TTYD

Turizm meslek kuruluşları seçimleri

Ahmet Zeki Apalı
Ahmet Zeki ApalıRehber
05 Aralık 2019, 15:52

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) seçimlerini hem Turist Rehberleri Birliği (TUREB) önceki başkanı, hem Turizm İstişare Kurulu (TİK) eski üyesi, hem bir Rehber hem de bir Türkiye Turizmi sevdalısı olarak takip ettim. Gözlemlerimi kısaca aktarmak isterim.

Türkiye’deki turizm sektörünün kanunla kurulmuş iki meslek kuruluşundan birisinin TÜRSAB diğerinin ise TUREB olduğunu turizm camiası bilir. Seçim yarışında gördüğüm yanlışların başında, bir TÜRSAB başkan adayının kanunla kurulmuş başka bir meslek kuruluşu mensuplarına ağır ithamlarda bulunarak, kendisini kanun yapıcı yerine koyması ve Rehberlik Meslek Yasasını yeniden tasarlayacağının sözünü vermesi gelmektedir. Her seçim döneminde ne yazık ki rehberlere sataşmayı, onları küçük görmeyi, rehberliği en hafif tabirle basite indirgemeyi marifet sayan, geçmişte de rehberlik yaptığı bilinen bu aday, sanırım ayağı yere basan bir proje ortaya koyamadığı için kürsüde dikkat çekmeyi amaçladı diye düşünüyorum.

Seçimlerde dikkat çekmek, birkaç oy fazla alabilmek uğruna yapılan böyle kurnazlıklar ne kendisine ne de sektöre bir şey kazandırır. Çünkü işin aslını öğrenmek isteyenler bir bilene sorup kasıtlı saptırmaları hemen göreceklerdir. Şöyle ki;

- Turist Rehberliği Meslek Kanunu 2012 yılı Haziran ayında TBMM’den geçmeden tüm toplantılara TÜRSAB yönetimi de katılmış ve desteğini beyan etmiştir. Yani bahsedilen kanun bir oldu bitti ile değil sektör paydaşlarının da görüşleri alınarak olgunlaştırılmıştır.

- Aynı kanunla ilintili yönetmelik başkanlığım döneminde TUREB tarafından hazırlanıp resmi gazetede yayımlandıktan sonra TUREB’in kendi yasal yetkilerini belirleyen maddeleri hakkında TÜRSAB’ın öncülüğünde Danıştay’a açılan çok sayıda dava TUREB’in lehine TÜRSAB’ın aleyhine sonuçlanmıştır. Bu itirazlardan biri de “Türkçe Rehberlik” başlığıdır. Mevcut yasalar çerçevesinde kesinleşmiş üst yargı kararlarını bilmesine rağmen görmezden gelen bu adayın, kamuoyunu kasten yanıltıcı konuşması kabul edilemez ve hukuki bir karşılığı olmalıdır.

Rehber camiasının bu aşağılayıcı söylemlere karşı tepkisi sosyal medyada bazı meslektaşlardan gelmekle birlikte, rehber meslek kuruluşlarının çok cılız ses çıkarmasını da açıklamalar kadar yanlış buluyorum. Hele hele TUREB’in kendi bünyesinde duyurduğu “kürsü heyecanı ile kullanılan ifadelerde yanlış anlaşılmalar olabilir” tarzı yazısı, aynı adayın kürsüden Turist Rehberleri Birliği’ne de meydan okumasını görmezden gelmemizi istemekle aynı kapıya çıkar. TUREB’in başkanından yönetimine hepsi de hukuki kazanımları bilmektedir ve dava sonuçları, zamanında bütün meslek kuruluşları ile de paylaşılmıştır. Hal böyleyken, bu konuda ses çıkarmadığı gibi olayı kürsü heyecanına bağlayıp ifadenin yanlış anlaşılmamasını telkin eden TUREB yönetiminin yaklaşımı da kendi camialarına mensup çok sayıda rehberi incitmiştir.

Şimdi de kürsü konuşmasında neden bu söylemleri geliştirdiklerinin sebeplerinden bazılarına göz atalım.

- Rehberlik kanunla belirlenen çerçevede yükseköğrenim mezuniyeti ve en az bir yabancı dili iyi derecede bilme şartlarını yerine getiren Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yapabileceği bir meslektir. Yani kendi dilini bilmeyen -Türkçe konuşamayan- rehber yoktur. Bu durumda asıl sorun ya da sorunlar nedir (işini yasalara uygun ve hakkıyla yapan acenteleri tenzih ederek);

a) Bazı acenteler yasaları eksiksiz uygularken, onlarla rekabeti kalite odaklı yapmak yerine maliyet düşürme gayretiyle yapan acentelerin rehberlik ücretlerini külfet olarak görmeleridir.

b) Bırakın sektörü düzenleyen kanunları daha kendi kanunlarını bile doğru dürüst bilmeyen acentecilerin, rehberin günlük 15 saati bulan mesaileri karşılığında Bakanlıkça belirlenen taban ücreti bile çok görmeleridir.

c) Acente ofisince yapılması gereken operasyonel hizmetleri yerine getirmeden rehberi ortaya sürmeleridir.

ç) Şoför ve diğer personelin çalışma koşullarını umursamayıp her türlü eksiği, açığı rehberin kotarmasını istemeleridir.

d) Sırf rekabet uğruna zararına pazarladıkları turlarda rehberi, acenteyi artıya geçirecek yöntemler bulmaya zorlamalarıdır.

e) Maliyetleri düşürmek uğruna doğru dürüst bilgi dahi vermedikleri çok farklı kültür ve yapıdaki insanları bir otobüse doldurup rehberin %100 memnuniyet oranıyla dönüş sağlamasını beklemeleridir.

f) Özellikle Uzakdoğu pazarında kendilerinin yarım gün bile tahammül edemeyecekleri insanlara hizmet sunan rehberleri kişi başı günlük ödenen bahşişe mahkum etmeleridir.

g) ...

- Dünyanın her yerinde turlar planlı programlı olur. Ancak bizde bunu yapamayan acentelerin bir gece evvel rehber aradığı, bulduğu takdirde ücret düşürmeye çalıştığı örnekleriyle mevcuttur. Hatta rehberle mutabakat sağlanıp gidilen yerde denetim yoksa rehberin ücret ödenmeksizin geri gönderildiğine de çokça rastlanır.

Konu derine indikçe uzayıp gitmeye uygun. Başta belirttiğim üzere uzatmamak adına her iki kuruma da önerimizi belirterek yazımı sonlandırayım.

Türkiye Turizmi uzun yıllar gelişmeye açıktır. Daha sağlıklı ve kalıcı bir gelişme için kuralları yasalarla belirlenmiş meslek gruplarının çalışmaları imtiyazsız bir şekilde denetlenip uygulanmalıdır. Ancak bu şekilde rekabette adalet sağlanır, yanlış veya eksik yapanlar elenir. Bir de sektör paydaşlarının kendi sorunlarını el ele verip aynı masa etrafında çözmeye çalışmak yerine, birbirlerini hırpalayan, küçük düşüren ifadelerle gündem oluşturmalarının zararı önce kendilerine, sonra ülke turizmine olacaktır.

Daha güzel günlerde daha güzel konuları konuşabilmek dileğiyle...

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
Hakan Kutlu
06 Aralık 2019, Cuma 10:39
Ahmet zeki Apalı beyi tanirim ve desteklerim. Boş konuşmaz. Abesle işigal etmez. Ben de 22 yıllık kokartli rehberim. % 95 i sorunsuz ve memnuniyet-alkış-tatminle biten binlerce tur yaptım. Kendi diline hakim olmayan rehber yoktur zannımca. Varsa da yabanci kökenli olup türkceye hakimiyeti zayif olanlar %5 i gecmez rehber camiasinda. Onlar da zaten yerli turist gruplarini almaz...
Cengiz Bayraktar
06 Aralık 2019, Cuma 10:19
Ahmet Kara çok güzel yazmışsınız, tebrikler. İnsan kendi dilinde rehber olamaz mı? böyle abes bir durum var mı? Türkçe düşmanımısınız nedir anlamadım ki? ne Kürtçe istersiniz, ne Türkçe. Neymiş efendim acenta kendi turunu yapacakmış, tursab uzaktan eğitecekmiş.. Yahu acenta sahibini siz ne sandınız? Yale, İtü, Hacettepe mezunu mu bu acentalar? En basit enformasyon sınavını zaten zor geçiyorlar, rehber kokartını nasıl alsınlar :) Kabus görmeyin, bırakın yetkin Türkçe rehberlik açılsın, bu işe meraklı gençlerde yerliye hizmet versin, siz zaten yerli sevmiyorsunuz.
Ahmet KARA
06 Aralık 2019, Cuma 09:12
devamıdır... Daha bahsedilecek çok şey var sayın APALI .. Ama biraz da öz eleştiri yapmanızı ve üyelerinizi her iki tarafın sorunları ve ihtiyaçlarını da göz önüne alır bir yaklaşımla hizmet vermeye davet etmenizi ve bu şekilde bir çalışma içinde olmaları hususunda uyarmanızı da bekleriz. Saygılarımla
Ahmet KARA
06 Aralık 2019, Cuma 09:11
devamıdır... 3) Meslektaşımın eleştiri ve önerisini dikkate almak gerekmektedir. TÜRSAB a bağlı acenta sayısı ile TÜREB e bağlı eylemli rehber sayısını karşılaştırmak bile sorunu çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. 4) Herhangi bir transfer veya piknik organizasyonunda rehber arama şartı hangi mantığa sığmaktadır. 5) 15 saatlik rehber mesaisinden bahsedilirken, 1 saatlik bir anlatımda bile taban ücret şartındaki mantık nasıl izah edilebilir. 6) Taban ücret konulurken neden tavan ücret belirlenmemekte ve bir yaptırımı 7) Neden üyeleriniz maaş karşılığı çalışmamaktadır (Israrla aramamıza rağmen bulmakta çok zorlanmaktayız). 8) Kamu yararı işerde (Okul, dernek, belediye vs. neden rehber bulamamaktayız) 9) En önemlisi de işin sahibi Acenta mıdır ? rehber mi ? Emin olun rehberlerin bir çoğu işin sahibi gibi davranmaktadır.
Ahmet KARA
06 Aralık 2019, Cuma 09:09
Ben 14 yıldır sektörde hizmet veren bir acenta sahibiyim. Yorumlarınıza ve belirtilen sorunlara katılmamak elde değil tabii.. Ama konuya herkes gibi kendi pencerenizden bakmaktasınız. Meslektaşımın konuyu gündeme getirmesinin altında hangi sorunlar yatmaktadır hiç düşündünüz mü ? Bizlerin acenta sahipleri olarak rehberlerle yaşadığımız sorunları elbette biliyorsunuzdur. Eleştiri yaparken, öz eleştiri de yapmanız gerekmez mi ; 1) TÜRSAB a üye acentaların tamamı vergi mükellefidir ve vergi vermektedir. Oysa bir birlik düşünün üyelerinin neredeyse tamamı vergi mükellefi değildir. Yasa bunu gerektirmesine rağmen değillerdir ve TÜREB in bu konuda bir yaptırımı da yoktur. 2) Acentalar sadece kendi mesleklerini icra eder ve geçimini yaptığı işler ile sağlamaktadır. Oysa rehberlerin bir çoğu mesleklerini ilave iş olarak yapmaktadırlar. Bu nedenle yoğun sezonda rehber talebine bile cevap verememektedirler. Hatta bunu fırsata dönüştürerek belirlenen ücretin çok üzerinde ücret talep etmektedirler
Şaban AKTAŞ
05 Aralık 2019, Perşembe 11:49
Sayın Apalı, Yerinde ve doğru saptamalar ile konuyu sağlıklı irdelemişsiniz. Yaklaşımınız hepimiz adına olumlu ve sevindirici. Mesleğimizin ciddiyetini koruyup, sorumluluklarımızı akıllı ve ciddiyetle yerine getirebilmemiz için hepimiz duyarlığımızı gösterip, gelişmelerin yakın takipçisi olmak durumundayız. Her seçim dönemi benzeri polemikleri az ya da çok yaşıyoruz. İhtiraslarına kurban olanlar, dertlerimize derman olamazlar. Hepimiz ekmek parası peşindeyiz ve işimiz için bilgi ve birikim ortaya koyuyor, emek harcıyoruz, karşılığını da değeri ölçüsünde almak öncelikli hakkımızdır. Birliğimiz dirliğimizdir. Yeni sezonda tüm meslektaşlarımıza iyi turlar, ülkemiz için başarılı bir turizm sezonu dilerim... Saygılarımla 05.12.2019
Hüseyin Güngör Altaç
05 Aralık 2019, Perşembe 09:05
Ahmet bey, güzel makaleniz için teşekkür ederim.Bir kanun degisikliği yapilacaksa, o değişiklik daha önceden çıkartilmiş olan bir kanunun maddesine aykırı olamaz.Olmasi halinde hukuk bunun üstesinden gelir.Tursab yetkilileri Türkçe rehberlik konusunu sırf rehberlik okulu mezunlari Türkce rehberlik yapsinlar diye istedikleri icin değil, kendileri için istemektedirler. uzaktan egitim sistemiyle seyahat acentalari sahipleri iki yillik rehberlik yüksek okulunu bitirerek rehberlik hizmetlerini de kendileri yapmak istedikleri icin bu konu uzerinde hassasiyetle durmaktadirlar. Hem seyahat Acentaliği hizmeti ve hemde rehberlik hizmeti vermek istiyorlar. Tureb'de turist rehberligi kanununda bir değisiklige gitsin ve rehberlerin tur yapabilmesinde önünde bulunan engeli kaldırılsın.Türsab kabul edermi.Bırakalım herkes kendi işini yapsın.Turizm bir güvercindir.Bu güvercinin bir kanadı rehberler, diger kanadı ise seyahat acentalaridir.Güvercinin bir kanadini koparirsak o zaman güvercin ucamaz.
Cem.simsek
05 Aralık 2019, Perşembe 08:25
Gerçekten yaraya parmak basmakla kalmayıp makul bir çözüm önerisi de sunan hoş bir yazı. Özellikle TUREB in omurgasız tavrını eleştirisi de oldukça haklı
buğra soykan
05 Aralık 2019, Perşembe 08:12
Bizleri düşündüğünüz ve hakkımızı mudafaa ettiğiniz için çok teşekkürler hocam. Sizin gibi insanların rehber camiasında olması bizim için büyük şans.
Oktay Tilki
05 Aralık 2019, Perşembe 07:00
Sevgili Meslektaşım yazdığınız saptamalar çok yerinde ve ülkemiz turizminde özellikle kültür turları alanında yaşanan sıkıntıları açık net ve samimiyetle vurgulamış olmanızdan dolayı sizi kutluyorum.
Ahmet tuna dural
05 Aralık 2019, Perşembe 06:52
Güzel bir yazı olmuş Zeki bey..Türkçe rehberlik gibi bir konunun gündemde olması bir abestir.
Selahattin Tümer
05 Aralık 2019, Perşembe 06:34
Sayın Apalı aynı geminin yolcuları olan ve gemi battığında birlikte dibi boylamalarına az bir zaman kalan acenteler ve rehberlerin içinde bulundukları son durumu son derece net ve anlaşılır bir şekilde ifade etmiş. Gelinen bu noktada, kendi payıma 1974 yılından beri part-time olarak zevkle ve severek yaptığım profesyonel turist rehberliğine nokta koymanın zamanı geldiğine inanıyorum. 2020 Ocak ayı itibariyle rehberin hiçbir hakkını korumayan, rehberi aidat alınan yolunacak kaz gözüyle değerlendiren ANRO ve dolayısiyle TUREB üyeliğinden istifa ediyorum.
Rehber Yücel
05 Aralık 2019, Perşembe 06:30
Duygularımıza Tercüman olmuşsun Kalemine sağlık Zeki bu bilgi ve deneyimlerinle seni tekrar TUREB te görmek isteriz.... TUREB tekzib açıklamasını ve de Mesleğimize hakaret eden o şahıs için de nasıl bir uygulama yapılacağını en kısa süre içinde bekliyoruz... TUREB i kurmanızin amacı geriye gitmek yada yerimizde saymak değil Rehberliği Türkiye Turizminde layık olduğu yere getirmektir...Kendini Rehber olarak gören Meslektaşlarıma Saygılarımla...
Hasip Can Aksoy (Almanc, ingilizce rehber)
05 Aralık 2019, Perşembe 06:25
Ağzınıza, dilinize, kaleminize sağlık. Teşekkür ediyorum gerçekleri ve hissiyatımızı dile getirdiğiniz için. Saygı ve sevgilerimle
Suat ALICI
05 Aralık 2019, Perşembe 06:22
Son derece düzeyli, çözüm odakli, mevzuat ve yasalar çerçevesinde dile getirilmiş, turizm sektörü adına takdir gerektiren bir yazı olmuş. Emeğe sağlık.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha