Değişime az kaldı

Hamit Kuk
Hamit KukSAYD Genel Sekreteri / TÜRSAB İncoming Turizmi İhtisas Başkanı
13 Şubat 2018, 12:06

2017 yılında “tecrübe ve istikrarla” yola çıkan mevcut TÜRSAB yönetimi 2 - 3 Aralık’ta yapılması gereken 23.TÜRSAB Olağan Genel Kurulu’nu, meşhur (!) tecrübesiyle ve istikrarıyla yapmayı becerememiş ve kayyuma teslim etmiştir.

Üstelik Kasım ayında açıkladıkları bilançolara göre TÜRSAB’ı neredeyse müflis hale getirmiştir. Bunu, ben söylemiyorum. Bunu, mevcut yönetimin açıkladığı bilançoları muhasebe mantığı ile okuduğunuzda görebiliyorsunuz. Koskoca TÜRSAB’ın bütçesini doğru dürüst yönetemedikleri gibi bir de bunu açıklayarak; milletin eline koz vermişler. Nasıl bir tecrübe ve istikrarsa artık!

Şimdi aynı yönetim, tecrübesi ve istikrarın dayanılmaz başarısızlığıyla 24 - 25 Şubat’ta yapılacak olan seçimde muhtemelen aynı isimlerle delegenin karşısına çıkma gafletinin tecrübe ve istikrarını gösterecekler. TÜRSAB’a yaşattıkları onca utanca rağmen!

Bu işler öyle sloganla falan olmuyor arkadaş! Sosyal medya sayfalarına tecrübe, istikrar etiketleri yazarak; altına da bir sürü fotoğraf koymakla da olmuyor. Hele hele yalaka ve menfaatperestlerin “yürü be başkan, tecrübe ve istikrarınla bizi ancak sen kurtarırsın” gazlarıyla hiç olmuyor.

Tecrübe ve istikrar, TÜRSAB’ın kasasındaki paralarla toplantılar yapıp; sektöre hiçbir faydası olmayan gereksiz konuşmaları bir fıkraya bağlayarak anlatmakla da olmuyor.

Tecrübe ve istikrar, videolar yayınlayarak muhaliflere tehditler savurmakla ve hakaret etmekle de olmuyor.

Tecrübe ve istikrar, sırf muhalefet ettikleri için inanların firmalarını denetletmeler; savunma istemeler ve hatta seçilmiş BYK Başkanları’nı görevden almakla da olmuyor.

Yani bir şeylerin adını “tecrübe ve istikrar” koyarak tecrübeli olunmuyor. Hele istikrarlı hiç olunmuyor!

Bunların ki olsa olsa “Beceriksizliğin ve Başarısızlığın” istikrarı olur.

Bunca aymazlığa rağmen, bir tane delege de “Yahu! Senin tecrübe, istikrarın nasıl bir şey ki kendi genel kurulunu yapamıyorsun?” demiyor. Gerçekten şaşılacak bir durum değil mi?

Şimdi gelin bu meşhur tecrübe ve istikrar sloganıyla yapılan toplantılarda bugüne kadar sorul(a)mayanları biz soralım. Bakalım ne sonuç çıkacak?

Öyle bir TÜRSAB yönetimi düşünün ki; kendi genel kurulunu organize etmekten aciz kalmıştır. Kendi genel kurulunu yapmayı beceremeyen bir yönetimin koskoca TÜRSAB’ı daha iyi yönetebileceğine inanabilir misiniz?

Seyahat acenteciliğinin özünün aslında organizasyon yapma becerisi olduğu halde kendi genel kurulunu başta olmak üzere hiçbir şeyi organize edemeyen kişilere “ACENTECİ” diyebilir misiniz?

Yaklaşık beş bin delegenin iki günlük konaklamalı seyahatini planlayamayan bir TÜRSAB yönetiminden sonra yurt dışından gelmesi muhtemel toplantı grupları için Türk seyahat acenteciliğine güven duyulabilir mi?

Yurt dışı partner gözüyle bakınca her yönüyle plansız programsız yönetilen bir TÜRSAB’ı gerçekten iyi bir referans olarak görebilir misiniz?

Güvenlik bahanesiyle seçim yapamayan bir TÜRSAB’tan sonra; Türkiye seyahati satmayı planlayan tur operatörlerinin güvenle satış yapmasını düşünebilir misiniz?

Her kriz döneminde üyelerini kaderiyle baş başa bırakmış bir TÜRSAB’ı çatı kuruluş olarak kabul edebilir misiniz?

1618 sayılı yasanın getirdiği birçok hak, mevcut yönetimin basiretsizliği ve takipsizliği yüzünden kaybetmiş seyahat acenteleri olarak tekrar aynı kişilere güvenip sorumluluk verebilir misiniz?

Hele hele seçimden kaçarak TÜRSAB’ın itibarını yerle bir etmiş kişilerin bundan sonra hem delegesine ve hem de turizm sektörüne daha iyi hizmet verebileceğini söyleyebilir misiniz?

Taksiciler Federasyonu bile Ankara’da daha iyi temsil edilirken bugüne kadar memlekete milyarlarca dolar getiren üyelere sahip TÜRSAB’ın esamesi bile okunmamıştır. Böyle bir yönetimi tekrar tercih edecek kadar delirmiş olabilir misiniz?

Yukarıdaki sorulara “evet” diyenleriniz varsa size müjdeyi (!) vereyim. Hayalini kurduğunuz ve sizlere en iyi hizmeti vereceğini düşündüğünüz TÜRSAB’ı önümüzdeki yirmi yıl daha zor göreceksiniz.

Benden uyarması. Karar sizin! Sonra ağlayıp durmayın.

Yukarıdaki sorulara “hayır” diyenleriniz varsa size de çok önemli görevler düşüyor. Aralık ayında sizden kaçırılan sandık 25 Şubat günü tekrar kurulacak. Sandığa giderek oyunuzu kullanmalı ve yıllardan beri TÜRSAB’a kene gibi yapışanları oradan söküp atmalısınız.

Hiç kuşku yok ki böyle bir hamle, özgür iradenizi ve demokratik hakkınızı elinizden almak için her türlü hileye başvurmaktan çekinmeyenlere çok iyi bir ders olacaktır.

Değişime az kaldı. Haydi!

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha