Sinir harbi

Hüseyin Bölük
Hüseyin BölükAjwa Hotel Kapadokya F&B Müdürü
02 Temmuz 2017, 22:38

Büyük bir dejenerasyona uğrayıp sektör çalışanları için kelimenin tam anlamıyla sinir harbine dönüşen turizmi detaylarıyla irdelemek, daha fazla kalifiye personel ve yönetici kaybı olmadan sektörü daha çalışılabilir hale getirmekte bir nebze katkı sağlayabilmek amacıyla…

Evet, 2017 yılı itibari ile sektördekiler için sinir harbine dönüşen turizme işveren, yönetici misafir ve sektör çalışanı konu başlıkları altında değerlendirmenin tam bir zaruret haline geldiği noktadayız!

Peki, nedir sektör çalışanlarını sinir harbinin içinde cepheden cepheye koşturan unsurlar?

İşveren:

Her ne kadar 2016 yılına göre fiyatlar bir nebze artmış olsa da ve daha az misafirle yine 2016 gelirlerinin biraz üzerinde bir GOP ile yıl kapanacak olsa da daha az maliyetle daha mutlu misafir profili yakalayalım ütopyası.

Ütopya diyorum çünkü lezzetin dibine vurmuş bir sebze güveci yiyen misafir pirzola tadı alsın hatta mümkünse misafirlerimiz komple VEGAN olsun, vegan temalı geceler yapalım mantığı!

Okuldan yeni mezun olmuş ve İŞKUR kapsamında alınmış bir stajyerin en az beş yıl deneyimi olan demi chef, receptionist, servis personeli veya maid performansında olmasını bekliyoruz.

Çalışanlar:

Beyin göçü konu başlıklı yazımda da belirttiğim gibi; mesleki yeterliliktekilerin kısmen imkân dâhilinde yurt dışına kaçtığı, sinir harbine daha fazla dayanamayanların sektörü bıraktığı noktada çalışanlar ikiye ayrılıyor.

Sorumluluklarının farkında olanlar ki bunlarda işletme veya yöneticisi tarafından takdir görenler ve görmeyenler diye ikiye ayrılır. Takdir görenler terfi ve maaş iyileştirmeleri ile yoluna emin adımlarla devam ederler. Takdir görmeyenler ise sektörü bırakma yolunda…

Sorumluluğunun farkında olmayanlar ise değişen kuşağın özelliklerine binaen kısa zamanda daha az eforla daha iyi yerlere gelmeyi hedefleyen kesim. Maalesef head countta da yer işgal ettikleri için hem yöneticilerine yük, hem işletmeye yük hem de kendileri için biz zaman kaybı. Şuan hem tatil yapar hem de para kazanırım mantığındaki bu kesim kaybettikleri zamanın kıymetini olgunlaştıklarında anlayacaklar fakat nafile!

Misafirler:

Bu kesimde tıpkı çalışanlar gibi ikiye ayrılıyor. Yapıcı ve yıkıcı olanlar. Yapıcı olanlar tıpkı medeni bir Avrupalı gibi; her ne kadar bazı aksaklıklar yaşansa da mühim değil tatildeyim ve yeterince vaktim var diyen ve her fırsatta; bayram seyran demeyip ailesinden feragat ederek kendilerine hizmette yarışan sektör çalışanını takdir ederler.

Yıkıcı kesim ise; Genelde dünyadaki tüm otelleri gezmiş olur! (Dünyada Vatikan hariç 192 ülke var. Otel sayısını varın siz hesap edin artık)

Sosyal medyayı kesinlikle ihmal etmez! Sektör çalışanlarını evindeki hizmetlisi gibi görür! Tatil için ödediği para karşılığında konakladığı tesisin hisselerini devraldığını sanır! Acı ama gerçek. Hatta bu gerçekler bir kaç madde ile daha little little in to the middle olarak çeşitlendirilebilir.

Yönetici: (Departman müdürleri ve asistanları)

Bence sinir harbinin en merkezindeki, cephe sayısı en fazla olan kesim (tabii sorumluluk sahibi olan ve her şeyi boş veremeyenler için) Çünkü yukarıda özetleyemeye çalıştığım tüm cephelerle kırmadan dökmeden sadece kendi sağlığından ve özel hayatından taviz verirler!

Sonuç olarak yukarıda açıklamaya çalıştığım her bir kesime sesleniyorum!

Başka Türkiye yok ve sektörün bugünlere gelmesinde her birimizin az veya çok payı var. Lütfen bir an önce bu durumun; abartılı yıllık bütçelerin makul seviyelerde tutulduğu, kalifiye personele değer verilip balonların ayıklandığı, yapıcı eleştirilerle işletmelerin değerine değer katılmasının sağlandığı bir sinerjiye dönüşmesi için efor sarf edelim.

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha