Rota

Lobicilik ve Diplomasi

Tayfun Döşkaya
Tayfun Döşkaya TD Hospitality Consulting
29 Haziran 2020, 10:18

Lobicilik gitgide diplomasisinin yerini almaya başladı.

Kendi iddialarınızı, tezlerinizi, gerçeklerinizi, uluslararası arenada doğru yöntem ve araçlarla savunmak, karar alma mekanizmalarındaki kişileri ikna etmek ve etkilemek bir lobicilik sanatıdır.

Hal böyle olunca küreselleşen dünyada devletlerarası ilişkilerde etkin lobi faaliyetleri ve diplomasi başarının ön şartı oluyor. Böylesine güç bir süreci yönetmenin kolay olmadığından ‘lobi faaliyetleri’ günümüzde bir endüstri haline geldi. Ve devletler de bu endüstrinin müşterileri arasında konumlandı.

Diplomasi gibi kurallarla işleyen ve gelenekleri bolca olan bir mekanizmanın, çok sesli, liberal, hatta bazen kuralsız olacak kadar savruk bir görüntü çizen uluslararası ilişki sistemi içinde, eğilip bükülmeden iş yapması zor.

Günümüzde sanat, spor, bilim, teknoloji gibi sosyal her türlü zeminde lobi faaliyetleri karar verme süreçlerini hızlandırmaktadır. Lobilerin dünya üzerindeki etkin yaptırım güçlerinin hepimiz farkındayız.

Peki Türk turizmi kendini dünyaya anlatmak için ne yapıyor? Ülke olarak henüz tam istediğimiz noktada değiliz.

Türk turizminin kendisini uluslararası arenada kalıcı bir şekilde ifade edebilmesi için; lobi faaliyetlerinin profesyonel bir plan dahilinde, sadece bu işe yoğunlaşmış üstün nitelikli, dış siyasetten haberdar, yaşam ve seyahat trendlerini takip eden , araştırmacı, bir beyin takımına ihtiyacı var.

Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından uzun, orta ve kısa vadeli stratejik pazarlama planları birarada düşünülerek yeni yol haritası hazırlanması gerekiyor. TGA’ nın çalışmalarını açık iletişimle aylık sektörle paylaşması, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyonu engelleyecektir.

Büyükelçiler ve yabancı gazeteciler "Güvenli Turizm" için Antalya'da buluştu. "Yeniden Keşfet" tanıtım etkinliğine katılan 50 büyükelçi ile yabancı gazeteciler, havalimanı ve otellerdeki tedbirleri inceledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve sivil toplum örgütlerinin katkısı ile yapılan etkinlik genel olarak başarılı olmasına rağmen etkinliğin zamanı ve akredite olmadığı için davet edilmeyen gazeteciler eleştiri konusu oldu.

Bu etkinlik aslında “şehir, kültür ve sanat” olmadan tek başına deniz, kum ve güneş üçlüsü ile sürdürülebilir turizm destinasyonu olunmayacağını bir kez daha bize göstermiş oldu.

Normalleşme sürecine hızlı geçişle birlikte vaka sayıları artıyor, yeni tedbirlerin alınmaması ve vatandaşımızın duyarsızlığı ise düşündürücüdür.

Aman dikkat vaka sayılarındaki artış Temmuz ve Ağustos aylarını vurmasın, Ayasofya’da üstüne tuz biber olmasın.

İşin ucunda turizm sektörünün direkt veya dolaylı etkilediği yaklaşık 60 sektör var.

Herşeye rağmen gelecek güzel olacak.

Sağlıcakla kalın.

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha