HIKVISION

Yönetimlerde kadın olmak

Aylin Özsavaş
Aylin ÖzsavaşFuego Travel
09 Aralık 2019, 03:04

Adına ister pozitif, ister negatif ayrımcılık deyin, ne kadar uğraşırsak uğraşalım bir ayrımcılık daima var. Kadınlar olarak bu ayrımcılık ile yaşamaya ve var olmaya çalışıyoruz…

TÜRSAB’da güzel bir genel kurulu ardımızda bıraktık. Kadınlar seçim öncesinde birleşerek, farkındalık yaratıp, her iki adayın da kadın meslektaşlarımızı listelerine dahil etmelerini sağladı.

Bu güzel bir başlangıç oldu, ama henüz yeterli değil. Çünkü maalesef bitmeyen bir algı sorunumuz var. Kadınları kendi dar çevresinde hapsetmeye o kadar aşina olmuşuz ki, o çerçeveden ayrıldığı an, buna mana katmaya çalışıyoruz.

Bir erkek, başka bir erkek aday lehine propaganda yaptığında ona şirin gözükmek için propaganda yapıyor ifadesi kullanılmıyor. Ama bir kadın için bu ifade çok rahat kullanılabiliyor…

Peki, bir kadın bir erkek başkan adayını desteklediğinde amacı şirin gözüküp koltuk kapmak mı? Veya dahası kadınlar listelere girmek için şirin mi gözükmek zorunda?

Bu bakış açısının elle tutulur hiçbir tarafı yok.

Peki, bu sadece sektörümüze özel mi?

Daha geçenlerde bir futbol takımının kadın başkanı olarak, ironi içeren bir demecinden sonra yerden yere vurulmadı mı? Üstelik maalesef sadece erkekler tarafından da değil, kendi hemcinslerinden dahi tepki aldı.

Ülkemizin kanayan yarası “kadın cinayetleri” bile televizyon programlarından erkekler tarafından tartışılmıyor mu? Şiddet gören kadın haberinden sonra “acaba ne yaptı da şiddet gördü” fısıldanmıyor mu? Fısıldayanlar arasında kadınlar da yok mu?

Peki, kadınlar ne yapsın?

Çoğu kadın sırf bu ön yargılardan dolayı fazlasıyla hak ettiği yönetici koltuklarına oturmaktan bunun uğruna savaş vermekten imtina ediyor.

Erkekleri doğuran bir kadın; büyüten ve eğiten bir kadın; ona kol kanat geren, çoğu kez erkeğin başarısında en büyük payı olan kadın; mesleğinde haksızlığa ve ön yargıya maruz kalabiliyor.

Daha da ötesi şiddete uğrayabiliyor ve maalesef öldürülebiliyor.

Susan erkekler kadar kadınlar…

Ataerkil bir toplum olarak, kadınlar düşüncelerini açıkça dile getiremiyor. Çoğu kez yanlış anlaşılmaktan korkuyorlar. İş hayatında da taleplerini dizginliyorlar, söylemekten ve talep etmekten imtina ediyorlar.

İşte belki de tam bu nedenle Türkiye’de kadın istihdam oranı artmasına rağmen, orta ve üst düzey kadın yönetici sayısında paralel bir artış görülmüyor.

Yaygın değerlendirme; kadın istihdamı artarken kadınların hem iş hem de ev sorumluluğunu üstlendiği yönünde. Yani kadınlar kariyer yolculuğunda ev sorumluluklarıyla ilgili yeterli desteği alamayınca iş hayatını aktif sürdürmekle yetiniyor, yükselmek planlarını hayatından çıkarıyor.

Kadınlar yönetim literatüründe “cam tavan” olarak adlandırılan görünmeyen bariyerler tarafından engellenmektedir. Dünyada yönetimdeki kadın oranı artarken, 2019 verilerine göre Türkiye 35 ülke içerisinde 22. sırada.

Bana göre hepsinin temelinde esas olan bir çözüm var : Eğitim ve farkındalık.

Bir sonraki yazımda buna daha detaylı değineceğim…

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Yorumlar
Ayse Uluses
09 Aralık 2019, Pazartesi 11:31
-Kadınlar yönetim literatüründe “cam tavan” olarak adlandırılan görünmeyen bariyerler -Müthiş saptama bayıldım.Giderek cam tavan kalınlaşıyor malesef. Herşeye rağmen Alileri yetiştiren Ayşeler donanımlı olmalılar.Herşeye rağmen ümidim var.50 yıllık turizmci olarak
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha