TÜRSAB’a karşı yürütenler kampanyanın arkasında kimler var? Firuz Bağlıkaya açıkladı…

16 Mayıs 2021, 00:16
TÜRSAB’ı zayıflatmak için çalışanların farklı hesaplar içinde olduğunu ileri süren TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, yürütülen kampanyanın altında yatan sebeplere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Turizm Meclisi TV’de Savaş Daş, Yılmaz Keleş ve Hasan Arslan’ın sorularını cevaplayan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya önemli açıklamalarda bulundu.

Düzenledikleri “2021 yılı aidatı alınmasın” kampanyasıyla TÜRSAB’ı zayıflatma operasyonuna alet olanlarla ilgili soruyu cevaplayan Bağlıkaya, kampanyaya imza atan meslektaşlarının oynanan oyunun farkında olmadığını ifade ederek, kampanyayı örgütleyenlerin, görünenin ötesinde hedefleri olduğunu ileri sürdü.

“Onlar, şehit aileleri için verilen hac vizelerini satanlardır”

Bağlıkaya, aidat alınmaması için imza kampanyasını organize edenleri, şöyle tarif etti: “Onları aslında herkes çok iyi tanır. Onlar şehit aileleri için ücretsiz verilen hac vizelerini satanlardır. İşine gelmeyen şeyleri söyleyen meslektaşlarına pusu kurup darp edenlerdir. Yıllarca TÜRSAB’ın kanını emip bugünkü mali sıkıntının ortaya çıkmasına neden olanlardır.

Mamaları kesildi, çıldırıyorlar. Eskiyi özlüyorlar. Biz bozduk onların düzenlerini”

“Biz burada durdukça pislikleri ortaya çıkıyor, telaşlarının asıl nedeni bu”

Konuşmasının devamında önemli açıklamalarda bulunan Bağlıkaya, hac-umre operasyonlarında charter faaliyetinde bulunmak üzere kurulan Birlik Havacılık’ın hisse bedellerinin TÜRSAB’ın kasasından ödendiğinin ortaya çıktığını, bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını ve aidatları bahane ederek imza toplayanların kaygılarından birinin de bu olduğunu dile getirdi.

Bağlıkaya, konuyla ilgili şunları söyledi: “Birlik Havacılık vardı, hatırlar mısınız? Birlik Havacılık’tan ödenen hisse bedelleri dahi, TÜRSAB’ın kasasından ödenmiş. Bunların belgeleri çıktı ve savcılığa suç duyurularını yaptık. Biz burada ne kadar uzun kalırsak, o kadar fazla çıkacak pislikleri ortaya. Hemen gitmemizi istiyorlar. Telaş içindeler.”

“Bunların servetinin kaynağı TÜRSAB’dır”

Geçmişte TÜRSAB’da kurulan menfaat örgütlenmesini kendilerinin bozduğunu söyleyen Bağlıkaya, şöyle devam etti: “TÜRSAB’ın yaptığı tüm ticari faaliyetlerini, başka şirketler üzerinden yaparak gelirini sakladılar. Kime ne ödeniyor, sakladılar. TÜRSAB’da herkese, açıktan bu şirketler üzerinden maaşlar primler ödediler. Bundan 5 yıl önce, bugün eleştirdikleri maaşları alan lise mezunu sekreterler vardı. Ama tüm ödemelerde olduğu gibi, bilançoların içine şirket bordrolarına gizlediler. Bu şirketlerin hiç birisi ile ilgili hesap vermedikleri gibi, TÜRSAB’ın kendisi ile ilgili dahi genel kurullara uyduruk, düzmece bilançolar getirdiler.

Genç arkadaşlar bilmezler o zamanları. Bunlar TÜRSAB’ı soyuyorlardı, biz bozduk. Araştırın bakın, bunların servetlerinin kaynağı TÜRSAB’dır.”

“İşte asıl hazmedemedikleri mesele…”

TÜRSAB’da eski ilişki ağını canlandırmak isteyenlerin, makamlarını kullanarak, tüm muhalefeti kendilerine karşı birleştirdiğini söyleyen Bağlıkaya, “Eze eze seçimi aldık. İşte asıl hazmedemedikleri mesele budur” dedi.

“Kartalı üzen, kendi tüyünden yapılmış okla vurulmasıymış”

Birtakım hesaplar içinde olanların, bazı meslektaşlarını kandırarak TÜRSAB’a karşı hareket ettirdiğini belirten Bağlıkaya, bu durumdan duyduğu üzüntüyü, “Kartalı üzen, kendi tüyünden yapılmış okla vurulmasıymış” diyerek şöyle devam etti: “Bana muhalefet olsun diye; sırf benden istediğini alamadığı için; bize verilen oylara ihanet etmediğimiz için; bana ve TÜRSAB’a düşman olanların, bu birlik ve başkanına yapılan operasyonların yanında yer almasını kimse unutmayacak. Unutanlara da biz hatırlatacağız.

Bakın, kim TÜRSAB’a karşı bir tutum ve eylem içindeyse; bu konuda gerçekten özel bir gayret sarf ediyorsa; bunun meslek aşkıyla turizm ile birliğe sahip çıkmakla bir ilgisi olmadığını muhakkak görürsünüz. Altını kazıyıp bakın ya birliğe borcu ya üstünü örtmeye çalıştığı geçmişten gelen bir usulsüzlüğü ya da karşılanmamış bir menfaat beklentisini bulursunuz.

“TÜRSAB’tan menfaatleri kesilenlerin oyunlarına gelmeyin”

Bunların kim olduğunu biz biliyoruz. Bu ortamdan menfaat bekleyip hesap görmeye çalışan, fırsatçılara uyan arkadaşlara da tavsiyem, bir gün gerçekten TÜRSAB’ı yönetmek istiyorsanız, TÜRSAB’dan menfaatleri kesildiği için bu tür operasyonlar yapanların oyununa gelmeyin. Kullanılmış olmaktan başka elinize hiçbir şey geçmez.

“Yarın aynı operasyonları size yaparlar”

Yarın siz TÜRSAB’ı idare ettiğinizde, bunlara menfaat sağlamazsanız, aynı operasyonları, bu sefer de başkalarını kullanarak size yapmaya devam ederler. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Mesleğinize sahip çıkın; Birliğimize sahip çıkın...

“Kullanılmanın utancını ömür boyu taşırsınız”

Yoksa o kongre salonundan başınız eğik çıkarsınız. Bu yaptıklarınızın utancını ömür boyu taşırsınız. Sizi kullananlarda o duygu yoktur. Onlar utanmazlar. Siz gidersiniz başkalarını bulup onları kullanırlar.

Siz, meselenin 3-4 bin lira aidat olduğunu düşünüyorsanız, yanılırsınız. Onlar kayıtsız şartsız, ahlaklı ahlaksız her yola baş vurarak intikam alma peşindeler. Er meydanında kaybettikleri için, kalleşçe rövanş alma peşindeler. Asıl mesele bu…

“İyi niyetlilerin de farkındayız, rol çalmaya çalışanların da…”

Sektörün ve TÜRSAB’ın faydası için çalışan iyi niyetli oluşumların da farkında olduklarına değinen Bağlıkaya, “Üyelerimizin bu dönemdeki iyi niyetli çabalarını takdirle karşılıyoruz. Küçücük dahi bir katkısı olandan da çabalayandan da Allah razı olsun” dedi.

Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: “İyi niyetle bu çaba içinde olanların dışında bir de bu durumu fırsata çevirmeye çalışıp kendi derneğinin ya da oluşumunun popülaritesini artırmaya çalışanlar oluyor. Durumdan vazife çıkarmaya soyunan bezirganlar her dönem oldu. Onları da ibretle izliyoruz.

Seyahat acentalarına ve TÜRSAB’a karşı olan mevcut tavrı, kendilerine fırsat olarak görüp rol çalmaya çalışanlar, bizim talep edip çözümlediklerimiz dışında bir tek konu halledemedikleri gibi, birilerinin seyahat acentalarının yanındaymış gibi bir algı yaratma tiyatrosunda figüran oldular.

“Figüran olup poz verenler ne çözdüler?”

Yani, birilerinin ‘Aslında bizim acentalarla aramız iyi. Biz hepsi ile zaten görüşüyoruz. Burada problemli olan TÜRSAB’ gibi bir algı oluşturmasına yardımcı oldular. Yani bu işin figüranı oldular. Adını duymadığımız dernekler, acentacı mı değil mi belli olmayan bir sürü kişi ya da kuruluşlar, her gün poz verdiler. Ne çözdüler? Bana bir tek şey söyleyin… Söyleyemezsiniz!

“Makamla irtibatın büyüsüne kapıldılar”

Bazı arkadaşlarımız bunu bilerek ve isteyerek yaptı. Bazıları da farkında olmadan yaptılar.

Bazı arkadaşlar sadece ‘yetkili’ kişi ile doğrudan temas etmenin cazibesi ile geçmişlerini unuttular. Söylediklerini, eleştirdiklerini unutup meslek örgütlerinin yok sayılmasına alet oldular.

Bizlere hakaret eden bu ‘eskinin muhalifleri’ makamla irtibatın büyüsüne kapıldılar. Onlara meslek örgütünün anlamını, değerini bilmeyenlerin meslek örgütünün geleceğinde nerede olacaklarını hatırlatmak isterim. Tekrar söylemek lazım, hiçbir şeyin unutulmadığı, kayıt altında olduğu bir dönemdeyiz.”

Yorumlar
cpt
17 Mayıs 2021, Pazartesi 03:57
Yaaaa üstad niye üstü kapali konusuyorsun? Adam gibi söylesene kim oldugunu? Hic yürek yokmu sende?
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha