Vakit potansiyeli kinetiğe dönüştürme vaktidir

Hüseyin Bölük
Hüseyin BölükRixos Khadisha Shymkent Executive Chef
sayfayı yazdır, turizm ajansı
19 Haziran 2018, 20:36

Son üç yıldır ülkemizin yaşadığı badirelerden ve devletin turizmde etkin bir politika izlememesi gibi başlıca sebeplerden dolayı (ki bunlar epeyce çeşitlendirilebilir!) başta İspanya, Yunanistan ve İtalya olmak üzere birçok Akdeniz ülkesi turizmde ortalama %30 oranında ilerleme kaydettiler. Nitekim aynı ilerlemeyi Portekiz’de de gördük. Doluluklarda atağa kalkan bu ülkelerin arasına geçen yıl Mısır’da girdi!

2016 ve 2017 ye göre ülkemizin durumunda ciddi bir değişiklik olmamasına rağmen, bu yıl turizmcilerin yüzü gülüyor. Çünkü kaybettiğimiz Avrupa pazarını kazanmaya başladık. Bir de kurda yaşanan hareketlilik olmayaydı tadından yenmezdi vesselam!

Sözü daha fazla uzatmadan mevzuyu konu başlığına bağlamak istiyorum. Bir önceki satırda da vurguladığım gibi ülkemizde bir önceki yıllara göre değişiklik olmamasına rağmen bu yıl Avrupalı turistin bizi tercih etmesinin en belirgin özelliği ülkemizde aldıkları hizmeti gittikleri yerde görmemiş olmalarıdır! Vermiş olduğumuz turizm hizmeti kesinlikle alışkanlığa dönüşmüş ve alışkanlıklarından kopmak misafirlerimize ağır gelmiş ve bu yüzden tekrar bizimledirler.

Ananelerimizden gelen konukseverlik bizim ciddi anlamda potansiyel enerjimizdir. Mevcut potansiyel enerjiyi harekete geçerek kinetik enerjiye dönüştürme mevzuuna gelmeden önce tek başına potansiyel enerjimizin de yeterli olmadığına değinmek istiyorum müsaadenizle…

Evet bizim mayamızdaki konukseverlikten kaynaklı potansiyel enerjimiz üzerine gökdelen dikilebilecek kadar sağlam bir temeldir. Lakin buna rağmen biz bu temelin üzerine kondurduğumuz gecekondu vari salaş barakalarla yetiniyoruz.

Nasıl yani Hüseyin şef üstüme iyilik sağlık, trilyonluk işletmelerimizi baraka diye mi tabir ediyorsun!

Eğitimli, donanımlı kalifiye insan faktörü yeterli olmadığında onca yatırımlar salaş bir mekâna dönüşür. Çünkü servisi yapan hizmeti veren altın kaplama varaklar veya ithal mermerler değil insanlardır. Tam da bu noktada her zaman övündüğümüz Türk misafirperverliği ise bireysel iyi niyetten öteye gidemez. Turizm Bakanlığımız başta olmak üzere, turizm fakülteleri hatta maliyet odaklı işletme yöneticileri ve dahi proje aşamasında bile operasyon departmanlarından kırpan yatırımcılar mercek altına alınmalı ve herkes ciddi anlamda öz eleştiri yapmalıdır. Çünkü bahsettiğim temelimiz seneye bizi kurtarmayabilir. Bu konu her bir perspektiften ayrı ayrı sayfalarca yazılıp çizilip irdelenebilir lakin vakit bu konuya virgül atıp kinetiğe geçme vaktidir.

Ülke olarak gerçekten harekete geçmeli ve genlerimizden gelen bireysel iyi niyetlerdeki potansiyel enerjiyi kinetiğe dönüştürmeliyiz acilen. Neden mi çünkü bulunduğu konum itibariyle ülkemiz ateş çemberinin içinde ve kim gelirse gelsin, durumumuz ne kadar iyileşirse iyileşsin mutlaka Ortadoğu’nun med-cezirleri bizim sahillerimizi de vuracaktır.

Peki, hangi konular önceliğimiz olmalı?

Acilen pazarımızı çeşitlendirmeli ve kişi başı harcamaları yüksek milliyetlere odaklanmalıyız.

Deniz kum güneş turizmi gibi kendi kendini satan turizm kolunun dışında kültür, sağlık, sanat, alternatif sporlar ve gastronomi turizmlerine de yatırım yapmalıyız.

Tüm dünyanın takip ettiği ve bir sonraki yılı iple çektiği uluslararası festivaller arasına girecek en az iki festival organize etmeliyiz. Bunlardan biri tüm Türk dünyasında amatörce kutlanan lakin biz de o amatörlüğün bile yapılmadığı Nevruz olabilir.

İnsanlığın çıkış noktası olan Mezopotamya’nın; yakın ve uzak doğuyu Avrupa’ya bağlayan tarihi İpek Yolu’nun küllerinden yeniden doğmasını sağlayacak projelere imza atılmalıdır. Bu işe GöbekliTepe’den başlanabilir mesela.

Bir şef olarak benim de pek çok önerim var lakin gastronomi turizmi konusunda neler yapılabileceğini en iyi bilen bu konudaki bana göre en önemli değerimiz Gastro Masa bilir.

Sektörde o kadar duayen yeteneğimiz var ki ancak birinci sorunumuz işin ehline verilmemesidir. İşin verilmesinden geçtik ehline mikrofon uzatılmamasıdır.

Kısa olmasa da en azından orta vadede turizmde trendleri belirleyen, akımların membaı olan ülke konumuna gelmemiz ümidiyle…

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
M.Fatih SARI
20 Haziran 2018, Çarşamba 11:44
Evet Şefim, çok doğru ve detaylı tesbitler yapmışsın..??????????
Yorum Yaz
Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
 
 
captcha