Hasan Erdem: Muhalefet bu kez kesin birleşecek; garantisini veriyorum...

Hasan Erdem: Muhalefet bu kez kesin birleşecek; garantisini veriyorum...
13 Ekim 2017, 16:41
Yaklaşan TÜRSAB seçimlerinde muhalefetin mutlaka birleşeceğini söyleyen Hasan Erdem, "Bu kez garantisini ben veriyorum" dedi.

Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği üyeleri ile bir araya gelen TÜRSAB Başkan adayı Hasan Erdem, soruları cevapladı. Bu kez seçimlerde muhalefetin mutlaka birleşeceğini savunan Hasan Erdem, "Garanti ediyorum, seçim öncesinde muhalefet mutlaka birleşecek" dedi. Muhalifler arasında görüş ayrılıkları bulunmadığını ve aynı şeyleri savunduğunu ileri süren Hasan Erdem, "Bizim bir koltuk sevdamız yok. İlla ben başkan olayım, diğerleri başkan olmasın amacı ile yola çıkmadık. Biz yanlış sistemin ve gidişatın değişmesi için yola çıktık. Acentelerin ve turizm sektörünün menfaatine işleyen bir anlayışın gelmesi için mücadele veriyoruz" dedi.

Neden aday oldunuz?

1985 yılından bu yana turizm sektörünün içindeyim. Yaklaşık 8 yıl Güney Marmara BYK Başkanlığı yaptım. 2007 yılında, 1618 sayılı yasanın günün şartlarına uygun düzenlenmesi ve Meclis'ten geçirilmesi gündeme gelmişti. Biz de BYK olarak, kendi görüşlerimizi belirtmiştik. BYK'ların da kanunda yer alması ve özerk bir yapıya kavuşması gerektiğini savunmuştuk. Yasa taslağında yer alması için bunu Genel Merkez'e göndermiştik. Fakat sonra baktık ki Meclis'e gönderilen yasanın bizim önerilerimizle hiçbir alakası yok. Bu konuyu Başaran Ulusoy ile Bursa'da Çelik Palas Otel'de tartıştık. Ve o gün orada bizim muhalefetimiz başladı. Bizim kavgamız yasanın acentelerin faydasına olmayacak şekilde çıkması nedeniyle başladı ve o gün bugün yaklaşık 10 yıldır muhalefete destek veriyoruz. Çıkan tüm muhaliflere destek verdik. Baktık ki olmuyor, bu dönem de elimizi taşın altına koymaya karar vererek aday oldum.

"Bu sefer bölünmeyeceğiz"

Uzun süre muhalefet yapınca Başaran Ulusoy'un politikalarını çok iyi çözdük. Mevcut yönetimin en temel politikası “böl - parçala - yönet”... Bu dönem buna fırsat vermeyeceğiz. Bölünmeyeceğiz. Birlik beraberlik içinde olacağız. Muhalefet bu kez birlik ve beraberlik içinde olacak. Bu sefer, bu seçimi alacağız. Çünkü geçmişte yapılan hataları biliyoruz. Yapılması gerekenleri de çok iyi biliyoruz.

Birlikten bahsediyorsunuz fakat sizin de üyesi olduğunuz bir dernekten iki başkan adayı var şu an, bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce şu an muhalefet bölünmüş bir durumda değil mi?

OTSAD'daki arkadaş önce aday olmayacağını deklare etmiş ve bizimle beraber olduğunu söylemişti. Daha sonra aday oldu.

Fakat garanti ediyorum, seçim öncesinde muhalefet mutlaka birleşecek. Bunu bilmemiz gerekiyor. Çünkü birleşmeden bir yere varamayız.

Bunun garantisini nasıl verebiliyorsunuz?

Biz kendi aramızda görüşüyoruz. Diğer adaylarla bir sorunumuz yok. Muhalefette bizim söylediklerimizle diğer adayların söylediği arasında pek bir fark yok. Aynı şeyleri savunuyoruz.

Bizim bir koltuk sevdamız yok. İlla ben başkan olayım, diğerleri başkan olmasın amacı ile yola çıkmadık. Biz yanlış sistemin ve gidişatın değişmesi için yola çıktık. Acentelerin ve turizm sektörünün menfaatine işleyen bir anlayışın gelmesi için mücadele veriyoruz.

Anlaşamayacağımız hiçbir şey yok. Yeter ki, art niyet olmasın. Yeter ki proje bir muhalefet olmasın. Benim en büyük korkum, seçim öncesi bir takım Bizans oyunlarının oynanması. Biz bunları bildiğimiz için o oyunlara fırsat vermemeliyiz.

Son haftalarda kampanyanızda devamlı değişim vurgusu yapıyorsunuz. Değişim sözcüğünü bu kadar çok kullanmak Değişim Hareketi'ne bir mesaj mı?

Değişimi gençlerin yönetime gelmesi, yaşlanmış olanların, enerjisini kaybetmiş olanların istirahat etmesi anlamında kullanıyoruz. Değişimi güçlü bir TÜRSAB için vurguluyoruz.

TÜRSAB'ın şirketleri ve birçok farklı ilişkisi var. Firuz Bağlıkaya TÜRSAB'ın şirketlerini kapatacağını ve Birliği ticaretten uzaklaştıracağını söylüyor. Bu konuda sizin yaklaşımınız nasıl?

Biz TÜRSAB'ı yönetmeye talibiz. TÜRSAB'ın bu kadar çok iştirakinin olmasına karşıyız. TÜRSAB kuruluş amacının dışında faaliyet gösteriyor. Göstermediği tek faaliyet, kuruluş amaçları doğrultusundaki faaliyet…

"Müzelerin çöplerini toplamak TÜRSAB'ın işi değil"

İlk toplantıyı Başaran Ulusoy'la yaptınız. Neler yaptınız şeklindeki sorularınıza verdiği cevaplar; müzelerin restorasyonu, okul açılması ve Kuşadası Kongre Merkezi. TÜRSAB'ın kuruluş amaçları bu saydıkları değil. TÜRSAB'ın kaynakları tamamen amaç dışı kullanılıyor. Müze bahçelerindeki çöplerin toplanması TÜRSAB'ın işi değildi. Bunlar Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın işidir. Bunu yapmak için de devlet bütçesinden para alıyorlar.

"Üyelere hizmet etmeyen şirketleri kapatacağız"

Bizim yapmamız gereken kültürel değerleri ürün haline getirilip pazarlanmasını ve tanıtımının yapılmasını sağlamaktır. Bunun için acentelerin teşvik edilmesi gerekir. Ayrıca yeni destinasyonların geliştirilmesi ve turizm çeşitliliğin artırılması için çalışmalar yapılması gerekir. Bununla ilgili hiçbir çalışma olmadığını görüyoruz.

İştirakler üyelerimize hizmet ediyorsa kalacak, ama ticari amaçla kurulanları kapatacağız.

"Kaybettiklerini biliyorlar"

Genel Kurul'a katılımı artırmak için çalışıyorsunuz. Buradaki amacınız nedir?

Şu anki yönetim sahada yenildiğini ve seçimi kaybettiğini çok iyi biliyor. Gittikleri her bölgede muhalefetle karşılaşıyorlar. Bundan sonra bir takım entrikalar devreye girecek. Bunun için katılımın yüksek olması gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca katılım, demokrasinin ve istediğimiz değişimin vazgeçilmez gereğidir.

"Genel Kurul'a katılımı düşürmeye çalışıyorlar"

Katılım sayısını düşürmek için Genel Kurul'a katılım formlarını geciktiriyorlar. 3 Kasım'a kadar başvuru süresi koydular. Hala binlerce acenteye katılım formu ulaşmadı. Kalem ellerinde, defter ellerinde, istedikleri kişilerin formlarını kendileri dolduracaklar.

Zaten kampanyanın genelinde bir haksız rekabet söz konusu… Biz kendi imkanlarımızla Türkiye'yi gezip kampanya yürütüyoruz. Onlar ise bunları TÜRSAB'ın kasasından seçim çalışması yapıyorlar.

Muhalefetin güçlü olduğu bölgelere formların özellikle mi geç gönderildiğini düşünüyorsunuz?

Onlar muhalefetin güçlü olduğu yerleri iyi biliyorlar. Güney Marmara Bölgesi yüzde 90 muhalefetin yanında. O bölgeden ne kadar az katılım olursa o kadar mevcut yönetimin işine geliyor. Kendi seçmenlerini getirip muhaliflerin katılmaması için çaba sarf ediyorlar.

Muhalefeti engellemek için başka neler yapılıyor?

Kongreler Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde yapılıyor. Teknik donanım, ses sistemi ve oradaki tüm programı mevcut yönetim organize ediyor. Tam muhalefet lideri konuşmaya başladığında ses sistemi bozuluyor. Muhalefet konuştuğunda yemek başladı anonsu yapılıyor. Bayrağınızı asmak istediğinizde maaşını TÜRSAB'tan alan personelin engeli ile karşılaşıyorsunuz.

Kongrenin başka bir yerde yapılmasını mı istiyorsunuz?

Hayır, onu demiyorum. Bunları orada yapan, başka yerde de yapar. Çözüm insanların mantalitesinin değişmesinde. Fakat her şeye ve tüm zor şartlara rağmen bu seçimi alacağız.

TÜRSAB'ın kaynaklarının amaç dışı kullanıldığını söylediniz. Bunların nerelerde kullanıldığını düşünüyorsunuz?

TÜRSAB'ın muhasebesi şeffaf değil. Ağalık, padişahlık sistemi ile yönetiliyor. Hesap sormanız imkansız. Hele aday olmuşsanız gidip oradaki hesabı inceleyemezsiniz. 1 milyon TL'ye kurulmuş şirketin 5 bin lira gelirleri oluyor. Şirketler arası para transferi oluyor, bunların hesabını soramıyoruz. 1000 acenteden alınan 45 milyon TL'nin nereye gittiğini soruyorsunuz, bunların bilgisi verilmiyor.

"TÜRSAB, bakkal gibi yönetiliyor"

TÜRSAB yarı kamu kurumu ama kurumsal değil. Bakkal dükkanı gibi işletiliyor. TÜRSAB başkanı kasayı açıp Birliğe ait olan çekleri alıp istediğine verebilir. Kimse de buna karşı gelemez. Siz bu sistemi değiştireceğiz. Başkanın akçeli işlerle işi olmayacak. Gelir ve giderlerimizi her ay bülten haline getirip yayınlayacağız.

İlk yapacağımız iş 1618 numaralı yasayı değiştirmektir. Bu yasayla kurum yönetilemez. Belgelerimiz devir hakkını kaybetti. Rekabet Kurulu'nda kendi belgelerimizin fiyatlarını ve belirleme hakkını elimizden aldılar. Bunlar yıllar içinde birikerek bu noktaya geldik. Artık bıçak kemiğe dayandı. İnsanın kalbini kırarsın sessiz kalır. Artık ses çıkarıyoruz çünkü kemiklerimiz kırılıyor.

Bu saatten sonra çıkacak bir adaya ilişkin görüşünüz ne olur?

Bu saatten sonra çıkacak kişinin inandırıcılığı olmaz. Bu kadar büyük bir camianın karşısına çıkıp neyi nasıl anlatabilecek bu kadar zamanda? Çıkacak aday proje aday olacaktır. Başka bir izahı yok...

Seçim çalışmalarınızda acenteler en çok hangi konularda şikayet ediyor?

En çok korsan acenteden şikayetçiler. Bir diğeri de belediye ve kooperatiflere verilen acente belgeleri. Belediyenin gücü ile kongre organizasyonları ve paket turlar düzenliyorlar. Kar - zarar sıkıntıları yok Kamunun gücüyle bizimle rekabet ediyorlar. Acentelerimiz bundan çok muzdaripler.

BYK'ların bütçesi yok. Temsiliyette sıkıntı yaşıyorlar. Bu konuda da önemli şikayetler var. BYK başkanları da artık değişim olmasını istiyorlar.

Başaran Ulusoy sizin “Güçlü TÜRSAB” sloganını eleştiriyor, "Acenteler Güçsüz mü?" diye. Bu konuda neler diyebilirsiniz?

Geçenlerde Diyarbakır'da yaptığı toplantıda "Çanakkale geçilmez, TÜRSAB bölünmez" dedi. Çanakkale ile TÜRSAB seçimlerinin ne alakası var? Bu hamasete ne gerek var? Bir konuşmasında da Sarıkamış'taki doksan bin şehidimizden bahsetti. Söylenecek söz kalmayınca bunları söylemeye başladılar.

"Aynı şeyleri tekrar ediyor"

Tavsiyem basınla konuştuğunda artık kendini yormasın eski konuşmalarını teypten açsın. Ne de olsa eski konuşmalarını tekrar edip duruyor. Yetmiş yaşına geldi. Zahmete girip yorulmasın.

Bu kadar yetişmiş değerli insan kamu kurumlarında 65 yaşında emekli ediliyor. Devlet bir yasa çıkarıp bu STK'ların başındaki kişileri de 65 yaşından sonra emekli etmeli.

Kaç oy alırsınız?

Onu kestirmek zor bir şey… Geçen seçimde muhalefet 2114 oy almıştı, mevcut yönetim ise 1680 oy almaştı. Hatta muhalefet birleşmediği için oy kullanmayan 450'ye yakın acente hazirun listesine imza atmasına rağmen oy kullanmadı.

Geçen seçimde muhalefet neden birleşemedi?

Biz iki dönemdir çalışıyorduk. Muhalefetin diğer kanadı ise seçime 3 ay kala çıktı. Böyle bir şey beklemiyorduk. Ben, her şekilde birleşmeden yana oldum. Ama maalesef bazı arkadaşlarımız anlaşamadı. Fakat bu sefer işin başında biz varız. Masadan kaçacak olanları da proje aday olarak kamuoyuna lanse edeceğiz.

Bu sefer böyle bir şey yaşanmayacağına emin misiniz?

Bu sefer yaşanmayacak. Garanti ediyoruz. Kesinlikle birleşmeden yanayız. Bizim başkanlık sevdamız yok. Koltuk sevdamız da yok. Bizim amacımız bu kurumu zulümden ve zalimden kurtarmak. Ayrıca onun da menfaatini düşünüyoruz. Ona iyilik edip istirahata çekil diyoruz.

"Muhalefetin 3 bin oyu var"

Bu seçimde bazı BYK başkanlarımız da mevcut yönetimi desteklemiyor. İktidarda büyük oy kaybı var. Biz muhalefetin oyunu bir bütün olarak düşünüyoruz. Katılım yüksek olursa 3 bin oyumuz var.

Sizi destekleyecek acente sayısı ne kadar?

250'ye yakın Whatsapp grubumuz var. Konya ve Adana toplantılarımıza katılım iyiydi. Karadeniz'de önemli katılım oldu. Onların adına şimdi çıkıp şu kadar oyum var demem hoş olmaz. İnsanların teveccühü ve inanması önemli. Eğer bir Bizans oyunu olmaz ise acentelerin gerekli takdiri ve teveccühü göstereceğini düşünüyorum.

"Hükümetle hep şahsi ve akçeli işleri konuştular"

Maalesef mevcut yönetim Hükümetle yapılan görüşmelerde hep şahsi işler konuşulmuş. Hiç sektörle ilgili bir proje konuşulmamış. Mikrofon uzatıldığında sanki başka bir şey yokmuş da Yenikapı'ya liman konuşuluyor. Sanki gemiler gelmiş de yanaşacak liman bulamıyor.

Orta Doğu pazarına odaklanmış bir acentesiniz. Türkiye'nin ana pazarlarından Avrupa ve Rusya pazarına ilişkin bir tecrübeniz olmadığı düşünülüyor. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Maalesef bu konuda bir takım önyargılar var. Bunlar tabu gibi. Ön yargıları yok etmek atom çekirdeğini parçalamaktan daha zor. İdarecilik farklıdır, operasyon farklıdır. Uzman olmadığımız pazarlarda tecrübelerinden yararlanacağımız tur operatörlerimiz olacak. Biz onlara nasıl destek verebileceğimizin telaşı içinde olacağız. Acente olarak çalıştığımız bölge belli. Fakat Avrupa ile çalışan acentelerimize her türlü desteği vereceğiz. Gelirler kaynaklarımızın büyük bir kısmını da onlara harcayacağız.

Orta Doğu ile çalışmak bir zamanlar turizmden bile sayılmıyordu. Ben kişi olarak evrensel bir dünya görüşüne sahibim. Küreselleşen bir ekonominin insanlarıyız. Türk turizmi evrensel düşünmediği zaman kalkınamaz.

Muhalefetin kazanması halinde Başaran Ulusoy'u nasıl uğurlamak istersiniz? Diğer aday omuzlarda uğurlayacaklarını söyledi, siz nasıl uğurlamak istiyorsunuz?

Ne horonla ne de omuzlarda uğurlamayı düşünüyoruz. Biz hak edenin hakkını avucuna koyarız. Ben açıkçası Allah nasip eder de kazanırsak; ona, İstanbul'un önemli camilerinden birinde gidip iki rekat namaz kılmasını ve günahları için Allah'tan af dilemesini tavsiye edeceğim. Çünkü omuzlarda taşınacak bir hizmet yapmadı. Öyle uğurlanması hizmet edenlere haksızlık olur...

Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha