Korona virüsü her yerde!

Hamit Kuk
Hamit KukTÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi
22 Şubat 2020, 22:47

Ocak ayının ortasından beri korona virüsü turizm sektörünün en önemli gündemi oldu. Çin’in Vuhan şehrinde başlayan salgın, 11 milyonluk metropolün giriş ve çıkışlarının kapatılarak karantinaya alınmasına neden oldu. Ardından Çin’den yurtdışına yönelik tüm paket tatil satışları durduruldu. Sadece turizm değil, diğer sektörler de etkilendi. Çin’den dünyaya yapılan ihracatta ciddi düşüşler yaşanmaya başladı ve adeta küresel bir ekonomik krize doğru gitmeye başladık.

Bazı Avrupa ülkelerinde virüsün münferiden görülmesinin yanında İtalya’da enfekte olan sayısı yüz kişiyi aşması sebebiyle kırmızı alarm seviyesine ulaşmış gözüküyor. Kısaca korona virüsü sadece turizmi değil diğer tüm sektörleri ve hatta ülkeleri tehdit etmeye başladı.

2019 yılında Çin’den 426 bin yolcu ağırlamışız. 2020 yılındaki hedefimiz 500 binin üzerine çıkmaktı. Ancak görünen o ki bu hedefimiz başka baharlara kaldı.

Sadece Çin’den Türkiye’ye gelecek olan turistler değil, Türkiye’den ve Avrupa’dan Uzakdoğu’ya gitmeyi planlayan binlerce yolcu tatil planlarını iptal ediyor. Bu kriz hem karşılayan konumdaki ve hem de gönderici konumdaki seyahat acentelerimizi ciddi şekilde zorluyor. Sadece acentelerimizi değil, Çin pazarından çok önemli pay alan Kapadokya bölgemiz başta olmak üzere, İstanbul ve Ege bölgesindeki birçok turizm merkezi etkilendi.

Çin’de başlayan virüs nasıl olsa bizden çok uzak diyorduk ki geçen hafta İran’da çıkan virüs uykularımızı kaçırmaya başladı. Çünkü hastalığın komşumuz İran'da görülmesi, vakaların ve ölümlerin artışı bizler için alarm anlamına geliyor. Hemen yanı başımızda beliren korona virüsü sadece sektörü değil koca bir ülkenin kaderini de etkileyebilecek bir durumdur.

İran ile hem ticari hem de insanı olarak çok yönlü ilişkiler içindeyiz. İran-Türkiye sınırından her gün akın akın giriş ve çıkışların olduğunu düşünecek olursak, bu virüsün sınırlarımızdan ülkemize doğru yayılması içten bile değil. Bunu bilen Sağlık Bakanlığı, ilk tedbiri alarak İran sınırını geçici süreyle kapattı. Bakanlığın aldığı bu tedbirler tabii ki çok önemli. Ancak yeterli olmadığını biliyoruz. Başka ilave tedbirler alarak bu hastalığın ve salgını ülkemizden uzak tutmayı sağlamalıyız. Böyle bir krizde virüsü ülkemizden uzak tutma çabalarının yanında olası senaryoların üzerinde de durmalıyız.

Korona virüsüne karşı bütün ihtimalleri göz önünde bulundurarak olası senaryolara karşı planlar geliştirmeliyiz. Mesela, virüs salgınından hemen sonra Çin’den vatandaşlarımıza yönelik kurtarma operasyonu ve akabinde Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin karantina hastanesi olarak planlanmış olması oldukça başarılı bir operasyon olmuştu.

Aynı şekilde turistik bölgelerimizde olası virüs görülmesi halinde bir hastanenin bu işler için ayrılması dahil tüm karantina koşullarını sağlayacak her türlü tedbirleri alacak şekilde yazılı bir eylem planı oluşturmalıyız. Turistik bölgelerdeki sağlık personeli ve turizm çalışanları virüs konusunda hızlı bir eğitimden geçirilmelidir. Yine bu bölgelerde yaşayan esnafımızda aynı şekilde bilgilendirilerek gerekli hijyen kurallarına azami dikkati sağlamalıyız. Hükümetimiz, sektör temsilcilerimiz ve vatandaşlarımız el ele vererek bu krizi büyümeden aşacak bir eylem planı içinde olmalıyız.

Kısaca bu işi örtbas edip kamuoyundan gizlemek yerine bilinçli ve planlı bir şekilde her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmalıyız. Yoksa turizm sektörü de dahil olmak üzere nasıl bir kabusla karşı karşıya kalacağımızı tahmin dahi edemeyiz.

Turizm sektörü olarak bugüne kadar her türlü krizi yaşamıştık. Bir korona virüsü eksikti onu da gördük! Artık daha ne olabilir ki? Kala kala bir tek uzaylı istilası kaldı.

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha