Yeni otelcilikte bunu yapan kazanacak!

Hüseyin Bölük
Hüseyin BölükYiyecek İçecek Direktörü
13 Nisan 2020, 15:08

Her şeyin bir sonu olduğu gibi bu pandemi de bir gün bitecek elbet. Bitecek ama adı başka, belirtileri başka, kaynağı başka onları gelecek! Geç bile kalmışlardı esasen.

Dünyayı bu noktaya getiren yaratılmışların en şereflisi de en nankörü de olma becerisine sahip olan insanoğlunun ta kendisi değil mi zaten! Neyse konumuz bu değil…

Biz turizmciler nasıl ki hitap ettiğimiz pazarı kaybetme sinyalleri aldığımızda acilen başka Pazar arayışına giriyorsak bu pandemi sonrası için de şimdiden beyin fırtınası yapmalıyız.

Öyle bir süreç geliyor ki kişiye özel hizmet veren, sunduğu yemeğin muhteviyatını misafirlerine anlatan, imkanları çerçevesinde bir şeyler ekip biçen, hijyene verdiği değeri tüm çıplaklığı ile misafirlerinin gözüne gözüne sokan kazanacak.

Evet, yanlış anlamadınız; sadece biz temiziz, yemeklerimiz sağlıklı demek yetmeyecek. Misafirler bundan emin olmak isteyecek ki bu en doğal hakları. Peki devasa her şey dahil otelleri bunun üstesinden nasıl gelecek?

%60'ın üzerinde doluluğa çıkmayacak! Bunun yerine hizmet kalitesini, oda fiyatını arttıracak. Doldur boşalt turizmi yerine etkin turizm yapabilme becerisini geliştirecek! Ucuz işçi çalıştırma, sinekten yağ çıkarma derdini bir kenara bırakacak.

2015 yılında her şey dahil sistemine ve bilinçsiz tüketime tepki olarak başlattığım ve Ocak 2016'da patentini aldığım ‘Yaşayan Mutfak’ akımı bu günlerde daha bir anlam kazandı.

Yani demem o ki; her yemeğin bir hikayesi olduğunu bilmek ve misafirlerini bu hikayenin bir parçası yapabilmek; yörenin zenginliklerini misafirlerine sunabilmek; uçsuz bucaksız büfeler, 8-10 çeşit degüstasyon menüleri, bilinçsizce tıka basa yemek yedirme odaklı olmak yerine kadrosundaki beslenme uzmanının tavsiyeleri ile şekillenmiş sade menüler sunmak, sürdürülebilir turizm yapmak için şartlar el verdiğince efor sarf etmek.

Evet, kadronuza beslenme uzmanı bulmaya şimdiden başlayın derim!

İşte resortundan, şehir oteline; lüks restoranından, esnaf lokantasına kadar uygulanabilecek birkaç öneri.

Şüphesiz bunların hepsi birden her işletmede uygulanamaz lakin birçoğu işletmenin şartlarına göre uyarlanabilir bence.

İki yüz çeşit devasa kahvaltı büfesi yerine yöreye has ürün ağırlıklı serpme kahvaltılıklar ve menü kartlarından seçilen a la minute hazırlanan sıcaklar…

Hatta girişte misafire konaklayacağı süre içerisinde Türk, Avrupa, Amerikan kahvaltı seçeneğini de önceden sorup ona göre bu serpmeyi şekillendirebiliyorsanız ne ala.

Öğle yemekleri kesinlikle Meydan sinisi konseptinde olmalı! Meydan sinisi de nedir şimdi diyenleri duyar gibiyim.

17-19. Yüzyıllarda Anadolu’da uygulanan, özel günlerde köylülerin kendi evlerinde hazırlayıp sini ile köy meydanına getirdikleri ve tüm köylünün şenlik havasında yemek yedikleri o müthiş uygulama.

Esnaf lokantası mantığıyla günün personel menüsünün otantik bir sini ile misafir masasına servisi.

Personel menüsü mü???

Evet, personel menüsü! Çünkü ekibiniz hiç olmadığı kadar donanımlı olmak zorunda ve siz de bu ekibe hiç olmadığı kadar değer vermek zorundasınız. Dolayısıyla misafirinize sunamayacağınız hiçbir yemeği personelinize yedirmemelisiniz!

Hadi somut bir örnekleme yapalım;

Efendim bugün meydan sinimizde; Atatürk’ün en sevdiği yemek olan ağır ateşte pişirilmiş etsiz kuru fasulye, Çanakkale Savaşında kahraman Mehmetçiğin bulduğunda bayram ettiği üzüm hoşafı, mevsimin en güzellerinden oluşan enfes bir salata, yakındaki köyde yapılan turşu ve kara kazandan keşkek…

İnanın yabancılar bayılacaktır. Yeter ki lezzetli yapabilin.

Yerliler mi? İnanın onlar da hem saydığınız isimlere hürmeten hem de koronadan mütevellit bir şey demeyeceklerdir.

Çünkü yeni dönemde herkes bir an önce yemeğini yiyip kaçmaya bakacak.

Akşam yemeklerinde illa büfe mi yapmak zorundasınız?

O zaman büfelerinizdeki o nefeslikleri indirin tabak alma seviyesine, soğuk, sıcak ve pastane ünitelerini alabildiğince bağımsız yapın birbirinden, dikin her istasyonun arkasına birer ikişer şef, misafir yönlendirsin şefler hazırlasın.

Yetmez mi? Kurun Moğol mutfağı tarzında a la minute bir köşe, misafir kendi favori tava yemeğini kendi şekillendirsin şefi yönlendirerek. Şef de yüksek wok ateşinde 1 dk da hazırlayıversin.

Açık mutfak yapamıyor musunuz? O zaman asın kalın puntolarla yazılmış ‘Mutfağımızı istediğiniz zaman görebilirsiniz’ yazısını şöyle orta yere…

Oda servisi siparişi veren misafir bilsin info kanalı açtığında siparişinin nasıl hazırlandığını görebileceğini!

Restoran girişlerine dezenfektan üniteleri kurun, isteyen istediği kadar kullansın!

Gazlı içecekler yerine en iyi yapabileceğiniz 4 çeşit Osmanlı şerbetini sunun insanlara, bunu da hikâyeleştirerek tabii…

Upselling mi lazım. Alın size ücretli ‘Yaşayan Mutfak’ aktivitelerinden birkaç örnek…

Şefle Bir Gün;

Sabah şefle birlikte serpme köy kahvaltısı ile başlayan gün, lokal köy pazarında akşam için alış veriş ve ülkemizdeki tarımı ayrıntılı anlattığımız Pazar turuyla devam ediyor.

Sonrasında seradan misafirlerimiz yine akşam için lazım olan sebzeleri ve baharatları kendi elleriyle topluyorlar. Öğle yemeği için soğuk sıkım yapılan zeytinyağı fabrikasına gidiliyor. Orada dalından sofraya zeytinyağı aşama aşama yerinde anlatılıyor ve aromalı zeytinyağı tadımı yapılıyor. (Bu yöresine göre farklı bir fabrika olabilir!)

Öğle yemeği ise aynı yerde çay ve eski bir evde ocak başında odun ateşinde gözleme…

Sonrasında tesise dönüp akşama kadar serbest zaman için ayrıldıktan sonra Chef’s Table için mutfakta tekrar bir araya geliniyor. Mutfağın içine hazırlanan masada, taze baharat kokuları eşliğinde misafirler menünün nasıl hazırlandığının ve servis edildiğinin her aşamasına canlı canlı şahitlik ediyorlar.

Canlı Yayın;

Eğer tesisinizde apartlara sahipseniz odalardaki info kanal üzerinden misafirlerle aynı anda yemek yapabilirsiniz. Bunun için önceden 2 kişilik bir yemek belirleyip tüm malzemeleri ve reçeteyi hazırlamanız yeterli olacaktır.

Saati geldiğinde siz mutfağınızda, misafirleriniz ise ekranları başında yemek yapmanın zevkine varabilirsiniz. Ne kadar yavaş yaparsanız yapın ‘’Yavaş ol Usta’’ diye dahili telefondan aranmaya hazır olmalısınız!

Bahçede Kahvaltı;

Bence her işletmenin otel veya restaurant fark etmez, mutlaka küçük bir bahçesi olmalı. Misafirler sizin bir şeyleri dalından koparıp onların yemeklerinde kullandığınızı görünce inanılmaz mutlu oluyorlar.

Hele de bizdeki gibi araziniz müsait ve büyük bahçeleriniz varsa mutlaka bahçede köy kahvaltısı organize edebilir, misafirlerin dalından kopardığı domateslerden hemen oracıkta menemen yapabilir, önceden ısıttığınız güveçte misafire kendi yumurtasını masada kırıp pişirme imkânı verebilirsiniz.

O zaman memnuniyet kelimesinin ve beklentileri aşmanın yüze yansımasına tanıklık edeceksiniz.

Eğlenceli gastronomi günü;

Yörenizin öne çıkan ürününü misafirlerinizle toplamaya gidin. Bu; çilek, kayısı, portakal, şeftali bile olabilir. Sonra işletmenizde bu ürünlerle cooking class yaptırın onlara.

Eğer bu öneriler az geldi ise Youtube'daki ‘Yaşayan Mutfak’ kanalına girin ve ilk paylaşılan videolara göz atın. Orada bunlar gibi nicelerini göreceksiniz.

Gelin %100 yerli olan ‘Yaşayan Mutfak’ akımını önce bizler uygulayalım sonra da tıpkı slow food gibi tüm dünyaya yayılışını seyredip hep birlikte gururlanalım.

Bunların uygulanabilirliğini görüp illa da emin olmak istiyorsanız o zaman açıldığında Ülke turizminin bir başyapıtı olarak gelecek nesillere kalması amacıyla yapılmış Ajwa CAPPADOCIA’ya gelin ve yerinde deneyimleyin hepsini.

Saygılarımla

Hüseyin Bölük

www.yasayanmutfak.com.tr

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Yorumlar
Deniz RIDVANOĞULLARI
23 Ağustos 2020, Pazar 04:12
Şefim gözlemleme kabiliyetiniz gerçekten çok etkileyici. Aslına baktığımız zaman her bir şefin ileriye dönük bir bakış açısı ön sezileri ve tespitleri olmalı sonrasında ise bunların tümünü sentezleyip başında olduğu veya ekibinde yer aldığı işletmelerin vizyonunu değiştirmek için daha kaliteli iş yapabilmek için elinden geleni yapması gerek. Bu tespitlerin ışığında (uygulandığı sürece) Türk mutfağı ve turizmi kazanacak...
Metin Demircan
02 Mayıs 2020, Cumartesi 02:43
Sayin Şefim; cok guzel ve faydalanmak isteyene mukemmel bir yol haritasi. Bu pandemiden sonra basta otelcilik olmak uzere hicbirsey eskisi gibi olmiyacak. Bastanberi guzel ulkemin turizmine enbuyuk zarar olarak dusundugum hersey dahil konsepti degisime ugrayacak ve ugramak zorunda. Doviz gelsinde hizmet kalitesi,hijyen, acik bufe israfi ve ne oldugu belli olmiyan icecek cesitleri gibi gozardi ettigimiz unsurlar tekrar bir standarta gelecek diye dusunuyorum. Kaliteli musteri seckin musteri ne istedigini bilen musteri ve kaliteli hizmet kaliteli ve kalifiye yonetim kaliteli lezzet bundan sonra bulusmali. Binlerce yatakli buyuk oteller degil butik oteller sizin bu yazinizdaki konsepti kaldiracaktir. Alacarte veya a la minute servis buyuk otellerin personel masrafindan tutunda servis zamanina kadar herseyde problem olacaktir. Saygilar
Mehmet ESLEK
18 Nisan 2020, Cumartesi 05:01
Sevgili ustam, Kalemine sağlık, yüreğine sağlık içinde bulunduğumuz ortamı en güzel şekli ile anlatmışsın.
Kubilay Onder
17 Nisan 2020, Cuma 07:29
Huseyin chefim merhaba, Burada ele aldiginiz konu bizlere resmen modernlesip digitallesen ve nereye gittigini gormedigimiz gelecekteki hayatin icinde kaybolup gitmeden topragi ve onun verimli yuzunu gostermeye bir kez daha yardimci olmustur ve ne ekersen onu picersin deyimini de onumuze tum gercekligiyle serip gelecekteki yerimizi secmenin aslinda bizim iki avucumuzun arasinda oldugunu son derece aciklayici ve ornekleriyle biz turuzimcilere sunmus oldunuz . Verimli ve etkin bir turizm adina isletmecilerin en kisa zamanda kendi yasayan mutfaklarini olusturmalarinda surdurulebilir turizimi destekleyip gelecekteki yerlerini garantilemek icin en dogru secimin Yasan Mutfaklar ve yoresel tatlarda olduguna yonelik calismalar yapmalari gerekmektedir. Bu cok degerli ve etkili bir projeye imza attiginiz icin sizi en icten dileklerimle tekrar kutlarim. Turkiye icin baslatmis oldugunuz bu turizm devrini dunyanin heryerinde gorebilmeyi cok isterim.
Suat Akyürek
14 Nisan 2020, Salı 07:30
Her şey dahil sistemin getirdiği tekdüzeliğe çözüm olarak ortaya koymuş olduğunuz özverili çalışmaların sonucu olan yaşayan mutfak akımı umarım dikkate alınır.. Yazılarınız Türk turizmi ve Türk mutfağı adına oldukça faydalı ve yakından takip ediyorum. Bu tür yaratıcı çözüm önerilerinizin ve projelerinizin artması dileğiyle, selamlar..
Mehmet Kudat
14 Nisan 2020, Salı 03:10
Sayın kıymetli Chefim öncelik le emeğinize saglik Bazılarını belki çoktan biliyorsunuz, defalarca tattınız. Bazılarını belki siz de bizim gibi, ilk defa duyuyorsunuz. İster en yakındakinden daha uzaktakine, ister daha çok merak ettiğimizden daha az ilgimizi çekene, ister de ucuzundan pahalısına... Hiç fark etmez. Bu zenginliğin hepimiz eşit mirasçısıyız ve payımıza düşeni almak için yollara dökülme vakti bu dönemde covid-19 salgını dolayısı dünyayı teslim alan hastalığı malum ülke olarak bir parça etkilendik tüm sektörler gibi bizlerde turizm çalışanları olarak malum bu mesleğimizden geri adım atmamız söz konusu değildir, tam tersi düşünmeye çok vaktımız oldu bizler daha çok örgütlenerek ben değil bizler diyerek mesleğimizi icra ederek daha çok değer hak ederek ucuza çalışmayarak büyük bir rola sahibiz TÜRK MUTFAĞI türk turizmi bizlere ihtiyacı var bizler olmasak hiç bir şey ne keyifli nede lezzetlidir ülkemize gelen turistler deniz kum güneş için gelmiyorlar bilinki turizmin değerli büyük bir parçasıyız bu mukaddes mesleği en iyi şekilde sunmaktayîz el birliğiyle özümüze ve türk mutfağı 'na sahip çıkalım. SAYGILARIMLA CHEF MEHMET KUDAT
Mehmet Kudat
14 Nisan 2020, Salı 03:07
Kıymetli chefim Hüseyin Bölük Bazılarını belki çoktan biliyorsunuz, defalarca tattınız. Bazılarını belki siz de bizim gibi, ilk defa duyuyorsunuz. İster en yakındakinden daha uzaktakine, ister daha çok merak ettiğimizden daha az ilgimizi çekene, ister de ucuzundan pahalısına... Hiç fark etmez. Bu zenginliğin hepimiz eşit mirasçısıyız ve payımıza düşeni almak için yollara dökülme vakti bu dönemde covid-19 salgını dolayısı dünyayı teslim alan hastalığı malum ülke olarak bir parça etkilendik tüm sektörler gibi bizlerde turizm çalışanları olarak malum bu mesleğimizden geri adım atmamız söz konusu değildir, tam tersi düşünmeye çok vaktımız oldu bizler daha çok örgütlenerek ben değil bizler diyerek mesleğimizi icra ederek daha çok değer hak ederek ucuza çalışmayarak büyük bir rola sahibiz TÜRK MUTFAĞI türk turizmi bizlere ihtiyacı var bizler olmasak hiç bir şey ne keyifli nede lezzetlidir ülkemize gelen turistler deniz kum güneş için gelmiyorlar bilinki turizmin değerli büyük bir parçasıyız bu mukaddes mesleği en iyi şekilde sunmaktayîz el birliğiyle özümüze ve türk mutfağı 'na sahip çıkalım. SAYGILARIMLA CHEF MEHMET KUDAT
Kadri komşu
14 Nisan 2020, Salı 02:25
Şefim kaleminize yüreğinize sağlık herzamanki gibi tespitleriniz çok doğru. Teşekkürler ustam
Ercüment ULUÇER
14 Nisan 2020, Salı 08:45
Sevgili Hüseyin Şef, Kaleme aldıkların, bütün meslektaşlarımızı ilgilendiriyor. İnanıyorum ki, gün gelecek herkes bu konsepti işletmesine uyarlamaya çalışacak. Salgın hastalıklar nedeniyle değil, olması gerektiği için alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor. Seninle birlikte çalışıyor olmak beni çok mutlu ediyor. Yaşayan Mutfak konseptine dahil olacak bütün projeleri tek tek uygulayacağız inşallah. Tüm dünyadaki insanların en kısa sürede eski sağlıklı ve huzurlu günlerimize geri dönmesini diliyorum.
Osman kaplan
13 Nisan 2020, Pazartesi 11:29
Hüseyin şef merhabalar; Kesinlikle fikirlerinde hemfikirim inşallah öncelikle ülkemizi saran şu corona salgınından en hafif zararla çıkarız daha sonrasinda kalemine almış olduğun misafir memnuniyetinin en üst seviyelere dayandığı, turizim çalışanları kalifiye meslektaslarimizinda işlerinin başlarına sağlıklı bir şekilde dönmesini büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Değerli şefler ve yöneticiler bu yorumları okuyan herkese sesleniyorum lütfen şefin bahsettigi konulara sizlerde özen gösterilmesi için daha fazla çaba gösterin kaliteyi ucuza kapatmaya çalışanlara fırsat vermeyelim,(kendine güvenen ve Emin şefler yetiştirelim) misafirlere candan hizmet edelim onlara beklentilerinin üzerinde hizmet edelim (basit dokunuşlar buna yetiyor) bunu yatırımcılara ve bir üst yönetime lütfen hissettirelim herşey bizlerin elinde yeni yorumlarda görüşmek dilegiyle saglicakla kalın.
Tuncay Karabak
13 Nisan 2020, Pazartesi 10:30
ülkemiz adına attığınız her adımın ileride Türk mutfağının tanınmasında büyük bir pay sahibi olacağına gönülden inanıyorum. Yaptığınız işin hakkını vererek ve gönülden severek yaptığınızı da unutmamak gerekir. Sizin şu an fidan olarak ektiğiniz ‘Yaşayan mutfak’ konsepti ileride koskoca bir Çınar’a dönüşeceğine de eminim. İnşallah işletme sahipleri ve Otel yöneticileri sizin başlatmış olduğunuz akımın bir parçası olmayı başarabilirler. Başarılarınız daim olsun..
Aziz Yıldız
13 Nisan 2020, Pazartesi 09:51
Ustam yine harika bir konuya parmak basmissin eline yüreğine kalemine sağlık inşallah faydalanan ve bu görüşünü benimseyen oteller ve kişiler olur sağ ol var ol
Çağlar Eryılmaz
13 Nisan 2020, Pazartesi 09:25
Hüseyin Şef her seferinde kaliteli hizmete önem veren açıklamalarda bulunmanızı takdir ediyorum. yetkili birimlerin, otel sahibleri ve yöneticilerinin herşey dahil sistemini miniminize ederek kaliteli sisteme geçmeleri ülke turizmi açısından daha çok faydalı olacağı düşüncesindeyim, çünkü Türkiye kaliteli turizmi, gerek coğrafi yapısı olsun gerekse turizmi yapılan yatırımlar olsun bunu hak eden bir ülke
Çimen Sevanç
13 Nisan 2020, Pazartesi 08:54
Ne demişti o meşhur konuşmasının başında Martin Luther King? "I have a dream!" Bir hayali olmalı insanın gerçekleştirmek için aşkla her güne uyandığı! Sizdeki bu hayal ve aşka her daim hayranım ve gerçekleştirdiğiniz hayalinizin tüm dünyaya örnek olmasını en içten duygularımla niyet ediyorum. Ve de olsun! İyi ki varsınız. Yüreğinize,emeğinize sağlık.
Ergül Kanik
13 Nisan 2020, Pazartesi 08:33
Çok güzel bir yazı olmuş.insallah bazi kafalar değiştir ve pandemi den sonra da bu öngörülerinize göre kökten değişim olur. Öncelikle personele ilgi ve hijyen anlamında
Ertuğrul Hücüptan
13 Nisan 2020, Pazartesi 08:33
Kıymetli Hüseyin Ustam, düşüncelerinize tamamen katılıyorum. Önerilerinizin yeni dönemde başarılı olacağına da eminim. Çünkü bunlara sizinle birlikte bizzat şahit oldum, hatta yaşadım. Belirttiğiniz "Yaşayan Mutfak" aktivitelerinin hepsi birbirinden keyifli ve unutulmaz anılar biriktiriyor. Bunları düşündüğümde tatlı bir tebessümle anıyorum ve bana mutluluk veriyor. Kilit faktör de bu bence. Böylelikle insanlar diğer sistemdeki gibi yiyip, gidip unutmuyorlar. Aksine unutmayanlar, dostlar biriktiriyorsunuz. Bu hem kalıcı oluyor, hem de gittikçe büyüyen bir "Dost Müdavim" kitlesi yaratıyor. Buna bir de, yeni dönemde fiziksel mesafenin de önem kazanacağı eklenince ki söz konusu aktivitelerde bu kuralı kolaylıkla uygulayabilirsiniz, insanların güven duyguları pekişecektir. Ne diyelim, gerisi sizin sihirli ellerinize kalıyor. Sağlıklı ve mutlu günlerde görüşmek dileğiyle..
Öner çulfaz
13 Nisan 2020, Pazartesi 08:22
Değerli şefim öncelikle her zaman kalemine dökmüş olduğun gibi bu seferde mürekkebin hakkını vermişsin gercekleri ve olacakları bu makalende file getirmişsin yüreğine sağlık her daim severek ve merakla okuyoruz senin kaleminden dökülen anlamlı ve yararlı tüm cümleleri Şahsım adına ben sana çok teşekkür ederim değerli şefim abim
Turgay Cecen
13 Nisan 2020, Pazartesi 08:01
Merhaba chefim gercekten cok güzel ve anlamlı bir paylaşımda. Bulu muşsun cok hoşuma gitti okuduğum zaman cunku olacak şeyleri paylaşmısın gureğine ve emeğine sağlık saygılar.
Cüneyt ATEŞ
13 Nisan 2020, Pazartesi 07:57
Hüseyin Şef'im merhabalar. Devamlı doğala dönmeye çalışıyoruz ama işletme sahiplerinin buna sahip çıkmaları gerekiyor. Her şey dahil sisteminden dünya vazgeçmek üzereyken ülkemizde en üst düzeylere çıkması inanın çok ilginç. Yaklaşık 23 yıllık turizm geçmişim ve akademik geçmişim olduğunu bilen arkadaş ve dostlarım tatil tavsiyesi istedikleri zaman pansiyon önerip, yemeği görebildiğiniz yerde yiyin dediğimde "nasıl olur?, her şey dahil varken!" diye beni bile eleştiriyorlarsa sanırım biraz geç kalmış oluyoruz. O yüzden siz ve sizin gibi öncülerin liderliğinde turizmi yeniden şekillendirmeliyiz. Yaşayan Mutfak akımını takip eden biri olarak kesinlikle uygulanması gerektiği taraftarıyım. Corona virüs nedeniyle insanlar artık kendi evlerinde eski yemekleri, ekmekleri yapmaya başladılar. Bu fırsatı Yaşayan Mutfak akımıyla desteklemek, geleceği inşa etmeye başlamak için iyi bir başlangıç olacaktır. Turizm camiasının sizi yalnız bırakmamalarını diliyorum.
Unal Boluk
13 Nisan 2020, Pazartesi 07:33
Cok yerinde ve isabetli tespitler yapmissin abi, belirttiklerin cok dogru, aynen katiliyorum.
Kadir ARSLAN
13 Nisan 2020, Pazartesi 07:02
Hüseyin bey kaleminize , yüreğinize, emeğinize sağlık vizyonel bir yazı okudum. Teşekkür ederim.
Kadir ARSLAN
13 Nisan 2020, Pazartesi 07:02
Hüseyin bey kaleminize , yüreğinize, emeğinize sağlık vizyonel bir yazı okudum. Teşekkür ederim.
Yasemen Qehremanova
13 Nisan 2020, Pazartesi 07:01
Huseyn Usta biz sizinle qurur duyuruq,iyi ki sizinle calisiriq,ellerinize saqliq,her seyi cok gozel anlatmisiniz,insallah adiniz turizm sektorunda qizil herf lerle yazilacaq
Sedat Balkan
13 Nisan 2020, Pazartesi 06:40
Hüseyin ustam yazınız ve projeniz gayet başarılı. Gelişen Türk mutfağının en büyük silahlarından birisi de "Yaşayan mutfak" akımı olacaktır. Teşekkürler
Uğur Sayar
13 Nisan 2020, Pazartesi 06:32
Bizlere müthiş rol modelisiniz.. Tüm fikirlerinize katılıyorum. Kaleminize yüreğinize sağlık , Saygılarımla ..
Can Canpolat
13 Nisan 2020, Pazartesi 06:20
Hüseyin ustam, Hasbel kader bu işe canı gönülden emek vermiş ve vermeyede devam eden bir sektör gönüllüsü olarak, düşüncelerimi, kaygılarımı dile getirmişsiniz, ne mutlu size ve bizeki sizin gibi doğru emekçiler hala bu sektörde varlar.
Mehmet Can yıldız
13 Nisan 2020, Pazartesi 06:13
Hüseyin Şefim güzel bir yazı olmuş. Evet aynen katılıyorum Teşekkürler..
Samet Kayhan
13 Nisan 2020, Pazartesi 06:11
Bildiğiniz kendiniz geliştirdiğiniz ve bu denli kıymetli bilgileri herkesle paylaşacak kadar açık gönüllü olmanız yanınızda çalıştığımız için bize birkere daha gurur veriyor şefim .
Musa Korikov
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:57
Şefim bravo, her zamanki gibi düşünceleriniz de ve önerilerinizde çok aklı ve isabetlisiniz. Sizinle aynı düşünmemek mümkün değil! Çok yakında bu net bir şekilde görülecektir. Bundan son derece eminim. Tekrar elinize ağzınıza sağlık diyorum, ve yeni projelerinizi ve onerilirinizi sabirsizla bekliyoruz.
Ercan GENER
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:56
Tebrik ederim Hüseyin usta.malesef her gecen yıl içinde olduğumuz turizm için kabuk değiştirmemiz gerektigi apaçık ortaya cikmisken sunmus olduğumuz yasayan mutfak fikri cok başarılı, umut ediyorum ki ülkemiz vede milletimiz turizm konusunda şuan ki bulunduğu yerden cok daha yukarılara cikacaktir.saygilarimla.
Ebru Onat Göktaş
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:53
Doğal, sağlıklı, dengeli, farklı kültürleri yansıtan alternatif menülerle bir tatil yaşamak, doğru beslenme alışkanlıklarını topluma kazandırmak adına örnek olacak bir akım... Keyifli bir tatilin sağlıklı beslenerek de mümkün olabileceğini öğretecek bir yaklaşım. Tebrik ediyorum.
Büşra Doğukan
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:43
Ellerinize sağlık şefim. Mesleğimize bu kadar saygı duyan ve geliştirmeye çabalayan, nesli tükenmekte olan sizin gibi bir virtüözle çalışmak gerçekten benim açımdan büyük bir şans.
İlker ören
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:38
Chef guzel yazi olmus dogru tespitler kesinlikle bizim ulkemiz kaliteyi hakediyo bu salgindan sonra umarim bu doldur boşalt azalir ve daha kaliteli misafirlere hizmet ederiz hem patronlar istedini alir hem personel saygilar
Serkan Paydak
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:37
Hüseyin bey, Yaşamsal tecrübelerinize dayalı yazmış olduğunuz makalenizde tesbitleriniz çok değerli.Makalenizde belirttiğiniz her görüşe imzamı atıyorum.Salgın sonrası konaklama ve hizmet sektöründe beğeniler ve tercihler çok kökten bir değişime uğrayacağını düşünüyorum.Sizin Yaşayan Mutfak projeniz ve konseptinizin yeni dönemde başarı grafiğinin yükseleceğine inanıyorum.Tebrik ederim.
Eren YILMAZ
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:36
Merhaba Hüseyin Ustam, herzamanki gibi doğru tespitlerde bulunmuşunuz. Yüreğinize sağlık, dilerim başarılarınız daim olur...
Idris ince
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:21
Ustam yine harika bir konuya parmak basmissin eline yüreğine kalemine sağlık inşallah faydalanan ve bu görüşünü benimseyen oteller ve kişiler olur sağ ol var ol
Canan Kazancı
13 Nisan 2020, Pazartesi 05:16
Şefim bravo Çok güzel öneriler tespitlerle dolu bir yazı olmuş. Umarım bu pandemi biran önce son bulur bizlerde bunun gibi öğretilerin ışığında yolumuza devam ederiz . Sağlıklı günler dilerim
Çetin Göktaş
13 Nisan 2020, Pazartesi 04:55
Çağımızda uzaklaştığımız doğal ve sağlıklı beslenme alışkanlığına Yaşayan Mutfak anlayışı ile kavuşacağımıza inanıyorum. Şeflerimiz ve halka bu anlayış birçok kanaldan anlatılmalı.
Yıldıray Yurdakul
13 Nisan 2020, Pazartesi 04:49
Hüseyin Chef, ağzınıza sağlık. Olması gereken sistem anlayışını ne yazık ki corona virüs dayatacak gibi görünüyor. Tüm düşüncelerinize katılıyor başarılarınızın devamını diliyorum. Sevgiler saygılar.
Çetin Göktaş
13 Nisan 2020, Pazartesi 04:47
Yaşayan Mutfak anlayışı, hem otelcilik hemfe diğer alanlarda yaygınlaşacaktır. Bu sayede sağlıklı bir toplum olacağız.
Ali Demir
13 Nisan 2020, Pazartesi 04:45
Yaşayan Mutfak Hüseyin Bölük Şefim yine dahiyane bir istatistik ve makale Türk mutfağı ve gastronomisine müthiş bir yön ve katkı saglıyorsun Başarılarının devamını dilerim
Ersin saydan
13 Nisan 2020, Pazartesi 04:38
Merhaba hüseyın cheffim yazinizi buyuk bir kyifle ve dikatlice okudum muhtesem tespitler ve analizler goruyorum geçmiş dönemlerde beraber çalıştık aynı ortamda bulunduk hizmet sektöründe beraber ter döktük dediginiz gibi bu günlerde geçecek önemli olan kendimize ders çıkarmak ve her kesin her kesimin kendi üzerine düşen görevi yapmak zorundadır bende yılların verdiği mesleki tecrübelerim i bugüne kadar nasıl hizmet ettiysem bundan sonrada değişmeyecek hizmet anlayışımız insan odaklı kimin ne yemek istediği degi o yemeği insan sağlığı için yapmalıyız selamlar saygılar sevgiler basrailarin daim olsun inşallah güzel insan
Cenhiz Aslan
13 Nisan 2020, Pazartesi 04:34
Yazınızı okudum ve eski bir Kültür ve Turzim mensubu olarak çok beğendim. Türk mufak küktüründe zanan ve mekan yönetimini ergonomi ve hijyen konsepti ile değerlendirneniz gerçekten de Türkiye turizim için öncelikle değerlendirilmesi getejen bir konu. Nu konudaki düşünce ve önerileriniz mükemmel. Sizi kutluyorum.
Aydın Şenol
13 Nisan 2020, Pazartesi 04:34
Hüseyin ustam, Her zaman olduğu gibi çok doğru öngörüler ve tesbitler yapmışsınız. Ayrıca önerileriniz hiç de zor işler değil. Sizinde söylediğiniz gibi yeterki isteyelim ve lezzetli yapabilelim! Saygılar...
Ugur Bayazıt
13 Nisan 2020, Pazartesi 04:34
Hüseyin Şefim dillerine sağlık güzel bir yazı olmuş. Evet aynen katılıyorum bir beslenme uzmanının olması konusunda. Teşekkürler
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha