Otelinizin Check-Up’ını yaptırdınız mı?

Tayfun Döşkaya
Tayfun Döşkaya TD Hospitality Consulting
30 Ekim 2018, 11:32

Otelinizin gayrimenkul değerini, işletmenizin karlılığını ve çalışanlarınızın performansını artırmak amacıyla kurumsal Otel Check-Up yaptırmak şart. Otel Check-Up, geçmişi anlamanın, bugünü yönetmenin ve geleceği güvenle tasarlamanın ilk adımı.

‘Hotel Check-Up’ neden yaptırılmalı?

‘Hotel Check-Up’ sadece finansal figürleri içermez, bir denetimden çok daha fazlasıdır. Otelin içerisinde bulunduğu durumu net bir şekilde göstermek için mevcut durumun analizi önem arz etmektedir. Bu kapsamda, otelin güçlü ve zayıf yönlerini saptayarak, hedeflere doğru yol alırken riskleri yönetmenizde ihtiyaca yönelik, yenilikçi ve pazar odaklı sürdürülebilir çözümler üreterek daha rekabetçi olmanıza olanak sağlamaktadır.

İş planı ile uyumlu olarak orta ve uzun vadeyi içeren hedeflere ulaşılabilmesi sürecinde; yönetim ve organizasyon yapısı, kalite-güvence sistemi, stratejik planlama, performans yönetimi, iç kontrol, teknolojik kapasite konularında iyileştirme gerektiren alanları belirler. İyileşmenin neden ve nasıl yapılması gerektiği hakkında akılcı öngörüler sunar.

Dünya genelinde Uluslararası standartlarda hazırlanmış faaliyet raporları, oteller için bir anlamda kurumsal, şeffaf ve iyi yönetilen, hesap verilebilir şirket olmanın göstergesi olarak kabul ediliyor. Başka bir deyişle, resmi bir bağımsız denetim raporunu da içeren, faaliyet raporları ile şirketler değerini ve vizyonlarını kamuoyuna anlatacakları bir mecra geliştiriyorlar.

Faaliyet raporu sonuçları ile genel ekonomik göstergeler, bütçe imkanları ve beklentiler göz önüne alınarak otellerin gelecekte faaliyetlerinde karşı karşıya kalabileceği risklerin en aza indirilmesine yönelik alınan etkin tedbirler, sadece geçmişe ışık tutan değil, otellerin geleceğine de ışık tutmaktadır.

Böylece hesap verebilirlik ve şeffaflık adına somut bir adım atılmış olmaktadır.

Unutmayın ki erken teşhis otellerin de hayatını kurtarıyor.

Dünden bugüne ülkemizde danışmanlık

Danışmanlık sektörü, sermayesi “know how” bilgi ve tecrübeye dayalı, katma değeri ve potansiyeli yüksek olan bir sektördür.

Dünyada 400 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip olan danışmanlık sektörü, Türkiye’de hak ettiği ilgiyi maalesef görmüyor.

Gelişmiş ülkelerde danışmanlık hizmeti, her farklı danışmanlık alanında bir sektör halini almış ve gerek kurumlar, gerekse şahıslar tarafından benimsenmiş, başka ülkelere ihraç eder duruma gelmişlerdir.

Türk kültüründe ve dinimizde danışmak ve istişare etmenin çok önemli bir yeri olmakla birlikte, bilge kişilere danışmak değer verilen bir gelenektir. “Akıllıya danışırsan, onun aklı seninle olur” atasözüyle danışmanın ne kadar kıymetli olduğu ifade edilmiştir.

Fakat günümüzde gelinen noktada “herkesin her şeyi bilme hastalığı” iş hayatının sağlıklı büyüme trendinin hızını kesmektedir.

Yerli danışmanlık sektörünün hak ettiği yerde olması için sektöründe kendi içinde yapılanması kaçınılmazdır. Önce regülasyonları, yani kimlerin danışman olabileceğinin kurallarını belirleyip, devlet tarafından yasalaşmasını sağlamak ilk adım olmalı.

Ancak bu durumda iç ve dış piyasalarda yerel danışmalık şirketlerine olan güveni güçlendirmiş ve sektörün kendisini geliştirmesini sağlamış oluruz.

Yatırımcının alacağı danışmanlık hizmeti karşılığında ödeyeceği bedelin , kendisine sağlayacağı katma değeri net görmesinde büyük rol oynayacaktır.

Türkiye’nin bu sektörde kendi markalarını destekleyerek ihraç etmesinin zamanı gelmiş ve geçmek üzere, bu konuda yerli ve milli anlayışının hakim olması gerekmez mi?

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha