Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, hazırladığı yeni yasa taslağı ile 1618 sayılı Seyahat Acentaları Birliği kanununu değiştirmek istiyor.
1618 sayılı Seyahat Acentaları Birliği kanununun günün koşullarına uyumlu hale getirecek şekilde değişiklik yapılması, herkesin arzu ettiği bir şey.
Ancak Sayın bakanın hazırladığı yeni yasa taslağındaki bazı maddeler Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin bölünmesine sebep olacak.
Bölünmeye karşı çıkan TÜRSAB ve onun üyesi olan yaklaşık 15 bin seyahat acentası temsilcilerinin ciddi bir çoğunluğu bu maddelerin yasa taslağından çıkarılmasını istiyor. Ancak sayın Bakan bu maddelerle birlikte yasa taslağını Meclise göndermekte ısrar ediyor.
Dolayısıyla hiçbir kamu yararı gözetmediği düşünülen bu maddeler nedeniyle yeni yasa taslağı bir intikam yasası olarak değerlendiriliyor.
*
Özetle yeni yasa taslağında neler var?
TÜRSAB en az beşe bölünecek; Tur Operatörleri Birliği, Hac ve Umre Acenteleri Birliği, Uçak Bileti Satan Seyahat Acenteleri Birliği, Sağlık Turizmi Acenteleri Birliği ve en az bin üyenin bir araya gelmesi ile oluşan birlikler. Bu durumda Seyahat Acentaları birden fazla birliğe üye olamayacak.
TÜRSAB, en az bin üyenin bir araya gelmesi ile oluşan bir birlik özelliğine haiz olduğu için yeni yasa taslağına göre tüzel kişiliği devam edecek ve mevcut seçilmiş yönetim genel kurula kadar hizmet etmeye devam edecek.
Yeni birlikler ihtisas alanlarına göre kurulduğu halde sadece ihtisas alanıyla ilgili değil seyahat acentacılığının diğer faaliyetlerini yapmaya devam edecek. Mesela sağlık turizm acentaları Birliği üyesi olan acentalar aynı zamanda uçak bileti, kültür, outgoing vs turlar satabilecek.
O zaman akla şu soru geliyor, madem her birlik üyesi seyahat acentası her türlü acentacılık faaliyetini yürütecekse o zaman neden ayrı birlikler kuruluyor?
Tur operatörlüğü kavramı sadece ciro üzerinden değerlendirilmiş. 250 milyon lira ve üzeri ciro yapan seyahat acentelerine 'tur operatörleri' denilecek ve bu acentalar isterlerse birlik kurabilecek.
İç pazarda büyük bir acentanın sahibi olan Sayın bakanımız bu tarz büyük acentaları bir çeşit tur operatörü ayrıştırmasını yaparak ileride daha kolay teşvik ve destek verilmesinin önünü açmak istemiş olabilir.
Böyle bir uygulama ile küçük ölçekli acentalar ile büyük ölçekli acentalar kategorize edilerek paket hazırlayan üst acenta ve sadece o paketleri satabilen alt acenta uygulamasının yolu açılabilir.
*
Mevcut yasa tasarısının yürürlüğe girmesi halinde, seyahat acenteleri tarafından sunulan transfer hizmetinin sadece ‘Paket tur ve tur transferi’ ile sınırlı tutuluyor.
Yeni yasa taslağındaki transfer çok dar kapsamda tanımlandığı için paket tur ve tur transferi dışında kalan transferlerin seyahat acentaları tarafından yapılması yasaklanıyor. Böylece diğer transfer çeşitlerinin taksiler ve oteller gibi herhangi bir kurum ya da kuruluş tarafından yapılmasının önü açılıyor.
Yürürlükte olan mevcut 1618 sayılı yasada hangi çeşit olursa olsun ‘transfer’ münhasır hizmet, yani sadece seyahat acentalarının yapabileceği özel hizmet olarak tanımlanmıştı.
*
TÜRSAB ve yeni kurulacak seyahat acenteleri Birliklerinin genel kurulları TGA seçimlerinden bir ay önce organ seçimleri olmadan yapılacak. Yani yönetim, denetim ve disiplin kurulu seçimleri yapılmadan genel kurullar yapılacak.
Yönetim, denetim ve disiplin kurulu Organ seçimleri ise TGA seçimleriyle birlikte birliğin genel merkezinin olduğu il ve önceden belirlenmiş bölgelerde yapılacak.
Böyle bir durumda genel kurulda ibra olmamış birliğin yönetim kurulu bir ay sonraki organ seçimlerine kadar iş başında kalmış olacak.
*
Seyahat Acentası kuruluş ücreti 350 bin TL olarak belirleniyor. Bu ücretin yarısı Bakanlığın döner sermayesine gidecek diğer yarısı da ilgili birliğe gidecek. Bu ücret acenta devirlerinde de geçerli olacaktır.
Bu ücretin yeniden değerlendirme oranıyla her yıl değişip değişmeyeceği bilinmiyor.
Seyahat Acentalarının ödeyeceği yıllık aidat, ilgili yılın Seyahat Acentası kuruluş ücretinin yüzde 2,5'ine kadar olacak. Bu durumda yıllık aidat 4 bin 375 TL olacak. Bu aidat oranları birlik genel kurul kararıyla üç katına kadar arttırılabiliniyor.
TÜRSAB üyeliğinden ayrılıp yeni birliğe üye olanlar TÜRSAB’a ödedikleri yıllık aidatları geri alamayacak ancak yeni birliğe üye olduktan sonra o birliğin yıllık aidatını ödeyecekler.
Kuruluş aşamasında TÜRSAB’a ödenen ücret gibi TÜRSAB’dan ayrılıp yeni birliğe üye olunurken her hangi bir üyelik ücreti ödenip ödenemeyeceği bu taslakta belirtilmemiş. Bu konu biraz muğlak kalmış.
Mevcut Acenta belgeleri üzerinde değişiklik yapılması nedeniyle yenilenmesinde ise o yıla ait birlik kayıt ücretinin yüzde yirmisini geçemeyecek.
Bu durumda şirketinizin adresini değiştirdiğinizde yeni adrese göre düzenlenecek belgeniz için bakanlığa 35 bin TL ödeyeceksiniz. Bu iş için hala hazırda bakanlığa 5 bin TL ödeniyor.
*
Seyahat acentasının kendisine ait ürünleri diğer seyahat acentaları aracılığıyla pazarlaması halinde, ürünün her türlü ayıbından her iki seyahat acentası da müşterek ve müteselsilen sorumlu olacak
Bu konu sayın bakanımızın şirketi de dahil paket yapan büyük acentaların ürünlerini satan alt acentaların en büyük yarası olmuştur. Mevcut taslak bu şekilde yasalaşırsa aynı sıkıntılar yaşanmaya devam edecek.
*
Denetimler Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilecek ama birlikler de yürütebilecek.
Turizm 24 saat canlı olan bir meslek dolayısıyla bakanlık personelin 657 sayılı yasaya tabi olması sebebiyle mesai saatleri dışında denetim yapılamıyor olması sektörün kanayan yarasıdır.
Bu konuda yeni yasa taslağında hiçbir şey yazılmamış olması denetim gibi zor bir işin sağlıklı yapılamayacağı kanaatini doğuruyor.
Birliklerin denetim işini yapacak olması her ne kadar yasa taslağında yazsa bile bu konuda birliklere caydırıcı tedbiri uygulama yetkisi verilmez ise bu denetimlerin hiçbir önemi olmayacak.
*
Bakanlıktan izin almak ve önceden ilan etmek koşuluyla birlik tarafından sunulan hizmetler için üyelerden ‘hizmet bedeli ‘alınabilecek.
Yeni yasa taslağına karşı sempati kazandırmak ve tepkileri azaltmak için TÜRSAB Plaka ücretleri kaldırılıyor dedikodusu yayılıyor. Oysa yukarıdaki satırdan da anlaşılacağı üzere aslında ortadan kalkan bir şeyin olmadığı sadece başka isimler adı altında uygulanmaya devam edeceği görülüyor.
*
Yukarıdaki maddelerle kıyaslandığında belki de bu yasa taslağındaki en doğru maddelerden biri de acentalar sadece müze ve ören yerlerinde rehber kullanacak olmasıdır.
Ayrıca pratikte pek fazla uygulanıyor olmasa bile transfer esnasında rehber bulundurma zorunluluğu kaldırılacak. Rehberler Birliği yasasında yapılacak bir değişiklikle Türkçe rehberliğin önünü açacak.
*
Sonuç itibariyle bakanlığın hazırladığı yasa taslağıyla ilgili edindiğimiz bilgiler doğrultusunda sıkıntılı gördüğümüz hususları ele alarak bir değerlendirme yaptık.
Bütününe baktığımızda bu yasa taslağı sanki birilerine kıyak yapılıyormuş gibi gözüken aslında içinde biraz hırs biraz intikam ve birazda tuzak barındırıyor.
Çok özensiz hazırlanmış olan bu taslak mevcut haliyle yasalaşırsa seyahat acentalarının temel ihtiyaçları karşılamayacağı gibi daha büyük sorunlara ve öngörülemez kaoslara sebep olacaktır.
Umarım, uyarılarımız dikkate alınır da taslak düzeltilerek Meclis’e gönderilir. Yoksa “Allah orta ve küçük seyahat acentalarını korusun”, demekten başka şey gelmiyor elimizden…