Seyahat Acenteleri Birliği Yasası bu ay Meclis'e gider mi?

Hamit Kuk
Hamit KukSAYD Başkanı / TÜRSAB İncoming Turizmi İhtisas Başkanı
10 Haziran 2019, 00:59

Geçen hafta “bir bayram klasiği” başlığıyla turizm basınında yer alan haberi okumuşsunuzdur. Maalesef hemen her yıl bu tür haberleri okumak zorunda kalıyoruz. Haberde bayram öncesi paket turlar satarak piyasadan paraları toplayıp kayıplara karışan şirketin mağdur ettiği tatil hayali kurmuş insanların durumu anlatılıyordu.

Yine aynı gün başka bir haberde Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın ‘Seyahat Acenteleri Birliği Yasası’nın bayramdan sonra Meclise getirileceği şeklindeki açıklamasını okuduk.

Şimdi bu iki haberin birbiriyle ne alakası var diyebilirsiniz. Var hem de çok... Çünkü milyonlarca turisti ilgilendiren ve aylardan beri binlerce seyahat acentesinin dört göle beklediği bir yasa taslağı Kültür ve Turizm Bakanlığının önünde duruyor. Bu yasa taslağının iki tane çok önemli özelliği var. Öncelikle tüketici dostu ve sonrada haksız rekabeti önleyici özelliği olmasıdır.

Hem tüketici dostu ve hem de haksız rekabeti ortadan kaldıran bir yasa olabilir

Yukarıdaki birinci haberde geçen söz konusu şirketle ilgili olarak periyodik aralıklarla TÜRSAB’a birtakım şikâyetler geliyordu. Bu şirketin daha önce ki dönemlerde planladığı bazı turları iptal ettiği ve akabinde iptal edilen turlarla ilgili para iadeleri, rehber ve otel ödemeleri ile ilgili şikayetler vardı. Ancak TÜRSAB’ın bu şikayetlerle ilgili olarak hukuki olarak yetkilerinin sınırlı olması, zamanında önlem almayı engelledi. Çünkü mevcut 1618 sayı yasa bu konularda tedbir almak için oldukça yetersiz kalıyor.

Meclise gitmeyi bekleyen yeni yasa tam bir tüketici dostu yasa ve yukarıdaki haberde anlatılan müşteri mağduriyetlerini giderecek birçok tedbiri içeriyor. Eğer bu yasa fire vermeden meclisten geçip yürürlüğe girerse Türk turizm tarihinde tüketici dostu yasa olarak yerini alacak.

Yeni yasa taslağının bir yönü tüketici dostu olmasıyken diğer yönü de haksız rekabeti önleyici tedbirlerin alınmasıdır. Daha önce basına yansıyanlardan anladığımıza göre yeni yasa taslağıyla ilgili Sayın Bakan ile TÜRSAB arasında üç konuda görüş ayrılığı var ki bu konular haksız rekabeti ortadan kaldırmak için çok önemli maddeler içeriyor.

TÜRSAB, yeni kurulacak bir acente belgesinin en az 400 bin TL olmasını ve acentelerin şube kuruluşlarının mevcut TÜRSAB yönetmeliğine göre yasada yer almasını istiyor. Sayın Bakan yeni acente kurmak isteyenlerin ödeyeceği 400 bin TL’yi çok yüksek buluyor ve bunun 250 bin TL’de kalması gerektiğini ve ayrıca acentelerin şube kuruluşlarının mevcut TÜRSAB yönetmeliğine göre değil de eski yönetmelikteki gibi çok kolay kurulabilecek halde olmasını istiyor.

Sayın Kültür ve Turizm Bakanımızda yeni yasaya bir ilave yaparak oteller özel müşterilerinin transferini kendilerinin yapmasını istiyor. TÜRSAB’da transfer hizmetinin seyahat acenteciliğinin temel taşı olduğunu ve bundan taviz verilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Acente belgesi almak bakkal dükkânı açmaktan daha kolay!

Şubat ayında yeni yasa taslağını tartışmak üzere sayın bakanın çağrısıyla İstanbul’da bir toplantıya katılmıştım. Bu toplantıda Sayın Bakana bizzat uzak doğunun turizm ülkesi Tayland örneğini vererek, onlar da bizim kadar yolcu karşılıyor. Üstelik bunu yaklaşık 2 bin acente ile yaparken biz neden 10 bin acente ile yapıyoruz. Acente sayısını düşüremiyorsak bari stabil hale getirelim dedim. Zaten yeni yasa taslağında acente belge devri hakkı tanınıyor. İsteyen belge devri ile acente sahibi olur, isteyen bedelini ödeyerek sıfırdan kurarak olur.

Bugün bir acente kurmak için 60-70 bin TL’ye yeterli, ama aynı paraya bir bakkal dükkânı açabilir misiniz? Yani şu an acente belgesi almak, bakkal dükkânı açmaktan çok daha kolay! Eğer acente belgesini herkesin ödeyemeyeceği 400 bin TL gibi yüksek bir rakam yaparsak, tercih etmezler ve hazır belge almak yöntemiyle işi çözmeyi denerler. Böylece kullanılmayan ve âtıl halde olan acente belgeleri de değerlendirilmiş olur. Bütün bunların sonunda acente sayısı artmayacak ve acente belgelerinin değeri artacaktır.

Yukarıda yazdıklarımın tamamını o toplantıda açık bir şekilde Sayın Bakana anlattık. Toplantıya katılan meslektaşlarımın neredeyse tamamı da aynı fikirde olduğunu söylemişti. Sayın Bakan da bu görüşleri dikkate alacaklarını söyleyerek birtakım notlar almıştı.

Diğer bir konuda acentelerin şube açma konusudur. Geçen yıl TÜRSAB, günün koşullarına uymak için yeni bir yönetmeliğe ihtiyaç duymuş ve bu ihtiyacı bakanlığa iletmiş. Bakanlık da TÜRSAB’ın görüş ve önerileri doğrultusunda hazırladığı yeni yönetmeliği Bakanlar Kurulunda kabul ettirip Resmî Gazete yayınlamış ve yürürlüğe sokmuştu. Yürürlüğe giren yeni yönetmelikte değişen maddelerinden biri de acentenin şube kuruluşuyla ilgiliydi. TÜRSAB, yeni yönetmelikte bulunan şube kurma kriterlerini yeni yasa taslağına koyarak hem bölgesel anlamda ve hem de ülkesel anlamda acenteler arasındaki bu haksız rekabete sebep olacak yolu sonsuza kadar kapatmak istedi.

Yeni yönetmelik yürürlüğe girdiği tarihte değişen acente şube kuruluş kriterlerini seyahat acentelerinin neredeyse tamamı çok olumlu bulurken, bu işten nemalanan birkaç acentecisin itirazları olmuştu. Çünkü onların her biri en az 20-30 şube kurarak ve üstelik bu şubeleri başkalarına kiraya vermek suretiyle meslektaşları arasında haksız rekabet oluşturmaya alışkındı ve bu düzenleri bozulmuştu. Asıl garip olan çoğunluğun aksine sadece birkaç kişinin tekrar geri gelmesini istediği bu eski düzeni, Sayın Bakanın da sahiplenmiş olabileceğini düşünemiyorum. Bu işte bir yanlışlık var, yoksa bu olsa olsa akıl tutulmasından başka bir şey değildir.

Transfer hizmetleri seyahat acentelerinin kırmızı çizgisidir

1618 sayılı Seyahat Acenteleri Birliği yasasına göre transfer hizmeti seyahat acentecilik kavramının temel ilkesidir. Bu ilkenin adeta ortadan kaldırılırcasına önce otellere belki daha sonrada birtakım kurum ve kuruluşlara peşkeş çekilmesi, seyahat acentecilik kavramını yerle bir etmekle kalmayacak, tamamen ortadan kaldıracaktır. Hangi niyetle yapılırsa yapılsın seyahat acentelerinin en temel görevlerinden olan transfer hizmeti hakkının başka kurum ve kuruluşlara da verilmesi, bu yasanın sakat doğmasına neden olacaktır. Eğer böyle olacaksa yasa çıkmasın daha iyidir.

Zaten Sayın Bakanın otelleri de dahil olmak üzere, birçok otel çok özel misafirlerinin transferlerini ya kendi seyahat acenteleriyle ya da sürekli çalıştığı partner seyahat acenteleri üzerinden yapıyorlar. Oteller için böyle bir sorun yoktur. Kaldı ki buradaki özel müşteri tanımı nedir? Ya bir otel çıkıp ‘benim bütün müşterilerim özeldir ben hepsini özel transfer yapacağım’ derse! Mesela yüz odalı bir tesise yılda ortalama beş bin yolcu geldiğini düşünün. Şimdi bu otel, beş bin yolcunun tamamının transferini kendisi yapmak isterse ne olacak?

Böyle bir uygulama ile sektör içinde yaşanacak kaos hiç kimsenin işine gelmeyecek ve turizmin en önemli saç ayağı olan operatör, yerel acente ve otel arasında tamiri mümkün olmayan derin yaralar açacaktır. Mesela bu transfer işi, yurtdışındaki operatör ile yerel acenteler arasında rehberlikte dahil tüm yerel hizmetlerin planlaması açısından sorunlar ortaya çıkaracaktır. Transfer hizmetleri, operatörlerle oteller arasında sürekli pazarlık konusu olacaktır. Bu pazarlıklardan sonra operatörlere verilebilecek transfer tavizleriyle, oteller arasında haksız rekabet oluşturacak yeni argümanlar ortaya çıkacaktır.

Onun için tekrar altını kalın harflerle çizmemiz gerekiyor ki önümüzdeki günlerde Meclise taşınmasını umut ettiğimiz ‘Seyahat Acenteleri Birliği Yasası’, adından da belli olduğu üzere sadece ve sadece seyahat acentelerinin yasasıdır. Bu yasa meclise gönderilecekse önce tüketiciyi sonrada seyahat acentelerini koruyan bir yasa olmalıdır. Dolayısıyla TÜRSAB’ın görüş ve önerileri doğrultusunda hiçbir maddesinde fire verilmeden yasalaşmalı ve seyahat acenteleri dışında kimseye ekstra avantaj sağlamamalıdır.

Bir taraftan nitelikli turizm hayali kurarken öbür taraftan sektörde kaos yaratacak bir uygulamaya imza atmak mı? Hem de böyle bir uygulamanın doğuracağı sonuçları düşünmeden.

Açık öyleyeyim, sektör böyle bir hayal kırıklığını kaldırmaz!

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
yüksel tuğay
03 Temmuz 2019, Çarşamba 02:02
sayın başkan öncelikle ağzına kalemine teşekkürler.sayın turizm bakanı bu göreve gelmeden önce bu çıkacak yasaya TURSA ile mutabıktı şimdi peki ne değişti.!! gerçekten bakanlık koltuğuna oturunca o kadar çok şey değiştiki.her şeyleri bir anda yalan oluyor. ALLAH yardımcımız olsun ama şunuda unutmayalım bir gün iyigünler gelecek hoşca kal sayın başkan hamit kuk
Cengiz Yılmaz
10 Haziran 2019, Pazartesi 09:40
Sayın Başkan'ım ağzınıza yüreğinize sağlık. Sevgi ve selamlar
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha