Bir hayalim var!

Hüseyin Bölük
Hüseyin Bölük Zeferan Restoranları Executive Direktörü
14 Aralık 2023, 15:54

Kıymetli okurlarım,

Dünya Gastronomisinde çok önemli bir yere sahip olan hatta gastronomiye yön veren iki önemli rehber vardır. Bunlardan bir tanesi 1900 yılında ilk rehberini çıkaran Michelin, Diğeri ise Fransız iki yemek eleştirmeni yazarın 1960 yılında ilk sayısını yayınladıkları

Gault & Millau. Tam da burada küçük bir parantez açmak istiyorum. Bunların ikisi de Fransız, mutfak akımları ilk olarak 17. Yy da Fransa’da başladı, Fransız mutfağı dünyada bir numara, gastronomide ünvanlar dahil tüm terimler Fransızcadır. Bunların ise tek sebebi var. Gastronomiyi bilimselleştirmeleri ve kayıt altına almalarıdır! Ne demek istediğim net bir şekilde anlaşılmıştır düye düşünüyorum.

İğneyi kendimize batırdık, hadi şimdi yazımıza devam edelim.

Biz de Zeferan Cappadocia olarak Kapadokya bölgesini de rehberine dâhil eden Gault & Millau tarafından Gourmand Table 2024 ödülüne layık görüldük. Bu gerçekten tartışmasız gurur verici bir olaydır. Bu anlamda, Zeferan Cappadocia ailesini ve gecede ödül alan tüm işletmeleri can-ı gönülden kutluyorum.

Bugünkü yazımıza böyle bir girizgâh yaptıktan sonra siz değerli okurlarımla bir hayalimi paylaşmak istiyorum. Günün birinde bu hayalimin gerçek olacağına inanıyorum, her ne kadar o günleri göremeyecek olsam da. Yanlış uygulanan her şey dâhil sistemine ve bilinçsiz tüketime tepki olarak 2014 yılında Bodrum’da Yaşayan Mutfak akımını başlatmış milli bir şef olarak evet gastronomi dünyasına dair benim de bir hayalim var. Bu hayalin gerçeğe dönüşmesi için var gücümle çalışıyor, çalışmalarımı kitaplaştırıyor, kendimi geliştiriyor ve bu uğurda lazım olan hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyorum.

%100 yerli olan Yaşayan Mutfağın tüm dünyada bir rehber haline gelmesi.

Önce cennet ülkemizde başlayıp sonra yavaş yavaş tüm dünyaya yayıldığını görmek ne büyük gurur olurdu, değil mi? Sadece bizde değil, tüm ülkelerde en temel iki kriterden biri, bulunulan ülkenin kültürünün işletme geneline ve menüsüne yansıtılmış olması diğeri ise şefin özgün yorumları olmalı.

Kültürün işletme geneline yayılmasından kastım; Karşılama (tıpkı çok sevdiğin birini evinde ağırlar gibi) kıyafet, dekorasyon, ambiyans, servis kalitesi, orijinal menü içeriği, yemeğin hikayesi ve hikayeye uygun sunum şekli ve uğurlama.

Uğurlama derken tıpkı karşılamadaki gibi, en sevdiğin kişiyi kendi evinden uğurlar gibi… Diğer taraftan şefin özgün yorumlarının; geleneksel tarifin aslına sadık kalarak, konsept ile ne denli uyum içinde olduğudur.

İşletmenin alkol servis edip etmediğine, çatalı sola koyup koymadığına, şarapla yemeği eşleştirip eşleştirmediğine bakmaksızın…

Yemeğin yanında içecek olarak ister şerbet-ayran, isterse kımız-kımran versinler, kültürleri ne ise o eşlik etmeli yemeğe. İşletme şefi hangi artizan malzemeleri ve yöntemleri kullanılıyor mesela…

Karbon ayak izini azaltmak için neler yapılıyor, sürdürülebilirlik adına, sıfır atık adına…

Tüm bunların hakkıyla puanlandığı bir Yaşayan Mutfak rehberinden bahsediyorum.

Michelin; layık gördüğü işletmelere aldıkları puan çerçevesinde yıldız, Gault & Millau ise şapka veriyor. Biz de hayatı simgeleyen yeşil yaprak verelim, ne olur sanki…

Kıymetli okurlarım,

Biran için bunun gerçek olduğunu hayal edin lütfen. Önce ülkemizde yayıldığını, her bir ilimizde kendi kültürlerini layıkıyla yansıtmaya çalışan işletmeler olduğunu ve bunun için birbirleriyle yarıştıklarını hayal edin.

Japonya, Meksika, Lübnan, İtalya, İspanya, Tanzanya, Mısır, Tayland, Çin, Fransa nereye giderseniz gidin her ülkede, kendi kültürlerini layıkıyla yansıtmaya çalışan işletmeler olduğunu farz edin. Müthiş olmaz mıydı? Böyle bir tablo sadece beni mi heyecanlandırıyor ALLAH aşkına?

Ben eminim ki Yaşayan Mutfak akımı sayesinde ülkelerin unutulan-unutulmaya yüz tutmuş gastronomi değerleri tekrar gün yüzüne çıkar ve gelecek nesillere aktarılır. Birçok ülke gastronomisinin geçmişinde önemli bir yere sahip olan kül yeniden baş tacı yapılır örneğin.

Eski tarım-hayvancılık gereçleri yeniden üretilmeye başlanır.

İmece yeniden bir yaşam felsefesi olarak benimsenir mesela.

Geleneksel yöntemlerle yemek yapan artizanlar, dünyanın en prestijli şefleri sayılır tıpkı aslında hak ettikleri gibi. Bir nevi iade-i itibar yani…

Yahu bunların hepsi bir tarafa, zaten insanların turistik amaçlı seyahatlerinin temelinde gittikleri ülkelerin kültürlerini öğrenmek yatmıyor mu? En ufak bir şüphe duymuyorum ki; günün birinde bu konsept bir akım haline geldiğinde tüm dünya gastronomisi şekilciliği bırakıp özüne dönecek, tarihini-kültürünü asırlar boyu yaşamaya devam edecektir. Hem de teknolojiye-tüketim odaklılığına-sanal ve duygusuz olan her türlü gelişmeye inat! İnanın yazmakla bitmez artıları, yeter ki bu hayali hep birlikte gerçeğe dönüştürelim.

Yaşayan Mutfak akımı olduğu gibi Türkçe olarak dünya gastronomi literatürüne girse, geçmişten günümüze mutfak akımları arasında görülse, üniversitelerde ders olarak işletilmeye başlasa, medeniyetler beşiği cennet ülkemiz için müthiş bir tescil belgesi olmaz mı sizce?

Değerli yorumlarınızı yazının altına bekliyorum. Çünkü şunun bilincindeyim ki yapıcı her bir yorum bende yeni ufuklar açacak ve hedefime daha hızlı ulaşmamı sağlayacaktır.

Sözü toparlayacak olursak bu noktada en büyük sorumluluk tabii ki ben denizde ve dibine düşen armut misali gastronomi okuyan oğlum Berat’ta ?

Ancak bu milli projede; şeflerimize, işletme sahiplerine, tüm turizm camiasına, akademisyenlere, sivil toplum örgütlerine, en önemlisi de yerel yönetimlere ve bürokratlara ciddi görevler düşmektedir. Bu görevlerin ilki inanmak, ikincisi çok çalışmaktır.

Gerisi mi?

Gerisi sadece teferruat.

Saygılarımla

Hüseyin Bölük

Zeferan Restaurants Executive Director

www.yasayanmutfak.com.tr

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Yorumlar
Bodrum sandaletcioglu
25 Nisan 2024, Perşembe 03:25
Merhaba, öncelikle çok müthiş ve gerekli bir yazı olmuş ,bu konuda Dünya'nın en iyi mutfağı bence Türkiye'de bunu birebir binlerce turistle sohbet etmiş biri olacak yazıyorum.bizim yemeğini hoc beğenmediğimiz 3 yıldızlı otellerde kalan turistlerle bile sorduğumuz vakit bile turist müthiş dediğine şahit olmuş biriyim..doğuda Güneydoğu'da keşfedilmemiş endemik bitkilerle yapılmış muhteşem lezzetli yemekleri var .. düşünsenize dünyada hiç kimsenin tanımadığı lezzetler..bunları ege ve Akdeniz'de tanıtmak lazım . Türkiye'de bunu yapacak yüz binlerce aşçı var . herşeye sahibiz bunu yapacak adımlar ve organizasyon şart ..haydi başlayalım..yeşil yaprak
Sema Kuzucu
23 Şubat 2024, Cuma 07:54
Bir gurup akedemisyen alman/ mısırlı bayanla zeferan mutfağıyla tanışma şansımız oldu. Kültürümüzü, inancımızı mutfak üzerinden büyük bir başarıyla sunmanız beni çok mutlu etti. Ayrıca da misafirlerimizin yanında çok onure oldum. Gelecekteki hayallerinizle ilgili olarak ta, sizdeki bu gayret ve niyetle hayallerinizin de ötesine ulaşabileceğinize inanıyorum. Fikir olarak, sizin yaptığınız çalışmalarda meselinin bir de sağlık boyutu var. Sıfır atık demek, geri dönüşümlü beslenme demek, obez olmamak, koruyucu hekimlik demek. Elbette her derdin dermanı vardır lakin marifet dertle değil dermanla uğraşmaktır. Bize verilen beden nimetini, bedenimizin bize hizmetini sağlıklı, organik besleyerek hem şükretmek hem de korumaktır. Kısacası yaptığınız hizmet, insanlığa hizmetin farklı ve önemli bir boyutu, başarılar dilerim. Sema Kuzucu
Tamer Gölgesiz
21 Aralık 2023, Perşembe 12:54
Sayın Hüseyin Bölük, Yazınız, gastronomiye olan tutkunuzu ve Yaşayan Mutfak akımına inancınızı yansıtıyor. Michelin ve Gault & Millau gibi rehberlerin yanı sıra, yerel mutfakları ve gelenekleri ön plana çıkaran bir akımın global tanınırlık kazanması, çağımızın önemli bir ihtiyacını karşılıyor. Yaşayan Mutfak akımının, gıda sürdürülebilirliği ve kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum. Ayrıca, bu akımın ülkemizin gastronomik değerlerini dünya çapında tanıtması ve tescillenmesi, hem gastronomi hem de turizm açısından büyük bir başarı olurdu. Eğitim müfredatına dahil edilmesi ve akademik düzeyde tartışılması, gelecek nesillerin bu mirasa sahip çıkmasını sağlayacak. Yaşayan Mutfak akımının, dünya gastronomisi içinde hak ettiği yeri alacağına inanıyorum ve bu yolculukta sizin yanınızda olmak büyük bir onur olacaktır. Saygılarımla, Tamer Gölgesiz
Serdar Sağlamtunç, FCSI
17 Aralık 2023, Pazar 01:35
Fikir/hayal güzel de proje olması için çok farklı detaylar gerekli. Yorumlar da hayali kendi dünya görüşlerine göre algılamış. Ya gerçekler? Sevgili şef, üç temel konunun farkındalığı gerekli. Birincisi yeni bir icat için gereksinim olmak zorundadır. İkincisi biçilmiş elbise kumaşından "yeni" bir kıyafet çıkmaz. Üçüncüsü her iş ekip işidir, bireysel kazanım olası değildir. Bu kavramları hazmedip takım oyununa başlarsak kazanacağız. Üç maddeyi herkes kendine göre irdelesin, bakalım nereye varıyoruz? Naçizane 15 yıldır turizm ve yiyecek/içecek ile ilgili yazılar yazıyorum uygulanan var mı? Hayır. Katkı olması bakımından ve eğer genç profesyoneller sizi takip edip bu satırları okuyorsa, salgının nedenleri ve sonuçları üzerine biraz kafa yormaya davet etmek isterim. Gıda, pişirim ve tüketim usullerinde kökten değişim olmalı, bu geniş kullanıma sunulmalı ki söz konusu fikriniz proje aşamasına dönsün. Son söz, yurt dışı gıda ile insan DNA sını uyuşturan projelere kafa yoruyoruz. Ya bizde?
Dursun ASLAN
16 Aralık 2023, Cumartesi 07:01
Değerli Hüseyin kardeşim işinde çok başarilısın ve yorulmadan çok emek harcıyorsun.Seni takdir ediyoruz.İnşallah yolun açık,hayallerin gerçek olsun.
Mesut hakviren
15 Aralık 2023, Cuma 08:23
Verdiğin bilgiler için teşekkürler, başarılarının devamı rabbim yar ve yardımcınız olsun.
Murat E. GÜLYAZ
15 Aralık 2023, Cuma 10:52
Evet.. Ne yazık ki Türk mutfağı o kadar zenginliğine rağmen Dünya mutfakları arasında hakkettiği yeri alamadı. Sizin gibi yetenekler bizim umudumuz olsun..
NiyaziTunçoğlu
15 Aralık 2023, Cuma 10:25
Takdire şayan çalışmalarınızdan dolayı kutluyorum sizi kıymetli üstadım
Suleyman Altungeyik
15 Aralık 2023, Cuma 10:02
Ustacigim bu guzel yazi dizelerin icin tesekkurler.insanlarin gecmisten gelecege olan örf adetlerinin unutulmamasi adina ve tekrardan yasatilmasi icin umarim bir hatirlatma niteligindeki bu yazin dikkate alinir ve gecmisimizin ne kadar zengin bir kulture sahip oldugunu bir kez daha gormus oluruz.
Özgür Üstün
15 Aralık 2023, Cuma 09:38
Proje heyecan veriyor. Aslında olması gereken de bence tam olarak böyle bir sistem. Herhangi bir ülkeye ziyaretlerimizde özellikle biz turizm içinde bulunan kişiler veya turizm işi ile uğraşmayıp yemeği ve içmeyi kültür bilen her birey zaten gittiği ülkede o kültüre ait yemekler ve içecekler görmek istiyor. Ülkemizde zaten yedi farklı bölgeden farklılıkları işinde bulunduran muazzam tarifler mevcut ve biz bu konuda şanslı milletlerdeniz. Projenizin kabul görüp inandırılma durumu bu kondisyonda zor ama imkansız değil. Zaten hali hazırda hiç bir gastronomi derneği veya çok bilinen bazı gastronomi yarışmaları hiç bir şekilde destek görmeden ilerlemekte ve bu bizi dünyaya tanıtımımızda dezavantajlı konuma düşürmekte. Olabilirse ne güzel ama devlet desteği olmadan zor
Mehmet Öncü
15 Aralık 2023, Cuma 12:14
Milletlerin en önemli değeleri kültürleridir. Türk Milleti misafir Perver bir millettir. Bölgemize gelen tüm yerli ve yabancı misafirlerimize bu geleneğin Yaşayan Mutfak olarak devam ettiriliyor olması çok kıymetli olup, sizi ve ekibinizi kutluyorum. Yazınızın son pragraf cümlesi " Bu görevlerin ilki inanmak, ikincisi çok çalışmaktır." Rabbim bu azim ve kararlılığınızı daim kılsın inşaAllah Hüseyin bey, saygılar.
Fuat demir
14 Aralık 2023, Perşembe 11:41
Hayelden ötesini istiyoruz kıymetli şefim Seninle ülke olarak turizm ci olarak gurur duyuyoruz Nice başarılara kardeşim
Ertuğrul sevgi
14 Aralık 2023, Perşembe 11:31
Sevgilim Hüseyin Bey Öncelikle zeferan Kapadokya ailesini ve sizi bu güzel anlamlı Gauld & millau tarafından Gourmand table 2024 ödülünü kazandığınız için yürekten kutluyorum. Bu bitmek bilmeyen enerjiniz, hırsınız, Bilginiz, iyi niyetiniz, fedakar olmanız size daha çok ödüller kazanacağınızdan eminim, Umarım hayallerinizi gerçekleştirirsiniz, Yaşayan mutfak hayalini kurduğunuz dünya rehberi haline gelir sizde yeşil yaprak verirsiniz sizi İDOL olarak gören genclere örnek olursunuz. Ben bunların hayalini kurdum önce ülkemiz ve ardından bu kültürü diğer ülkelerde önemli bir yere sahip olacağını düşünüyorum, ve bu yolda sizi örnek aldığımı söyleyebilirim. Güneş doğmadan neler neler doğar... Saygılarımla.
Ertuğrul Şeref Hücüptan
14 Aralık 2023, Perşembe 09:17
Kıymetli Hüseyin Şefim, öncelikle aldığınız ödülden dolayı canı gönülden kutluyorum. Bodrum’da Yaşayan Mutfak akımını başlattığınızda; orada bulunduğum, bu projenize bizzat şahit olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Birbirinden güzel yemek ve sunumlarla ağırladığınız misafirlerin, gözlerine yansıyan mutluluklarının ışıltısı hala gözümün önündedir... İnsanlar bu mutluluk hissini, özellikle son zamanlarda çok nadir yaşayabiliyor. Onun için milli olmakla birlikte, çok önemli ve çok değerli bir iş yapıyorsunuz. Yaşayan Mutfak konseptinin aynı adla uluslararası alanda bir değerlendirme kriteri olması, aslında bu konuda ilgili ve yetkili tarafların bu konsepti tam olarak anlaması ve sizin adınıza sahiplenmesi durumunda kaçınılmazdır. Tabii bunun için, sizin inancınız, çalışkanlığınız ve içtenliğinizde olduğu gibi, bunu ileriye taşımaya vesile olacakların da aynı duygularla gayretine ihtiyaç var. Ben bu hayalinizi gerçekleştireceğinize inanıyor, Berat'a ve size başarılar diliyorum.
Mesut hakviren
14 Aralık 2023, Perşembe 09:14
Verdiğiniz bilgi ve görüşler için teşekkürler, başarılarının devamı için rabbim yar ve yardımcınız olsun .
Mine İnci
14 Aralık 2023, Perşembe 09:02
Saygı duyduğum çok sevgili şefim (balkanların, batı ve orta doğunun anladın sen) çıktığın bu güzel yolculukta her daim başarılı olacağından eminim. Birgün gelecek bu hayalini de gerçekleştirecek ve bayrağı senden sonra devir alacak gençlere ışık olacaksın. Seni canı gönülden tebrik ediyorum ve hayalini gerçekleştirmede elimden ne gelirse yapmaya hazır olduğumu bilmeni isterim. Yolun açık şansın bol olsun sevgili ustam.
Başar bakoğlu
14 Aralık 2023, Perşembe 08:30
Elbet bir gün gerçekleşir hayaller Uğrunda emek var vesselam
Emrah Keskin
14 Aralık 2023, Perşembe 08:11
Hüseyin şefim kaleminize sağlık öncelikle. Değindiğiniz konu kültürel miras olarak gastronominin gelecek nesillere aktarılmasında önemli. Bu noktada gastronomi ve yemek kültürünün gelecek nesillere aktarılmasında birlikte yaratım çok önemli diye düşünüyorum
Hakan ZAMAN
14 Aralık 2023, Perşembe 07:07
Muhteşem bir yazı Hüseyin Bey Kendimce bu hayalinize destek olabileceğim ,yapabileceğim ne varsa söylememiz yeter. Siz hayallerini gerçeğe çevirebilen nadir insanlardansınız Başarılarınızın Devamını Dilerim
Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha