Girne, Gazimağusa, Lefke ve Lefkoşa gibi şehirlerin kültürel geçmişini keşfedebilir, tarihî sokaklarında adımlayabilir ve denizin tadını çıkarabilirsiniz. KKTC’yi keşfetmeye hazırsanız bütçenize uygun uçak bileti için Enuygun.com’u tercih edebilirsiniz.
1. Girne Kalesi
Geçmişi MS 7.yüzyıla kadar uzanan Girne Kalesi, Bizanslılar tarafından istilalara karşı korunmak amacıyla inşa edilmiş. Girne’nin simge yerlerinden biri olan kale, Venedik, Osmanlı ve İngiliz mimarisinden izler taşıyor. Kale içinde yer alan zindanlar, kuleler, kilise ve tünelleri gezerek tarihî bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Girne Kalesi’ne gittiğinizde 1965’te keşfedilen Batık Gemi’nin sergilendiği Batık Gemi Müzesi’ni de gezmenizi tavsiye ederiz. Kale hem gezmek hem de muhteşem fotoğraflar çekmek için ideal bir noktada yer alıyor.
2. Bellapais Manastırı
Girne’de bulunan Bellapais Manastırı, Beşparmak Dağları’nın eteklerinde, Beylerbeyi köyünde yer alıyor. KKTC’nin dini ve kültürel merkezlerinden biri olarak misafirlerini ağırlıyor. Manastırın ismi Fransızca “güzel barış” anlamına geliyor. İhtişamı ile dikkat çeken Bellapais Manastırı, 12 ve 13.yüzyılda gotik mimarisi ile inşa edilmiş. Manastırdaki kuleler, kapılar ve kilise kısmında yer alan freskler ziyaretçilerin en çok beğenisini kazanan bölümler arasında yer alıyor. KKTC’nin en popüler sezonu olan yaz aylarında manastırın meydanında konser ve etkinlikler düzenleniyor. Etkinlik programını takip ederek gotik bir atmosferde geçmişe yolculuk edebilir ve unutulmayacak bir deneyim yaşayabilirsiniz. Girne şehir merkezine yaklaşık 5 kilometre mesafede yer alan Bellapais Manastırı’na özel aracınızla, otogardan kalkan otobüslerle ya da taksi ile kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.
3. Othello (Gazimağusa) Kalesi
14. yüzyılda Gazimağusa Limanı’nı korumak için inşa edilen Othello Kalesi, William Shakespeare'in etkilendiği bir yer olarak biliniyor. Tarihî ve edebi yönüyle sizi etkisi altına alacağına emin olduğumuz kalenin, dört ana kulesi, avlusu ve derin hendekleri Orta Çağ askeri mimarisinden izler taşıyor. Kalenin içinde geçmiş dönemlere ait silahlar, demir top mermileri, mancınıklar, tonozlu odalar ve salonlar bulunuyor. Muhteşem bir Akdeniz ve liman manzarasına sahip kale, hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler tarafından ilgi görüyor. Kale ziyaretinizin ardından Gazimağusa’nın tarihî sokaklarını da gezebilirsiniz. Venedik Dönemi’nin gücünü temsil eden eserlerin bulunduğu Othello Kalesi’nde muhteşem anılar biriktirmek için Kıbrıs uçak bileti almanız yeterli.
4. Lala Mustafa Paşa Camii
Latin St. Nikolas Katedrali olarak bilinen ve daha sonra Gazimağusa Ayasofya Camii adını alan bu ihtişamlı eser günümüzde Lala Mustafa Paşa Camii olarak biliniyor. Şehrin en etkileyici tarihî yeri olarak ziyaretçilerini karşılıyor. 1328 yılında gotik mimari ile kilise olarak inşa edilen ve St. Nikolas’a adanan katedral, 1571'de Osmanlı Devleti tarafından camiye dönüştürülmüş. Camii, üç kapı, koridorlar üzerindeki ikiz kuleler ve Haçlı mimarisine ait tipik düz bir çatıdan oluşuyor. Geçmişte pek çok kral ve ailesi buraya gömülmüş. İhtişamlı girişi ile dikkat çeken Lala Mustafa Paşa Camii, Fransa’daki Notre-Dame de Reims’e benzetiliyor. İki dini bir arada bulunduran caminin mermerleri, taş işçiliği, çan kuleleri ve şapelleri sizi hayran kendine hayran bırakacak.
5. Salamis Harabeleri
Tarihî Tunç Çağı’na kadar uzanan Salamis Antik Kenti, Asur, Mısır, Pers ve Roma dönemlerinden izler taşır. Geçmişteki istilalar, ayaklanmalar ve doğal afetler nedeniyle kent büyük ölçüde zarar görse de günümüzde çok sayıda kalıntı ve kıymetli eserleri ile ziyaretçilerini bekliyor. Salamis Antik Kenti’nde Gymnasium, Roma Amfi Tiyatrosu, Roma Villası, Bizans Su Sarnıcı, Agora, Zeus Tapınağı, Campanopetra ve St. Epiphanios Bazilikası, Roma hamamları, mezarlar, surlar ve liman gezebileceğiniz yerler arasında bulunuyor. Gazimağusa’da yer alan Salamis Antik Kenti’ni gezmek için ortalama 2-3 saat ayırmanız yeterli olur.
6. İskele Arkeoloji Müzesi
Kuzey Kıbrıs’ın 10.000 yılı aşan tarihini yakından inceleyebileceğiniz İskele Arkeoloji Müzesi, Neolitik’ten Roma’ya 8 farklı medeniyetin kıymetli eserlerine ev sahipliği yapıyor. Müzede yer alan mücevherler, ince seramik eserler, heykeller ve antik kalıntılar ziyaretçilerin beğenisi kazanıyor.
7. Büyük Han
Kuzey Kıbrıs’ta Osmanlı mimarisinin en güzel örneği Büyük Han diyebiliriz. Lefkoşa'nın kuzeyinde yer alan Büyük Han, 1572 yılında Kıbrıs’ın ilk Osmanlı yöneticisi olan Muzaffer Paşa tarafından inşa ettirilmiş. Kervansaray olarak ve Bursa Koza Han’dan ilham alınarak yapılmış. Handa toplam 68 oda, ahırlar, depo alanı, mescit, dükkanlar ve konaklama için odalar bulunuyor. Dışarıdan bir kale gibi görünen bu ihtişamlı yapıda günümüzde konserler, tiyatrolar ve çeşitli gösteriler düzenleniyor. Han içinde hediyelik eşya alabileceğiniz dükkanlar, kafe ve restoranlar da yer alıyor.
8. Vouni Sarayı
Tarihi MÖ 500-600 yıllarına kadar uzanan Vouni Sarayı, Kuzey Kıbrıs’ın manzarası en güzel antik sarayı olarak öne çıkıyor. Lefke’de yer alan antik saray, Fenike Kralı Doxandros ve Marion’un hükümdarı tarafından Soli kentini Pers hakimiyetinde tutmak amacıyla yapılmış. Saray Helenistik mimarisi ile kurulmuş. Üç terastan oluşan Vouni Sarayı, MÖ 380 yıllarında çıkan yangında büyük hasar almış. Dik yamaçların tepesine kurulan antik sarayı ziyaret edebilir ve az sayıdaki antik kalıntıları inceleyebilirsiniz. Vouni Sarayı en çok manzarası ile dikkat çekiyor. Saray, 360 derecelik, yeşil ve mavinin her tonunu görebileceğiniz Akdeniz manzarası ile misafirlerini büyülüyor.
9. Saint Hilarion Kalesi
Girne’de bulunan ve günümüze kadar korunan Saint Hilarion Kalesi, Beşparmak dağlarının yüksek kısımlarında yer aldığı için ziyaretçilerine muhteşem bir manzara sunuyor. Korsanları görüp uyarmak amacıyla inşa edilen kalenin tarihi MS 11. yüzyıla kadar uzanıyor. Kale 3 ana bölümden oluşuyor. Alt ve orta kısım ekonomik amaçlar için kullanılırken üst bölüm kraliyet ailesi için ayrılmış. Kraliyet bölümünden Kuzey Kıbrıs’ı ve Akdeniz’i panoramik bir şekilde inceleyebilir, harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Kalenin aynı zamanda Walt Disney’de ‘Uyuyan Güzel’ karakterine ilham verdiği biliniyor.
10. Bedesten
Lefkoşa’da yer alan, KKTC’nin kültür çeşitliliğine ve tarihine şahit olabileceğiniz Bedesten, Selimiye Meydanı’nda ziyaretçilerini bekliyor. 6.yüzyılda kilise olarak inşa edilmiş, 12-13 yüzyıllarda genişletilmiş ve ardından Osmanlı Dönemi’nde alışveriş ve pazar yeri olarak kullanılmış. Bizans ve gotik mimarisinden ilham alınarak yapılmış. Haç biçimindeki yapısı, yüksek tavanları ve sütunları, heykelleri, abartılı işlemeleri ile misafirlerine adeta zaman yolculuğu fırsatı sunuyor. Bedesten, 2009 yılından beri çeşitli sergi ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor.
11. Namık Kemal’in Zindanı
Gazimağusa’da yer alan Namık Kemal’in Zindanı özellikle yerli ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Türk edebiyatının önemli isimlerinden Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre oyununun ardından buraya sürgüne gönderildiği biliniyor. 1873-1876 yıllarında Namık Kemal’in yaşadığı bina, Venedik Sarayı’nın (Venedik Palazzo del Proveditore) bir parçası. Namık Kemal’in burada ‘Gülnihal’ ve ‘Akif Bey’ oyunlarını yazdığı biliniyor. Binada, Namık Kemal’in bronz bir büstü de yer alıyor. Edebiyat ve tarih tutkunlarının merakla gezdiği Namık Kemal’in Zindanı, günümüzde müze olarak ziyaret edilebiliyor.
12. Karpaz Yarımadası
Kalabalıktan uzak, sakin ve huzurlu bir yer arıyorsanız Karpaz Yarımadası tam size göre. 80 kilometre uzunluğa sahip sahiliyle mavi ve yeşilin buluştuğu nokta diyebiliriz. Altın sarısı kumları, masmavi denizi ve muhteşem manzarası ile KKTC’nin doğal güzellikleri arasında yer alıyor. Yarımada, Apostolos Andreas Manastırı ve Kantara Kalesi’ne de ev sahipliği yapıyor. Bölgede çok sayıda tür çeşitliliği de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Dev kaplumbağalar, sürüngenler, göçmen kuşları ve daha pek çok canlı Karpaz sahillerinde yaşıyor. Su altı dünyasına ilgi duyuyorsanız Karpaz sahillerinde şnorkelle dalış yapabilirsiniz.
13. Apostolos Andreas Manastırı
Karpaz Yarımadası’nın en uç noktasında ve Zafer Burnu'nun güneyinde yer alıyor. Apostolos Andreas Manastırı'nın, Hristiyan inancında önemli bir yere sahip olduğu biliniyor. Kutsal Topraklara giden Hristiyan hacıların mola vermesi için inşa edilmiş. Manastır her yıl yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilirken en büyük yoğunluk 15 Ağustos ve 30 Kasım günlerinde yaşanıyor.
KKTC, tarihî ve kültürel zenginliğinin yanında doğal güzellikleri ile de her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor. Glapsides Plajı, Acapulco Plajı, Altınkum Plajı başta olmak üzere çok sayıda plaj ve koy masmavi denizi, yumuşak kumları ve etkileyici manzarası ile unutamayacağınız bir deniz tatili sunuyor. Tipik Akdeniz ikliminin görüldüğü KKTC, yaz aylarında son derece kalabalık oluyor. Denizin ve güneşin tadını çıkarmak isteyen ziyaretçiler haziran, temmuz ve ağustos aylarında adaya geliyor. Kalabalıklardan uzak bir tatil isterseniz mayıs, eylül ve ekim aylarında adayı ziyaret edebilirsiniz. Bahar aylarında popüler sezona göre daha sakin olan KKTC’de ekim sonuna kadar rahatça denize girebilirsiniz. Hareketli gece hayatı ve lezzetli yemekleri de KKTC’yi bölgenin en çok tercih edilen turizm noktası yapıyor.