24 Eylül 2017
E-Bültene Abone Ol!

Bakan Kurtulmuş: Ekonomideki negatif dengeyi turizmle düzelteceğiz

Bakan Kurtulmuş: Ekonomideki negatif dengeyi turizmle düzelteceğiz
sayfayı yazdır, turizm ajansı
09 Eylül 2017, 13:22
Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Çin ziyareti öncesinde bu ülkede yayın yapan Çin Uluslararası Radyosunun (CRI) sorularını cevapladı. Bakan Kurtulmuş; iki ülke arasındaki turizm alanındaki ilişkilere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin Avrupa, Rusya, Ortadoğu gibi bildik pazarlarını kuvvetlendirmeye devam edeceğini belirterek, “Bunun dışında Türkiye, Çin başta olmak üzere Güney Kore, Japonya ve Hindistan gibi büyük potansiyeli olan Asya ülkelerini de bir hedef olarak önüne koymuştur.” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Çin ziyareti öncesinde bu ülkede yayın yapan Çin Uluslararası Radyosunun (CRI) sorularını cevapladı. Çin’in Chengdu kentinde 11-15 Eylül tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (BMDTÖ) Yürütme Konseyi üyeliği seçimlerinin olduğunu ve Türkiye’nin de Avrupa Bölgesi’nden bu konsey üyeliğine aday olduğunu anımsatan Kurtulmuş, bu hem Kültür ve Turizm Bakanlığı hem de Dışişleri Bakanlığı olarak çalışmalarını yaptıklarını anlattı.

Gelecek dönemde Türkiye’de turizmde hedefledikleri rakamlara çıkabilmek için yeni pazarlar üretmek durumunda olduklarını dile getiren Kurtulmuş, “Bu pazarlardan birisi de Çin’dir. Çin ile olan ilişkilerimizi de bu anlamda daha fazla artırmak için bu ziyarette Çin Turizm Bakanı ile görüşmemiz olacak. Ayrıca Çinli turizm firmalarının yetkilileriyle temaslarımız olacak. Ziyaretimiz süresince Türkiye ile Çin arasında turizm ve kültürel işbirliği alanında hangi adımlar atılacak bunların müzakeresini yapacağız.” ifadesini kullandı.

Bakan Kurtulmuş, 2018’in Çin’de “Türkiye turizm yılı” olarak ilan edilmesinin de ziyareti öncesinde “güzel bir dönemsel tesadüf” olduğunu belirtti.

Çin ile ilişkileri daha da yakınlaştırmak, kültür ve turizm alanındaki işbirliğini daha da kuvvetlendirmek için temaslarını artıracaklarını ifade eden Kurtulmuş, “İnanıyorum ki 2018 yılında Çin’deki Türkiye yılı fevkalade büyük bir ilgi çekecek. Bununla ilgili bütün hazırlıklarımızı biz de tamamlıyoruz.” dedi.

Bakan Kurtulmuş, bu ziyaretinde BMDTÖ’nün 22. Genel Kurulu’na katılan üye ülkelerin kültür ve turizm bakanlarıyla da Türkiye’nin turizminin, kültürel işbirliklerinin artırılması ilgili müzakerelerde bulunacağını anlattı.

“İpekyolu Projesi kapsamında Türkiye - Çin ilişkileri önemli”

Türkiye ile Çin arasındaki turizm ve ticaretteki konulara ilişkin bir soru üzerine Kurtulmuş, Asya’nın bir ucundaki Çin ile Asya’nın Avrupa kapısında bulunan Türkiye’nin tarihi zenginliklerinin fevkalade güçlü olduğunu, her iki ülkenin de ekonomik bakımdan olağanüstü potansiyelleri bulunduğunu hatırlattı.

Türkiye ile Çin arasındaki ilişkileri yakınlaştırmak gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, özellikle İpekyolu projesi kapsamında, Çin’den başlayarak Türkiye’ye kadar gelen İpekyolu’nun, bölgesel kalkınmanın sağlanmasında büyük bir rol oynayacağını, her alanda işbirliğinin kapılarını açacağını vurguladı.

“Enerji, ulaşım alanı, medya sektörü, kültürel işbirlikleri, eğitim alanı gibi pek çok alanda İpekyolu projesinin fevkalade büyük rolü olduğunu görüyoruz ve bu projeyi de her alanda desteklediğimizi biliyorsunuz.” diyen Kurtulmuş, bunun için de İpekyolu projesi kapsamında Türkiye-Çin ilişkilerinin önemli olduğunu gördüklerini söyledi.

Bu anlamda da dış ticarette bir dengesizlik bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, burada turizmin, bu dengeyi kısmen de olsa düzeltecek bir unsur olarak kullanılmasının mümkün olduğunu ifade etti.

“Pazar ve ürün çeşitlendirmesine önem veriyoruz”

Kültür ve Turizm Bakanlığı görevine geldikten sonra pazar ve ürün çeşitlendirmesinde önem verdiklerini belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye bildik pazarlarını kuvvetlendirmeye devam edecek. Avrupa, Rusya, Orta Doğu pazarını güçlendirecek. Bunun dışında Türkiye, Çin başta olmak üzere Güney Kore, Japonya ve Hindistan gibi büyük potansiyeli olan Asya ülkelerini de bir hedef olarak önüne koymuştur. Ayrıca ürün çeşitlendirmesi açısından da sadece deniz, sahil turizmi değil Türkiye’nin birçok imkânı var. Dağ turizmi, kış sporları turizmi, sağlık turizmi, inanç turizmi gibi çeşitli alanlarda Türkiye’nin turizm ürünlerini çeşitlendireceğiz. Bu çerçevede Çin ile turizm alanındaki işbirliğimizin önemli olduğunu ifade etmek isterim. Bu yıl şu ana da kadar 120 bini aşkın bir turist Çin’den Türkiye’ye geldi. 2014 yılındaki rakam 167 bin civarındaydı. Öyle görünüyor ki bu yıl bu rakamı 200 bin seviyesine ulaştırmamız mümkündür. Çinli dostlarımızın Türkiye’yi ziyaretlerini özendirecek tedbirleri almaya gayret edeceğiz. Böylece ifade ettiğiniz gibi, turizmdeki durumumuzu, Çin ile olan ilişkimizi artırdıkça da ekonomideki negatif denge bizim açımızdan biraz daha düzelmiş olacak.”

Çinli turistler için gerekli alt yapının hazır olup olmadığına yönelik bir soru üzerine Kurtulmuş, “Her ülkeden gelen turistin kendi gelenekleri, örf adeti içerisinde, ülkemizde geçirdikleri günlerini yaşamalarını sağlamak mümkündür. Elbette turizmin alt yapısı, özellikle Çince konuşan alt yapının temin edilmesi bakımından süratli bir çalışmaya ihtiyacımız var. Bununla ilgili de muhataplarımızla gerekli müzakerelerde bulunacağız.” açıklamasında bulundu.

“Spor, bizatihi kendi gücü olan, kendi dili olan bir alan”

Sporun, özellikle de futbolun, ülkelerin tanıtımı bakımından önemine de dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Spor, bizatihi kendi gücü olan, kendi dili olan bir alan. Burak Yılmaz’ın Çin’de bir süre oynaması bile Türk halkının büyük oranda Çin’e algısını arttırmıştır. 2002 Dünya Kupası finalleri iki ülkenin de birbirini daha yakından tanımalarına vesile olmuştur. Bunlar yapılabilir. Çin’de bizim belli takımlarımızın taraftar kitlesi olduğunu biliyoruz. Özellikle büyük kulüplerimizin taraftar kitleleri var. Bunlar güzel şeyler. Bunları artırmak gerekir. Belki kulüpler arasında dostluk maçları artırılabilir. Yine spor turizmini, biz ürün çeşitlendirilmesinden bahsederken, burada hazırlanacak imkânlarla Çinli spor kulüpleri Türkiye’ye getirilerek kamp yapmaları temin edilebilir. Böylece çok daha yakın, spor dili üzerinden oranın kendine has kuralları içerisinde yeni bir dostluk atmosferi oluşturulur.”

Yorumlar