Hukuk ve Turizm

A. Nejat Şardağı
A. Nejat ŞardağıENAT Türkiye Temsilcisi
03 Eylül 2021, 10:14

Turizm hukuku, bir hukuk dalı ile değil, bir faaliyet sektörü ile ilgili olan çok geniş bir hukuki meseledir. Bu nedenle sadece ticaret hukuku, şirketler hukuku ve kamu hukuku ile değil, aynı zamanda sözleşme hukuku, sosyal güvenlik hukuku, yükümlülük ve sorumluluk hukuku vb içerir.

Esasen uluslararasıdır ki son yirmi yılda ülkemizde çeşitli AB direktifleri ve düzenlemeleri temelinde oluşturulmuştur.

Bu gerçeği göz önünde bulundurarak, bu sütunların yazarı, turizm sektörünün farklı bileşenlerine, yani diğerlerinin yanı sıra, seyahat, rekabet, yiyecek-içecek, kiralama, elektronik ticaret, hatta ulaşım ve sigortaya sırayla değinmektedir. Bu konulardan iki veya daha fazlası için -ilgileri nedeniyle- bazı yargı kararları birkaç kez incelenir. Bu, Avrupa turizm yasasının son yıllarda geliştiği -çoğunlukla bir ön kararı takiben- esas olarak bunlar aracılığıyla olduğundan, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın birçok kararını içerir.

Yukarıdaki iki paragrafı uluslararası hukuk bürosu (CMS) avukatlarından Cedric Guyot'un kitabından alıntıladım. Belçika ve AB ülkeleri arasındaki ulusal ve uluslararası benzerlik ve ayrılıkları incelerken turizm paydaşlarına ve öznesi turiste de yol gösteren bir araştırma…

Herkes için Turizm, özellikle sözleşme hukuku (BM Engelli Hakları Sözleşmesi), sosyal-yükümlülük ve sorumluluk hukuku kapsamında olmasına, European Network for Accessible Tourism (ENAT) ve UNWTO tarafından adeta bir şablon gibi merkezi ve yerel yönetimlere atılacak adımların önerilmesine rağmen neden yeterli çalışma yapılmıyor?

3. Turizm Şurası sonrası 2018 yılında Kapadokya-Selçuk-Kuşadası'nın “Erişilebilir Kent Eylem Planı”, yapılan birkaç toplantı dışında neden hayata geçemedi?

Bu ve benzeri soruların yanıtı Kemal Gözler'in “Hukuk kelimesi kaç yaşında” yazısında yatıyor.

Çok ciddi bir arşiv taraması ve pek çok kaynakçayı referans göstererek yazılan denemede, hukuk kelimesinin etimolojisinden başlayıp bir dilbilimci titizliği ile dillerin bakışımlı olmadığı Fransızca’da droit (doğru) kelimesinin dilimizdeki hukuk (hak kelimesinin çoğulu haklar) ile bakışımlı olmadığı ve ilk kullanıldığı tarihe vurgu yaptığı yazısından:

“170 yıllık bir zaman dilimi, bir millet hayatında uzun bir zaman değildir; ama yeni bir başlangıç için yeterli bir zamandır. Bulunduğu bölgede, batılı hukuk kavramıyla ilk karşılaşan ve bu yeni kavramı anlayıp buna bir kelime üreten (daha doğrusu mevcut “hukuk” kelimesini yeni bir anlamda kullanan) ilk millet Türkler olmuştur. Yine Türkler kendilerine yabancı olan Batı hukukunu benimsemiş, mevcut hukuk sistemlerine göre daha ileri bir hukuk sistemi kurmaya çalışmışlardır. Bu açıdan komşuları Araplardan, Farslardan ve bazı bakımlardan da Ruslardan çok daha ileridirler.

Önce kelimeler, sonra bu kelimelerle ifade edilen kavramlar yerleşir. Türkiye’de bugün hukuk kelimesi, mükemmel bir şekilde yerleşmiştir. Hukuk kavramı da elbet bir gün yerleşecektir. Ancak bu yerleşme hiçbir zaman kendiliğinden olmuyor; hukuku her gün, kesintisiz olarak, başta yöneticiler olmak üzere, onu ihlâl eden herkese karşı yılmadan savunmak gerekiyor. Hukuk böyle yerleşecek!”

Bu bakış açısından değerlendirdiğimizde turizm veya dilimizde yeni yeni kullandığımız erişilebilirlik, empati, sürdürülebilirlik ve farkındalık kelimelerini kavram olarak içselleştiremediğimiz sonucuna varmak pek yanlış olmasa gerek. Bu aynı zamanda yukarıdaki soruların cevabı olabilir.

Cedric Guyot'nun belirttiği gibi, turizm hukukunun bir faaliyet sektörünün tüm paydaşlarının hukuki meselesi olduğunu göz ardı etmeden, başta engelli derneklerinin üyelerine turizm konusundaki hukuki kazanımlarının açıklığa kavuşturularak anlatılması, erişim ve iletişim sorunlarının çözülmesinin yardım-iyilik-lütuf değil, yönetimlerin görevi olduğunun tekrar tekrar altının çizilmesi, STK ile akademik kadroların doğanın ve kültürel mirasın korunmasının bir hukuki zorunluluk olduğunu ısrarla dile getirmesi ve tüm bunların en büyük destekçisinin turizm endüstrisi olması gerekir. Çağdaş turizm ancak böyle yerleşir !.

NOT: Sarımsak kelimesini sarmısak olarak yazmak bir yazım hatası olsa bile ne tadı ne de kokusu değişir ama, örneğin sürdürülebilirlik kavramını sadece devamlılık olarak kavramak, sarımsağın kokusunun sonradan çıktığı gibi sevimsiz (!) sonuçlarla karşılaşmamıza neden olur.

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Etiketler:Nejat Şardağı
Yorumlar
Mehmet Salih Yazıcı
09 Eylül 2021, Perşembe 01:04
Bir öğrencin olarak yazılarını hep okuyorum .gercekten sizin gibi bilinçli eğitici insanlara ihtiyac var .gec bile kaldınız bunlari yazmaya .saygılarımla.
Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha