Büyümek ve şişmanlamak

Sefa Altınay
Sefa AltınaySeyahat Acentaları Yöneticileri Derneği Başkanı
sayfayı yazdır, turizm ajansı
11 Haziran 2017, 12:02

Bildiğimiz üzere "Büyümek" vücudumuzun ihtiyaç duyduğu gıdaları doğru oranlarda alıp, üzerine zamanı ekleyerek, pek çok olgunun paralel bir şekilde oluşması ile gerçekleşen bir durumdur. “Şişmanlamak” ise tek taraflı besinlerin vücudumuzda yarattığı ani kilo değişimidir.

Büyümek sağlıklı – şişmanlamak sağlıksız

Büyümek zaman ile -şişmanlamak hızlı

Büyümek kültür ile -şişmanlamak bilgisizlikle

Büyümek sağlamlık – şişmanlamak zayıflık

Büyüdükçe büyümek – şişmanladıkça zayıflamak

Yukarıdakileri şöyle bir aklımızdan geçirip okuyunca ve bu durumları turizme uyarlamaya kalkınca ilginç şeyler görüyorum.

Türk turizmi son 35 yılda büyüdü mü, şişmanladı mı?

Sadece çok Turist almak için yapılan uygulamalar ve verilen tavizler. Süreçler doğru yönetildi mi? Doğru turizm politikaları bilinçli olarak uygulandı mı?

Pazarlamanın temel politikalarından birisi, pazara yeni giren bir markanın kaliteyi daha ucuza sunmak ve “müşteri kapmak” tercihinde olabileceğidir. Doğrudur, lakin eş zamanlı ürününüzün hikayesini oluşturup tüketiciye doğru anlatıp, zaman içerisinde asıl satmak istediğiniz fiyatlara ulaşarak ticari ve sosyal olarak hedef bütçelerinize orta vade de yaklaşmanız gerekir.

Ya biz ne yaptık ?

Turizm literatürüne kazandırdığımız “her şey dahil” sistemini “öz her şey dahil" “has her şey dahil" “en Her şey dahil”lerin oluştuğu kontrolsüz büyümenin kucağına bıraktık.

Sonuç?...

Türk turizmi büyük oranda tur operatörü ile otelcilik arasında sıkışıp kaldı ve buradan çıkamıyor. Taraflardan birisi “kapris” yaptığında turizm kötü gidiyor!

Turizm çeşitliliğimiz uzun süredir şu şekilde sınıflandırıyoruz:

Denize 1. sıra her şey dahil, denize 2. sıra her şey dahil,denize 3. sıra h er şey dahil, 10 dönüme Her şey dahil, Belek'te her şey dahil, Kemer'de her şey dahil, Havalimanına 30 km. her şey dahil, vs. Bakın turizmimiz ne kadar çeşitlenmiş...

Havalimanlarına inen paket tur yolcu sayısı neredeyse inen toplam yolcu sayısına eşit. Avrupa'dan en rahat ve en kapsamlı ulaşımın olduğu destinasyonlardan biri olmamıza rağmen, münferit turist yok denecek kadar az. Ören yerleri ve müzelerimizin ziyaretçi oranı gelen turist ile karşılaştırıldığında, biraz da abartarak zannediyorum, Svaziland Krallığı ile aynı kategorideyiz. Otellerden yürüyüş mesafesinde kurulan ruhsatsız, iskansız sözde "bazaar"ları saymaz isek, turizm kent merkezlerindeki işletmelerin yabancılardan gerçekleştirmiş olduğu cirolar yüzde 10'u geçmiyor. Yani her şey dahil otellerde çalışan personele verilen açlık sınırının biraz üzerindeki ücretler, yine bu çalışanlarca şehir merkezlerinde harcanarak şehir ekonomileri ayakta kalmaya çalışıyor; yani körler sağırlar birbirini ağırlıyor.

Turizmin yurt geneline yayılması en azından turizm merkezlerinin hinterlandlarına taşınması ise bir avuç işletmenin çabalarına ve bütçelerine terk edilmiş. Her turizm destek paketi açıklandığında, aynı hatalara tekrar düşülüp bütçelerini tutturamayacak olan, dolayısı ile turizm cirolarının zayıflamasını önlemek maksatlı havayolları, tur operatörleri ve otellerin durumları nasıl stabilize edilir kaygısı vs.

Turizmin ekonominin yanı sıra sosyal yönlerin olduğu, kültürlerin iletişim ile geliştiğini, bu durumun dünya barışını güçlendirdiğini, Anadolu topraklarının dünyanın en gelişmiş kültürlerine ev sahipliği yapmış olmasının Doğu ve Batı arasında bir sentez yakalamış olmasından kaynaklandığını, bunun sebebinin ise kültürlerin buluşma ve birleşme yeri olmasından kaynaklandığını, turizm politikaları oluştururken acaba ne kadar hesaba kattık?

Derinliği olmayan göstermelik projeler, çalıştaylar ve organizasyonlar ile “mış” gibi yapmak yerine, turizmi şişmanlatmak yerine büyütmek için, doğru turizm politikaları geliştirmek ve yönetmek için elimizde bilgi-birikim mevcut, ne güzeldir ki tüm dünyaya turizmci ihraç ediyoruz. Zira turizm operasyonlarını iyi biliyoruz. Turizmde ürün geliştirmek bizim güçlü yönümüz sadece kurumlarımızın bunu görüp samimi bir şekilde politika ve proje geliştirmek üzere profesyonellerden oluşan bir konsey oluşturması problemlerin pek çoğunun çözülmesi için yeterli olacaktır. Oluşturulacak yapılarda etki alanı, ticari güç, politik hassasiyetler değil de liyakat esas tutulur ise olumlu gelişmeler muhakkaktır.

Turizm piyasaları denetleme ve düzenleme, turizm politikaları ve stratejileri, sürdürülebilir turizm başlıklarının dahi derlenip toparlanıp işlevsel heyetlere teslim edilse bir başlangıç yapmış oluruz.

Önceki Yazılar
Yorumlar