Celladına aşık MICE sektörü

Handan Atamer Engin
Handan Atamer EnginKites Group CMO
27 Mayıs 2022, 11:05

Kimilerine göre MICE sektörünün gözbebeği.

Kimilerine göre gurur kaynağı.

İşin kurucusuna göre de “creme de la creme”.

ACE of MICE…

MICE’in “AS”ı…

Bana göre ise kesinlikle; MICE sektörünün kendi ayağına sıkması.

Veeee celladına aşık olmuş, Stockholm sendromu yaşayan sevgili MICE acenteleri.

Oysa, sektörün “zirve”sinde olduğunu iddia eden bir etkinlik, maalesef MICE’ın “AS”ı ile hem ulusal hem de uluslararası MICE için hiçbir katkı sağlamadan, sadece birilerine kazanç kapısı olmaktan öteye gidemiyor.

THY dahil, dünya kadar ve hiçbir işe yaramayan sponsorluklar, boşa giden onca para ve zaman…

THY, keşke bu işe yatırdığı sponsorluk bedelini MICE acenteleri ile uluslararası arenada gerçek bir pazarlamanın küçük bir adımı olarak kullansa demeden geçemiyor insan.

Ulusal pazarda; farkında değil misiniz senelerdir kurumsal müşterimiz ile tedarikçilerimizi bir araya getirip işlerimizin elimizden uçup gitmesi, nerede ve kiminle başladı? MICE kelimesinin bile Türkiye’de literatüre girmesinin sebebi MICE işi yapan seyahat acentelerinin eseri. Ama gel gör ki kendi işine bile sahip çıkamayan gene biz yani celladına aşık olmuş MICE Acenteleri ve TÜRSAB.

Şaşaalı açılış ve kapanış partileri ile günlerce ulusal medyanın magazin sayfalarından eksik olmayan MICE’ın AS’ının uluslararası arenada ise hiçbir işe yararı ve katkısı yok.

Uluslararası takvime girmiş mi hayır?

Düzenlenmeye başladığı ilk günden beri; uluslararası kurumsal müşteri ya da MICE acentesi getirilmiş mi hosted buyer olarak?

O da yok!

Maazallah getirilse onlar da tedarikçilerin kucağına doğrudan bırakılacak, işin mimarı, proje üreticisi MICE acenteleri ise sadece taşeron olarak kalacak.

Onca zaman hiç mi bir katkısı olmadı dediğiniz duyuyorum.

Olmaz mı:):):

Oldu tabiii… Hem de çok fazla.

Katkısı sadece ulusal pazarda bunca yıldır müşterilerimize ve tedarikçilerimize olmuştur. Bahsi geçen iki taraf; bu sözde sektöre katkı sağlayan MICE etkinliği ile senelerdir bir araya getirilmiş ve MICE acenteleri resmen planlı bir şekilde devre dışı bırakılmıştır.

Ama evet işin bir katkısı da elbette bu işin yaratıcısına maddi ve popülaritesini arttırma anlamındadır. Doğaldır, çünkü konu kendileri için sektöre katkı sağlamaktan öte tamamen ticaridir.

Öte yandan, kendi üyesi olan MICE Acentelerinin celladı olan bir organizasyonun sponsoru olmakta ısrar eden bir TÜRSAB!

Oysa, bünyesinde bunca MICE Acentesi üyesini barındıran TÜRSAB, bu işin patronu olmalıydı.

50 yıllık kurum, tecrübesiyle, birikimi ve bünyesindeki donanımı ile; dünyada son derece başarılı örnekleri olan MICE Fuarlarının tüm Akdeniz çanağındaki en iyisini yapabilmeliydi.

MICE sektörünün daha da gelişebilmesi için uluslararası takvime girecek daha çok etkinliğin yapılabilmesi için teşvikleri ve sahada çalışmalarını yaratıp yönetebilmeliydi.

Ülkemin MICE pazarında uluslararası arenadaki payını arttırmalıydı.

Devletle, bakanlıkla bu konuda tamamen farklı bir çalışma yapıp bu programı yönetmeliydi.

TGA bunun için kurulmadı mı?

Neden senelerdir bu işi kurum olarak üzerimize almayız?

Tüm dünyadan uluslararası kurumsal ve MICE acentelerinin katıldığı, açılış ve kapanış galaları ile B2B etkinlikleri ile sektöre adını altın harflerle yazdıracak, MICE sektörünün “Oscar’ını neden yapmayız?

Hem de işin patronajında olduğu Lütfi Kırdar’da.

Çok mu zordu gerçekten?

Kafamda gene deli sorular…

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Yorumlar
Semra SÜRÜCÜOĞLU
27 Haziran 2022, Pazartesi 12:01
Kaleminize sağlık. Türsab seyrediyor bizde Türsaba aidat ödüyoruz? Bizi döveni destekliyoruz. Ne yaman çelişki değil mi?
Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha