24 Eylül 2017
E-Bültene Abone Ol!

Turizmde “BİRLİK” zamanı!

Kerem Köfteoğlu
Kerem KöfteoğluTUYED Başkanı
sayfayı yazdır, turizm ajansı
19 Aralık 2016, 13:11

İş insanlarının önemli bir kısmı son dönemlerde ‘krizi fırsata çevirmeli’ cümlesini daha sık kurmaya başladı. Özellikle turizmdeki krizin fırsata çevrilmesine aklı başında kimsenin itiraz etmesini beklemiyoruz. Ancak bunun için ortada ciddi bir girişim olmalı. Değilse ‘krizi fırsata çevirme’ cümlesi kulağa hoş gelen, ama boş olmanın da ötesine geçemeyen kuru dilek gibi kalacaktır.

Sektör temsilcilerinin bazıları son zamanlarda ‘Turizmde yeni bir senaryoya ihtiyaç var’ anlayışını tekrar edip duruyor. Bu konuda Mevlana’nın dediği gibi: “Her gün bir yerden göçmek ne iyi/Her gün bir yere konmak ne güzel/Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş/Dünle beraber gitti cancağızım/Ne kadar söz varsa düne ait/Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” gerçekten de artık yeni şeyler söylemenin zamanı geldi…

Yeni senaryolar konuşulacaksa, ilk adımın sektörün tüm aktörlerinin, hatta turizmden beslenen 54 sektörden temsilcileri de çatısı altında toplayacak bir “BİRLİK” kurulmasıyla atılması gerekiyor. TÜROFED ve TÜROB arasında yeniden birleşme görüşmelerinin başladığını duyuyoruz. Bu girişimin, tüm aktörleri de kapsayacak bir çatı örgütü, gerçek anlamda bir TURİZM BİRLİĞİ’ne dönüştürülerek sonuçlandırılması sektör adına son derece doğru bir hamle olacaktır.

Turizm Birliği için nereden başlamalı diye kafalarında soru işareti olanlara yol haritası anlamında iki kaynağı hatırlatmak istiyoruz. Biri, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü uzmanlarının hazırladığı DMO (Destination Management Organisations-destinasyon yönetimi teşkilatları). Diğeri Turizm Stratejisi 2023 Planı. Bu planda DMO çalışmadan da yararlanarak hazırlanan Ulusal Turizm Konseyi ayrıntılı bir tablo şeklinde anlatılıyor.

Turizmi yönetme şekli konusunda son derece önemli iki kaynak dikkatle incelendiğinde, ‘turizmin patronu benim!” şeklindeki kendinden menkul, anlamsız çıkışlara yer verilmediğini görüyoruz. Söz konusu iki kaynak da turizmin tek elden yönetilmesi gerektiğine işaret ediyor. Ama bu ‘ben yaptım oldu, ben böyle istiyorum” mantığıyla değil, plan, strateji ve hatta bir şemayla anlatılıyor.

Turizmde tek elden yönetimin yol haritasını özetlemek gerekirse, bölgesel turizm geliştirme süreci temelde üç aşamada ele alınıyor. Birinci aşamada öncelikle bölgede turizmin geliştirilmesi için niyetler oluşturuluyor. Fizibilite çalışmaları yapılıp envanterler çıkarıldıktan sonra, gerçekçi bir durum değerlendirmesi yapılıyor. Böylece, neye sahip olunduğu ve nelerin eksik olduğu tespit ediliyor.

Ürün geliştirme aşamasında ise altyapı-üstyapı yatırımları ile bu yatırımların kaynak finansmanının sağlanmasını koordine edecek bölgesel turizm örgütü kuruluyor. Bu örgüt, nitelikli ürünlerin geliştirilmesini öncülük ediyor. Tüm hizmet ve ürünlerden gelen geri bildirimlere göre, gerekli iyileştirme ve düzenlemeleri yapıyor.

Son aşamada da bu kez turizm ürününün ulusal ve uluslararası pazarda pazarlanmasına odaklanılıyor. Önce rekabet analizleri yapılıyor, ardından turistik ürünlerin niteliklerinin yükseltilmesi için gerekli adımlar atılıyor. Bu da yapıldıktan sonra sıra turizmin aktörlerinin yanı sıra, yaratımcı reklam ajanslar ile araştırma şirketleri de işin içine alınarak, imaj ve marka çalışmaların yürütülmesine geliyor. Son olarak da pazarlama stratejisi belirlenip, bunun sürekli geliştirilip pekiştirilme çalışmalarına hız veriliyor.

Görüldüğü üzere, krizi fırsata çevirmek isteyenlerin önünde bir yol haritası yok değil, var! Yeni senaryoya ihtiyaç olduğunu söyleyenler, yeni şeyler söylenmesi gerektiğini samimi olarak dile getirenler ve gerçekten de krizi fırsata çevirmek isteyenler daha ne bekliyorsunuz?

Yorumlar