Turizmde ‘kiralık evler’ meselesi

Mehmet Güneli
Mehmet GüneliGazeteci-Yazar
11 Eylül 2018, 14:27

Paris Belediye Meclisi, turistlere internette günlük ev kiralama hizmeti sunan Airbnb ve benzeri siteleri yasaklamaya hazırlanıyor.

Uygulamanın turizmin kalbi olan şehir merkezini kapsaması gündemde. Girişimin gerekçesi olarak yabancıların ev kiralama yöntemiyle şehrin merkezinde ciddi yoğunluğa neden olması gösteriliyor.

Yabancı zenginlerin bu yola başvurduğunu belirten Paris Belediye Meclis Üyesi Ian Brossat, “Paris’in Suudi ve Amerikalı milyarderlerin bir oyun bahçesi olmasını ister misiniz?” diye soruyor.

Son 5 yılda Paris’in merkezinde 20 bin evi bu şekilde kaybettiklerini ve böyle devam ederse şehir merkezinde Fransız vatandaşlarını göremeyeceklerini söyleyen Brossat, yapılacak düzenleme ile 2 ve 3 yıldızlı otellerin haklarını da koruyacaklarını söylüyor.

Seyahat endüstrisinde global gelişmeler karşısında oluşan günlük sorunlara ‘yasakçı’ çözümler ile yaklaşılmasını doğru bulmuyorum. Turizm, beşeri ilişkilere, kültürel farklılıklara dayalı özgürlüklerin en çok korunduğu sektör olmalıdır.

Seyahat etme ve konaklama biçiminde benimsenmiş ve trend olmuş yaklaşımlar engellenerek problemler sadece ertelenir, çözülmez.

Bugün Airbnb veya Booking.com’u yasaklamak veya kullanım alanını daraltmak sadece dünya ile yabancılaşmayı sağlar.

Ancak tek taraflı bakılmasına da karşıyım. Neticede düzenleme yapmak ile yasaklamak aynı değil!

Sürdürülebilir turizm için kendi markalarınızı ve şehirlerin demografik yapısını da korumanız gerek.

İspanya’nın başkenti Madrid’de bu yılın başında evlerini paylaşan kişilere dönük yasaklama kararları alınmıştı. Benzer bir durum görüldüğü üzere şimdi Fransa’nın gündeminde. Almanya’da ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde benzer düzenleme girişimleri olduğunu biliyoruz.

Kiralık evler meselesi yıllardır özellikle İstanbul için turizm sektörünün gündeminde. Bu konuda yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu, çeşitli girişimlerin de yapıldığı, meslek birliklerinin çabaladığı biliniyor. Ancak soruna sadece otellerin korunması açısından bakılmamalı; bugün öyle bir noktaya gelindi ki sorun şehrin sosyal yapısı açısından da sorgulanmak zorunda.

Paris’te yaşanan sıkıntının bir benzeri de evet İstanbul’u bekliyor. Brossat, Louvre Müzesi ve Garnier Opera binası etrafında çok sayıda evin kiralandığını vurguluyor. İstanbul’un da belli aksları bu tehlike ile karşı karşıya.

Hem şehirde ortak yaşadığımız Suriyeli göçmenler hem de artan Orta Doğulu turist popülasyonu nedeniyle İstanbul’un belli semtlerinde dükkan tabelaları değişirken, alışveriş yapma biçiminden, kahve-cafe kültürüne kadar her şey başkalaşıyor.

Tüm bu gelişmeleri salt kiralık evler tutarak kalabalık Arap ailelerin buralarda yaşaması olarak görmemeliyiz. Bu algının turizmi ilgilendiren derin bir sosyolojik analizi olmalı.

Adı konmadığı için şimdilik 3. Havalimanı olarak bahsedilen yeni havalimanı ve çevresi için de bu planlama henüz sorun olmadan gündeme gelse hiç fena olmaz.

Konaklama sektörü açısından Basın Ekspres’in düştüğü durum ortada. Bizim bina yapmadan önce plan yapmayı öğrenmemiz lazım.

Paris Belediyesi sokaktaki küçük ayakkabı dükkanını korumak için bile aynı sokağa ikinci bir dükkanın açılmasına izin vermiyor.

Demek ki her şeyi serbest piyasa ekonomisi diyerek boş bırakamayız. Liberal ekonomi içinde devletin korumacı olması ve yılların markalarını yaşatması kadar doğal bir şey olamaz.

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
Mücella Kantaroglu
12 Eylül 2018, Çarşamba 06:42
Yasaklamak yerine sürdürebilir çözümler üretmek gerekir. Danimarka'da örnegin seyahat acentasi araciligiyla evler kiraya verildiğinde, vergi indiriminden faydalanıyorlar. 1774 sayılı kimlik bildirme kanununda degisiklik yapmak icin ne kadar cabaladigimizi biliyorsunuz. Devamı da gelecektir.
levent erdoğan
11 Eylül 2018, Salı 02:58
Gündemde tuttuğunuz için teşekkürler.Yıllardır konu hakkındaki çalışmalarımızın karşılığında sadece 1774 sayılı kimlik bildirme kanununda değişiklik yapılarak ana sorunun sümen altı edilmesi üzücü.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha