Yeni Arayışlar, Yeni Alternatifler ve Yeni İpek Yolu Turizmi

Prof. Dr. Ozan Bahar
Prof. Dr. Ozan BaharMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi
14 Temmuz 2020, 13:29

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren turizm, dünya ekonomisinde en hızlı gelişen sektörlerden biri haline gelmiştir. Çoğu zaman ulusal ve bölgesel kalkınmada bir araç olarak kullanılan turizm, küresel arenada da rekabet gücünün önemli bir belirleyicisi olmuştur. Turizm sektörü; gelir sağlama bağlamında iş ve vergi gelirlerinin oluşturulmasında, ödemeler dengesi problemlerinin hafifletilmesinde rol oynayan önemli bir sektör olarak kendine yer edinmiştir. Ekonomik açıdan turizm sektörünün her geçen gün hızlı bir şekilde büyümesi, ülke ve bölgeler arasında uluslararası turizm gelirinden daha çok pay alınmak istenmesi, bu sektördeki rekabetin de her geçen gün giderek artmasını beraberinde getirmiştir. İpek Yolu turizmine yönelik potansiyelin farkında olan ülkeler ise küresel ekonomi açısından önem arz eden İpek Yolu’na ilişkin çalışmalara yoğunluk vermiştir.

“İnsanlık tarihinin en önemli rotası” olarak bilinen antik İpek Yolu, Doğu ve Batı arasındaki ilk köprüdür ve uzun yıllar boyunca Çin, Orta ve Batı Asya ile Roma imparatorlukları arasındaki ticareti sağlayan önemli bir yol olarak kullanılmıştır.Son birkaç yıldır, Çin bu marka ismi yeniden gündeme getirmeye başlamış ve Yeni İpek Yolu projesini ortaya atmıştır. Yeni İpek Yolu konsepti Asya ve Avrupa’yı yeniden ve daha güçlü bir şekilde birbirine bağlamak için geliştirilmiş bir stratejidir. Dolayısıyla, aynı bölgede turizmi yeniden canlandırmak da oldukça önemlidir. Böyle bir geçmişe sahip topraklar üzerinde turizmin gelişmesi tarihi, sosyo kültürel ve ekonomik açıdan büyük önem taşımaktadır.

Çin’in Modern İpek Yolu Projesi kapsamında geliştirmiş olduğu “Tek Kuşak Tek Yol,” İngilizce ismiyle “One Belt One Road” projesi, deniz ve kara hatlarıyla şuan toplamda 65 ülkeyi kapsamaktadır. Bu 65 ülke ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerdir. Bu ülkeler 4.4 milyar nüfus ile dünya nüfusunun % 63’ünü ve 21 trilyon dolarlık ekonomik hâsıla ile dünya gelirinin %21’lik payını içinde barındırmaktadır. Tarihi İpek Yolu'nun günümüzde anlam ve öneminin yeniden fark edildiği aşikârdır ve yeniden canlandırılması Türkiye için pek çok fırsatı içerisinde barındırmaktadır. Dolayısıyla İpek Yolu'nun yeniden canlandırılması için yapılan toplantılar, girişimler, anlaşmalar, başlatılan ve planlanan projeler, İpek Yolu'nun ne kadar ciddiye alındığının ve önemsendiğinin işaretleridir. İpek Yolu'ndan bahsedildiğinde, akıllara sadece kara İpek Yolu gelmemelidir. Çünkü İpek Yolu denildiği zaman; demir İpek Yolu, deniz İpek Yolu, hava İpek Yolu, kültür İpek Yolu, Turizm İpek Yolunu kapsayan bir bütünden söz edilmektedir. Bu bütüncül İpek Yolu anlayışı ise kara yolları, demir yolları, kıtalar arası ulaşım koridorları, ana kentler ve lojistik üslerden oluşan ve geçtiği bölgeleri besleyen, böylece hem bölge ülkelerinin kalkınmasına yardımcı olan ve hem de dünya ile entegre olmasına katkı sağlayacak gelişmeleri içeren bir yaklaşımdır. Bu noktada bir alternatif pazar olarak, Çin’in Bir Kuşak Bir Yol projesi ile tekrar gündeme gelen İpek Yolu Turizmi ise yükselen bir değer ve bir niş alan olarak değerlendirilebilir niteliktedir.

Bundan birkaç hafta önce danışmanlık yaptığım doktora öğrencim Dr. Nur Çelik İlal tarafından “Türkiye’de Turizm Paydaşları Açısından Yeni İpek Yolu Turizminin Geliştirilmesinde Politika ve Güç İlişkisi” başlığı altında doktora tezi savunuldu. Tez, Bir Kuşak Bir Yol projesi ile yeniden gündeme gelen İpek Yolunun turizm bağlamında Türkiye’deki önemini vurgulamak ve İpek Yolu turizmine yönelik politika oluşturma sürecinde paydaşlar arasındaki güç ilişkilerini dikkate alarak, Türkiye’de İpek Yolu turizminin nasıl geliştirileceğine katkıda bulunmak amacıyla hazırlandı. Yeni İpek Yolu turizminin geliştirilmesi ile birlikte, Türkiye’nin Avrupa pazarının yanı sıra başta Asya pazarı olmak üzere tüm dünyada alacağı payı arttırması öngörülmektedir. İpek Yolundan geçen ve bu güzergâhta jeopolitik öneme sahip olan Türkiye’de, Yeni İpek Yolu turizminin doğru planlama ve politika ile geliştirilmesi oldukça önemlidir.

Küreselleşme, daha fazla yabancı turist akışına ve uluslararası turizm destinasyonu için artan küresel rekabete yol açacak olan sınırları aşmayı kolaylaştıran bir süreçtir. Ekonomik büyüme ve artan alım gücü ile birlikte dünyada turizm hareketlerinde her geçen gün artış yaşanması kaçınılmazdır. Birçok krize rağmen turizm her geçen yıl büyümeye devam etmiştir. Covid 19 süreci bugüne kadar eşi benzeri olmayan bir süreç olarak değerlendirilse de kısıtlamalar kalkar kalmaz insanların tatil planları yaptıkları görülmektedir. Bu süreçte geçici bir süreçtir. Dolayısıyla değişen demografik yapı, hane halkı yapısındaki önemli değişiklikler, kentleşme, eğitim seviyesi, çalışma koşulları gibi birçok faktör turist profilinde de değişikliğe yol açmaktadır. Özellikle Avrupa pazarını tüketen turist profili ileriki süreçte daha farklı destinasyonları tercih etme eğiliminde olacaktır. Bu noktada ise İpek Yolu güzergâhında yer alan ülkeler avantajlı durumda olacaktır.

Sonuç olarak, Yenidünya düzeni İpek Yolu üzerinde şekillenmekte olup, Türkiye'nin akılcı politikalar sergileyerek dünyanın ileri gelen ülkelerinden biri haline gelmesi bu alanda yapacağı atılımlara bağlıdır. Bu alanda başarı sağlanması durumunda ise İpek Yolu turizminin gelişimi ile dünya üzerinde tüm ekonomik ağı yöneten G7 ülkelerine bağımlılığı azaltmakta söz konusu olacaktır. Türkiye’nin turizm sektörü üzerindeki 3-4 Avrupa ülkesine ve son yıllarda Rusya’ya olan bağımlılığını (Hollanda Hastalığı) azaltmak için belki Yeni İpek Yolu üzerindeki ülkeler önemli bir fırsat olabilir. Yeni pazarlar ve farklı ürünler ülkeye her zaman iyi gelebilecek çözümlerdir. Unutmayınız! DEĞİŞİM; hepimizin için belirsiz ve korkutucu olabilir. Bunu yenmenin en iyi yolu, kendinizi %100 emin veya sakin olmadığınız bir durumun içine sokmaktır.

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Etiketler:Ozan Bahar
Yorumlar
Vekil48
15 Temmuz 2020, Çarşamba 08:51
İpek yolunun yeniden canlandırılması demek Türkiye’nin kendi ayağına kurşun sıkması demektir. Türkiye ve için birçok sektörde çinle rekabet halinde Avrupa’ya mal satma yarışı içimdedir. En büyük avantajımız ise konumumuzdur. İpek yolu projesiyle bu rekabette en büyük avantajımızı kendi elimizle kaybediyoruz ve küçük kobilerimizden büyük şirketlerimize kadar özel sektörümüzü ihracat yapamaz hale getirecektir.yerli üretimimizi bitirme projesi Olan İpek yolu projesi ülkemizin kendine atacağı en büyük kazıktır turizminden gelecek 2 -3 milyar dolar diğer tarafta 30 milyarlık Avrupa pazarımızı kaybettirecektir bu da en büyük ahmaklıktır
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha