Siz hiç nerde bizim yeni yasamız diyeni duydunuz mu?

Hamit Kuk
Hamit KukTÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi
22 Şubat 2021, 11:04

Seyahat acentacılığı mesleği ile uğraşanlar çok iyi bilir ki bu mesleğin ana sorunları dört-beş temel başlık altında toplanır. Bu sorunları ortadan kaldırmanın tek yolu bir takım yasal düzenlemenin yapılmasından geçiyor.

Yani elimizde 1972’den kalma eski bir model yasa var ve bu yasa uzun zamandan beri ihtiyaçlarımızı karşılamaktan çok uzak duruyor. En iyi seçeneğin bu yasanın değişmesi olacağı aşikâr. Hal böyleyken “artık ihtiyaçlarımızı karşılamıyor yönetime gelince bunu değiştireceğiz” diyerek vaatte bulunmanın neresi yanlış? 12 bin acenta olarak hepimizin bu vaade sahip çıkması gerekmiyor mu?

Firuz başkan tıpkı seçim vaatlerinde söylediği gibi yönetime gelir gelmez bu yasanın değişmesi için soluğu Ankara’da aldı. Dönemin Kültür ve Turizm Bakanı sayın Numan Kurtulmuş beyle birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızın huzuruna çıkarak TÜRSAB ile ilgili çalışmalarını anlatırken mevcut 1618 sayılı yasanın değişmesi gerektiği ile ilgili konuyu açmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımızın oluru ve ilgili talimatlarından sonra TÜRSAB’ın görüş ve önerileri doğrultusunda yeni bir yasa taslağı hazırlanması için bakanlık bürokratlarıyla birlikte çalışmaya başlandı.

Akabinde “bizden biri” diyerek çok sevindiğimiz Sayın bakanımız göreve geldi. Önemli bir bölümü kendi döneminden önce hazırlanmış olan bu yeni yasa taslağı için sektör temsilcilerinin görüşünün alınması gerektiğini düşünmüş. Çok doğru bir kararla bizzat kendisinin başkanlık ettiği bir dizi toplantı organize edildi. Seyahat acentalarını temsil eden sivil toplum kuruluşlarını ve bu meslekteki deneyimli büyüklerimizden oluşan kanaat önderlerinin bulunduğu 10’a yakın toplantıya başkanlık etti.

Sayın bakanın organize ettiği toplantıların her birine yaklaşık 40-50 kişi katılıyordu ve katılanlardan edindiğimiz izlenime göre hemen hepsi bir iki küçük değişiklik önerisi dışından yeni yasa taslağını çok beğeniyordu. O toplantılardan ikisine SAYD’ı temsilen ben de katılmıştım ve gördüğüm manzara hep bu olmuştu.

Yeni yasa taslağı kimi rahatsız etti?

Bu toplantıları yapıp seyahat acentası camiasından da olumlu geri dönüşler alan sayın bakanımız yeni yasa taslağının en kısa sürede meclise sevk ederek kanunlaşmasını sağlayacağını turizm kamuoyu ile paylaşmıştı.

Sayın bakanımızın defalarca “meclise sevk edeceğim” dediği halde bir türlü sevk etmediği yeni yasa taslağında neler vardı?

Mesela yeni acenta kuruluşlarını zorlaştırıcı maddeler vardı. Yeni acenta kuruluşlarını 300-400 bin TL gibi yüksek rakamlara çıkararak yeni kuruluşlarının önüne geçmeyi amaçlanmıştı. Böylece yine aynı yasanın belirlediği daha uygun fiyatla belge devrinin önünü açarak hem devreden hem devralan ve hem de TÜRSAB lehine olacak şekilde düzenlenmişti.

Yani geçen yıl çıkan “belge devri” yasası gibi güdük bir şey değildi. Ne satana yarıyor ne alana ve ne de TÜRSAB’a!

Seyahat acentalarının ulaştırmayla ilgili yaşadığı sorunlar düşünülerek; belli bir sayıya kadar ki koltukla seyahat acentalarına öz mal araçlarıyla transfer yapma hakkını veren maddeler vardı. Böylece seyahat acentalarının en önemli sorunlardan biri çözülecekti.

Kaçak faaliyeti önlemek için çok ciddi caydırıcı önlemler bu yeni yasaya konulmuştu. Mesela kaçak faaliyette bulunulan turun aracının bağlanmasından yüksek para cezalarına ve hatta hapis cezasına kadar geniş kapsamlı önlemler vardı.

Banka millerinin bilet satan acentaların sorunlarından daha önemli olamayacağını ortaya koyacak şekilde cesurca yazılmış ve acentalar ile haksız rekabet eden kurumları engelleyecek maddeler vardı.

Küçük işletmeleri korumak amacıyla tek yetkililikte da dahil birçok haksız rekabete sebep olacak uygulamayı engelleyen maddeler vardı.

Seyahat acentacılığı ilk defa bir meslek olarak tanımlanarak bu yeni yasa taslağına girmişti. Böylece ihtiyaç halinde farklı bakanlıklarda sadece seyahat acentalarına özel teşvikler oluşturula bilinecekti.

Ayrıca yirmiye yakın iş kolu olan seyahat acentalarının branşlaşması teşvik ediyordu. Acenta çalışanları eğitimlere alınarak sertifikalandırılacaktı ve böylece sektördeki kalifiye çalışan sayısı artacaktı.

Paket tur sözleşmesinin tanımını yeniden yaparak seyahat acentasını koruduğu gibi seyahat satın alan tüketiciyi de koruyan maddeler vardı.

Bunlar katıldığım toplantılarda aklımda kalanlar. Yukarıda yazdıklarım dahil daha birçok faydalı maddelerle bezenmiş yeni bir seyahat acentası yasa taslağı vardı. Şimdi daha net soralım; 1618 sayılı yasanın yerine hazırlanıp bakanımızın masasında bekleyen yeni yasa çalışması neden hala meclise sevk edilmedi?

Acentalarımızın sıkıntıları ortadan kaldıracak, böylesine geniş düşünülmüş yeni bir yasanın kime ne zararı olabilir ki? Böyle bir çalışma kimlerin işine gelmediği için hala yasalaşmadı? Bunları düşünebilirsek sorunların çözümüne de yaklaşabiliriz.

TÜRSAB yönetimi neyi hesaplayamadı?

Seçim döneminde Firuz Bey ve ekibi tarafından sıklıkla dillendirilen bu vaatlerin yerine gelmemesi için hiçbir neden yoktu. Bütün bunlar bir ihtiyaçtı ve gerçekleştirmek için her türlü plan ve proje hazırdı hazır olmasına da TÜRSAB gibi bir kurum ve o kurumun üyelerinin ihtiyaçlarının karşılanmasını engelleyecek bir amir kurumun olabileceğini hiç düşünülememişti.

Normal şartlarda gelişmiş demokratik toplumlarda amir kurum, TÜRSAB gibi çatısı altındaki bir kurumu ve o kurumun üyesinin menfaatine olan çalışmalarını destekler. Bu tür çalışmaların yapılması için her türlü imkânı tanır ve yasal sınırlar içinde olduğu sürece engellemez. Ama dedik ya normal şartlarda!

Firuz Bey ve yönetimi bu anormal şartlarda TÜRSAB’ı yönetmeye çalışıyor ve her türlü engellemeye maruz kalırken birilerinin “neden bu kadar çok vaatte bulundu?” ya da “niye vaatlerini gerçekleştiremedi?” demesi yerine bugün o amir kurumun TÜRSAB’ın önünü tıkamasını sorgulaması gerekmez mi?

Bazılarımız şunu düşünebilir; TÜRSAB’ı yönetenler gerekirse bakanlığın kapısında yatsın ve bakanı bu işler için ikna etsin! Ya karşınızda ikna olmak istemeyen biri varsa?

Bırakın ikna etmeyi, bakanlığın önünde üzerinize benzin döküp yaksanız ne fayda!

Netice itibariyle Firuz Bey ve ekibi üyesine söz verdiği şekilde vaatlerini yerine getirmek için devletin en üst kademelerinden gerekli icazetleri alıp gece gündüz çalışarak o yeni yasa taslağının hazırlanmasını sağladı mı? Evet!

Yeni bir yasa taslağı ancak ilgili bakanın imzası ile meclise sevk edebiliyor. Peki o yasa taslağını meclise sevk etmesi gereken kim? Kültür ve Turizm Bakanı.

Peki bizden biri olan ve güya sektörün sorunlarını bilen sayın bakanımız bu yasa taslağını meclise sevk etti mi? Hayır!

Sayın bakana yasa taslağında beğenmediği yerleri değiştirmesi dahi teklif edildi. Kimden? hem de TÜRSAB tarafından. Yeter ki bu taslak meclise gitsin ve bir an önce yasalaşsın diye. Peki yapılan bu tekliflere iki yıldan beri bir cevap verildi mi? Hayır!

Şimdi biz neyi konuşuyoruz?

Biraz elimizi vicdanımıza koyup düşünelim lütfen...

Eğer, seyahat acentaları, birlik içinde ve tek sesle doğru soruları doğru zamanda soramazsa ne temel sorunlarımızı çözecek bir yasamız ne de pandemi kaynaklı sıkıntılardan kurtulma imkânımız olacak.

Sağlıcakla kalın...

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Etiketler:Hamit Kuk
Yorumlar
Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha