Her şey su böreğinde saklı esasen!

Hüseyin Bölük
Hüseyin BölükAjwa Hotel Kapadokya F&B Müdürü
01 Mayıs 2018, 17:48

Yazıma başlamadan önce tüm okurlarımı Kazakistan’dan en derin muhabbet ve saygılarımla selamlamak istiyorum. Bu yazımda satırlarıma turizmin yanında biraz da siyaset karıştırırsam şimdiden affınıza sığınıyorum.

Gecenlerde Shymkent’te bulunan tarihi ipek yolunun en önemli uğraklarından çok eski ve devasa büyüklükteki bir pazardaydım. Ondan bir hafta önce de Yaşayan Mutfak seminerleri için Türkistan’da bulunan Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Kazak –Türk Üniversitesi’nde ve Hoca Ahmet Yesevi Türbesi’nde idim.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bireyi olmaktan dolayı bir kez daha gurur duydum, oradaki eğitim kalitesini, sistemi, yatırımın büyüklüğünü ve ciddiyeti gördükten sonra. Ancak yetmez değerli okurlarım, yetmez zaten yetmediği ortada.

Biz tarihin akışını değiştiren millet olarak derin bir uykudayız hala. Turizm bölüm başkanı değerli hocamızın seminerinden sonra öğrencilere ifade ettiği gibi uyku ve çalışma için ayırdığımız zaman dilimlerini acilen tersine çevirmeliyiz! Türkiye olarak tüm Türk-i Cumhuriyetler ile acilen eğitim ve kültür turizmi atağına kalkmalıyız! Çünkü birbirimize o kadar yabancıyız ki! Bilinçli olarak o kadar derin bir şekilde ayrıştırılmışız ki! Atağa kalkmak için fazla vaktimiz yok. Dünya haritası her an değişebilir! Peki biz Türk dünyası olarak bu değişimin neresindeyiz? Ne kadar daha birbirimizden bir haber üçüncü dünya ülkelerinin kara bahtlarına hapsedilmiş şekilde demir parmaklıklar arasında volta atan kardeşlerimizi izlemeye devam edeceğiz?

Türkiye’deki kaç vatandaşımız Semerkand’i, Buhara’yi, Ahmet Yesevi’yi, tarihi ipek yolunu, Orhun kitabelerini biliyor?

Türk-i Cumhuriyetlerdeki soydaşlarımızın kaçı kökenlerinin Türk oldugunu kabul ediyor, Orta Asya’dan göçen Oğuzların bugüne kadar hangi süreçlerden geçtiğini biliyor? Ben söyleyim, hepimiz birbirimizden bi haberiz! İşte size mutfaktan basit ama bir o kadar da çarpıcı örnek! Kazakistan’da beş parmak denilen geleneksel bir yemek var. Hamurun uzerinde servis edilen at eti. Hamur bizim su böreği hamurunun reçetesi ile birebir ayni. Bizim börek sadece biraz daha ince. Kıyması ise samsa denilen bir nevi çiğ börek olarak adlandırabileceğimiz böreğin içi ile aynı. Su böreği yapıp servis ettigimde Lazanya denilmesi üzerine bunun İtalyan mutfağından bir yemek olmadığını, bizim ortak kültürümüzün bir eseri oldugunu anlatmaya çalışmam bir Türk şef olarak canımı acıtıyor!

Peki nerden başlamalı, nereden ve hangi sebeple atağa kalkmalı...

Rio karnavalında tüm dünya gözünü Brezilya’ya çeviriyor mu kardeşim? Oktoberfest’te Almanya’ya, Cannes film festivalinde Fransa’ya, Tomorrowland’de Belçika’ya, domates ve San Fermin festivallerinde İspanya’ya, Festival havasında gecen yeni yıl kutlamalarında Çin’e bakıyor mu tüm gözler? Evet değil mi!

Nevruzda da Türk dünyasında çevirsin o zaman! Nevruz ateşi Çin sınırında yapılsın, tarihi İpekyolu üzerinden planlı programlı olarak, inanılmaz bir coşku ve dolu dolu programlarla tüm Türk-i Cumhuriyetleri dolaştıktan sonra İstanbul’da doksana vole çakılsın! En coşkulu kültür ve sanat kutlamaları olarak geçsin kayıtlara ve tüm dünya bir sonraki yılı dört gözle bekler olsun. En azından İspanya’daki gibi boğanın nasıl can verdiğini izlemekten iyidir değil mi!!!

Konuyu abarttığımı ya da saçmaladığımı düşünenler çıkabilir! Sadece biraz düşünelim ve biri bana cevap versin neden bu denli yabancıyız birbirimize? Mağdur olan taraf olmamıza rağmen Çanakkale Anzaklarla bile kaynaşmamızı sağlamışken, yıllardır bizi de aranıza alin diye sömürgecilerin eşiğinde beklerken, her fırsatta bizi sırtımızdan vuran Arapları kendilerinden daha fazla biz düşünürken ve kampanya üstüne kampanya başlatırken neden kendi özümüze bu kadar yabancıyız?

Bu yazıdan sonra beni lütfen Avrupa veya Arap düşmanı olarak yaftalamayın! Mevzu çok derin, hassas ve yıpratıcı. O yüzden sözü fazla uzatmadan diyorum ki acilen eğitim ve turizm alanında çapraz bir şekilde atağa kalkmalıyız! En azından bir sonraki nesil kendi potansiyelinin farkına varsın ve güneşin doğudan doğduğunu tüm dünyaya yeniden hatırlatalım!

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha