Nestlé Professional Türkiye Genel Müdürü Arzu Alibaz, panelde yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:

“Türkiye deniz, kum, güneş üçlüsünden çok daha fazlasına sahip bir ülke… Gastronomiden spora, sağlıktan alışverişe farklı turizm akımları için çok cazip destinasyonlara ve fırsatlara sahibiz. Geçmişte tatil denildiğinde akla yalnızca deniz turizmi gelirken bugün bu alanlara büyük ilgi gösteren çok geniş bir kitle var. Artık tatil tercihlerinde online dünyanın ve sosyal medyanın çok daha etkili olduğunu da unutmamak gerek. Üstün hizmet kalitemiz, kültürel çeşitliliğimiz büyük avantajlarımız. Markaların burada sunacağı en önemli desteklerden birinin ürün ve hizmet kalitesini artıran ürünler sunmak ve insan kaynağına yatırım yapmak olduğuna inanıyoruz. Nestlé Professional olarak Türkiye hizmet sektörüne ve dolayısıyla turizmine destek vermek amacıyla yürüttüğümüz önemli çalışmalarımız var.”

Seymen: Hikaye anlatmadan marka olamayız

Ekonomist Cem Seymen de turizm alanında Türkiye’de inanılmaz bir fırsat bulunduğuna işaret ederek, “70 bin Turizm Meslek Yüksek Okulu mezunu gencimiz var. Dünyanın tam bir kırılma yaşadığı, küreselleşmenin bittiği noktada, bizim için “yerelleşme” trendinin sunduğu büyük fırsatlar var. Müthiş yerel ürünlerimiz var. Sadece deniz, kum, güneş değil, inovatif düşünerek, yeni bir dizayn, yeni bir toplu kalkınma anlayışı yaratmalıyız. Ekoloji turizmi olmadan olmaz. Binlerce yıllık zeytin bahçelerimizi anlatmalıyız. Mitoloji turizmi demeliyiz. Tek başına Truva bile bu bağlamda büyük zenginlik. Bu zenginliklerimizi deneyimletmeliyiz. Bir şeyi deneyimletmeden marka olamazsınız. Hikaye anlatmadan marka olamazsınız. Türkiye’nin şu anda kendine inanması lazım” diye konuştu.

Çene: Turizm bir sosyal sorumluluk projesidir

SKAL Uluslararası Örgütü Dünya Başkanı Salih Çene ise turizmin 2015 ve 2016’daki krizlerin ardından çabuk toparlandığını, burada sektörün şartlara uyabilme yeteneğinin yüksekliğinin rol oynadığını belirterek, “Öte yandan kriz sonrası turizmin öneminin tekrar kavrandığını düşünüyorum. 15 yıl aradan sonra 3. Turizm Şurası’nın düzenlenmiş olması bunun bir göstergesi. Şura’dan çıkan önemli stratejik kararlardan biri de turizm sayesinde kültür ve turizm alanında uluslar ve kültürler arası ilişkileri geliştirerek, uluslararası barışa hizmet etme vizyonudur. Turizm, bölgeler arasında insan ilişkilerini inanılmaz derecede geliştiriyor. Bu yönüyle turizmin aslında bir sosyal sorumluluk projesi olduğu da kabul görmüş oluyor” dedi.

İçil: Bizi uzmanlar anlatmalı

İçil Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Mustafa İçil de müşteri beklentilerindeki değişimle birlikte kişiselleştirme ve hedefli pazarlamanın kazandığı önemi vurgulayarak, bu durumun turizm tanıtımlarında da geçerli olduğunu söyledi. İçil, “Artık fotoğraf noktaları değil Instagram noktaları var ve içeriğin bir hikaye aracılığı ile sunulması lazım. Bizi uzmanlar anlatmalı. Örneğin doğa turundan bahsedeceksek, doğa uzmanlarından, dalış yapacaksak dalış hocalarından hikayeleri dinlemeliyiz. Kanalın ve mecranın ruhuna uygun paylaşım ve doğallık, etkileşimi yaratıyor. Bu doğallığı yaşıyor olmamız lazım ki konuşulsun ve paylaşılsın” şeklinde konuştu.

Yorumlar (0)