Ne olacak bu Turizm Bakanlığı'nın hali?

Hamit Kuk
Hamit KukSAYD Genel Sekreteri / TÜRSAB Başkan Danışmanı
sayfayı yazdır, turizm ajansı
28 Mayıs 2018, 13:41

Seçime az bir süre kala 24 Haziran sonrası bakanlıkların yeniden yapılanacağı ve oluşacak yeni yönetim modeli, ülke genelinde tartışılmaya başlandı. Tabii ki bu tartışmalara turizm camiası da kayıtsız kalmıyor ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın seçimlerden sonra nasıl şekillenmesi gerektiği tartışılıp duruyor.

Kabul gören genel anlayış, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kültür kısmı ile turizm kısmının ayrılacağı şeklinde gözüküyor. Kimisi kültürle birlikte turizmin de Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlanacağı tahminlerini yürütürken, kimisi de turizm kısmının Maliye, Ekonomi gibi bakanlıklardan birine veya bu bakanlıkların birleşmesinde ortaya çıkacak olan yeni bir bakanlığa bağlanıp, daire başkanlığı şeklinde olacağı konuşuluyor.

Bazı meslektaşımız Turizm Bakanlığının kaldırılmasının zinhar yanlış olacağını tartışadursun, diğer bir kesim de zaten işlevsiz bir bakanlık diyerek çok da umursamıyor. Kısaca turizm sektörü büyük bir hararetle turizmin 24 Haziran seçimlerinden sonra bir bakanlığının olup olamayacağını tartışıyor. Ama sadece tartışıyor! İşe müdahil olmuyor, olamıyor.

Yıllardan beri zaten Turizm Bakanlığı hep tartışılmadı mı?

Neredeyse otuz yıldır turizmin içinde olan biri olarak hep aynı şeyleri duydum. Bakanlığın sektöre yeterince katkı koyamadığı, camia olarak dost sohbetlerinde hep konuşuldu. Özellikle turizm sektörün yaşadığı sorunların büyük kısımları Ulaştırma, Orman, Maliye ve Ekonomi gibi bakanlıklarının yönetim alanı içinde olması vesilesiyle ne kültürle birleştiği dönemde ve ne de yalnızca turizm olarak tek başına olduğu dönemde gerekli koordinasyonlar sağlanamamış ve sektörün beklentilerinden uzak performanslar sergilediği hep eleştirilmiştir.

Hani ev sahibinin hiç mi suçu yok diye bir tabir vardır. Yani Turizm Bakanlığı yıllarca eleştirilirken turizm sektör temsilcilerinin hiç mi suçu yoktu? Bugüne kadar bakanlığın performansından tatmin olmayan turizm sektörü, sorunları çözmek için veya işlerin daha iyi olması için çok da fazla çaba göstermedi. Ankara’ya gidip her reddedilişlerinde içlerine kapandılar. Daha iyi planlar yaparak Ankara’nın kapısını çalmadılar ya da çalamadılar. Çünkü bunu yapabilecek kadar güçlü bir planları yoktu.

Turizm sektörünün ülkeyi yönetenleri etkileyecek stratejisi olmalı!

Yarattığı istihdam ve döviz girdisi açısından turizm sektörü ile çok benzerlik gösteren otomotiv sektörü geçen yıl 35 milyar dolarlık ihracat yapmış. Ama bu ihracatı yapabilmek için neredeyse 30 milyar dolarlık ithalat yapmış olmasına rağmen, kendilerini hükümete daha iyi ifade ediyor olmalılar ki Ankara’ya her gittiklerinde elleri kolları dolu dönüyorlar. Sektör, girdiği her krizden sonra mutlaka hükümeti ikna edecek bir strateji buldu ve istediğini aldı. Üstelik otomotiv sektörünü temsil eden bir bakanlıkları hiçbir zaman olmadı. Ama onlara güç veren müthiş lobileri vardır.

Otomotiv sektörü ile turizm sektörünü verimlilik açısından kıyasladığınızda, turizm, otomotiv sektörüne fark atar. Çünkü 30 milyar dolar ithalatı olan otomotiv sektörünün aksine turizm sektörünün neredeyse hiç ithalatı yoktur. Turizm sektörünün yapmış olduğu cironun neredeyse tamamı ülkede kalır.

Turizm sektörü hassas bir sektördür. Siyasi, sosyal ya da ekonomik hangi koşulda olursa olsun en küçük krizden etkilenir. Bu krizlerin illa Türkiye’de olması da gerekmiyor. Dünyanın herhangi bir yerinde olması yeterli. Ama her türlü krize rağmen gemiyi bir şekilde sağ salim limana yanaştırmayı başaran turizmci iş kendini ifade etmeye gelince hep yetersiz kaldı. Böylesine kırılgan bir sektörün Türk ekonomisinin en popüler sektörü haline gelmiş olmasına rağmen hala ülkeyi yönetenlere kendini ifade etmekte zorlanıyorsa birazda hatayı kendinde aramalıdır.

Hiçbir şey yapamıyorsanız lobi yapmalısınız...

Turizm sektörü Ankara’ya her gidişinden hep duygusal(!) davrandı. Örneğin, otel birlikleri Ankara’ya her gittiğinde ya ecri misil ya da tahsislerin süresinin uzatılmasını isterken acenteleri temsil eden on sekiz yıllık devrik TÜRSAB başkanı da bu süre içinde nasıl müze bilet ihalesi alırım, nasıl şirket kurarım kurnazlıkları peşinde koştu. Haliyle iş tamamen duygusal olunca turizmin temel sorunlarını hükümetlere anlatılamadı ve sektör en değerli zamanlarını boşa harcadı.

Hepimiz biliyoruz ki siyasetin dili farklıdır. Eğer siyasete etki edecekseniz o siyasetin mutlaka yakınında olmalısınız. Çoğu zaman buda yetmez. İstediklerinizi birer birer almak için çok iyi planlar yapmalı ve bu planla birlikte sizin için çalışan lobileriniz olmalıdır.

Yaklaşık bir ay sonra yapılacak olan seçimlerden sonra yeni bir yönetim şekli ile ve 600 kişilik yeni bir meclis çalışmaya başlayacak. Peki, bu mecliste asıl işi otelci, acenteci gibi elini taşına altına koyarak yurtdışından turist getiren gerçek turizmciler olacak mı? Sakın kimse bana ‘e bir sürü aday vardı ama listeye giremedi’ demesin. O listelere sektörü temsil etsin diye adam sokmak için hangi turizm birliği çaba gösterdi? Hiçbiri!

Artık turizmci elini taşın altına koymalı ve kendi sektörünü yönetmek için risk alarak öne çıkmalıdır. Mesleğine sahip çıkmak isteyen ve asıl işi hep turizm olanların kendi sektörünün kaderini sektörden olmayanların eline bırakmamalıdır. Başta yaşadıkları şehrin yerel yönetimlerinden başlayarak, belediye meclislerinde ve yeni oluşacak TBMM’sinde ve hatta bakanlıklarda söz sahibi olmalıdır.

Turizmin temel sorunlarını en iyi bilenler sektörün içinden gelmiş gerçek turizmcilerdir. Dolayısıyla o sorunlara kalıcı çözümler üretebileceklerde yine aynı kişiler olacaktır. Turizmci, kırk yıllık başarı hikayesinden oluşan deneyimlerini tüm kurumlara sirayet ettirerek yerelden genele doğru tüm yönetim kademelerinde turizm sektörüyle ilgili farkındalıklar yaratmalıdır.

Sonuç olarak, eğer her yönüyle ve güçlü bir şekilde Ankara’ya yakın durmazsanız, ister Turizm Bakanlığı başlı başına bir bakanlık olarak kalsın ister başka bir bakanlığa bağlansın fark etmiyor ve fark etmeyecektir.

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
Ferit Volkan
29 Mayıs 2018, Salı 10:41
Yılların sorununu cok guzel yazmışsınız.Uzun Yıllar aynı sorunlar devam edegeldi Ümidim Şimdi TYD başkanı Oya Narin ve Türsab Başkanı Sn.Firuz Beyin yapacakları calışmalar. Saygılar
Yorum Yaz
Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
 
 
captcha