17 Ekim 2017
E-Bültene Abone Ol!

Antalya Ortadoğu pazarına alışabildi mi?

Hamit Kuk
Hamit KukSeyahat Acenteleri Yöneticileri Derneği - Genel Sekreteri
sayfayı yazdır, turizm ajansı
20 Eylül 2017, 19:57

Turizmde 2017 yılı maratonunu tamamlamak üzere olduğumuz şu günlerde, sezona ait ilginç detaylar da ortaya çıkmaya başladı. Herkesin merak ettiği turizm verilerini, önümüzdeki günlerde bolca tartışacağız. Bu nedenle istatistiksel konulara girmeden, sezon verilerini kısaca özetleyip, ilginç detaylara değineceğim.

Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinde, 2016'ya göre oldukça iyi bir sezon yaşıyoruz. Bu pazarlardaki kişi başı geceleme, 2015 rakamlarını yakalamış, hatta üzerine çıkmış gözüküyor. Kısaca Rusya ve BDT pazarı, karlılık anlamında beklentilerin atında kalsa da kişi sayısı bakımından oldukça verimli geçti.

Avrupa pazarı için ise maalesef aynı şeyleri söyleyebilmek mümkün değil... Avrupa’dan beklediğini alamayan Antalyalı otelciler, hal böyle olunca, rotayı alternatif pazarlara çevirdi.

Kolay değil, Antalya’nın yatak kapasitesi 750 binlere ulaştı ve herhangi bir pazarın kötü gitmesi doğal olarak tüm hesapları alt-üst ediyor. Bu kadar yatağın bir şekilde doldurulması ve operasyonların devam etmesi gerekiyor.

Antalya'nın bu yılki alternatif pazarlardan biri de Ortadoğu pazarı oldu. Oteller bir ilki yaşayarak, Arap ülkelerinden hiç ummadığı kadar çok turist karşıladı.

Bu değişim, operasyonlarını yıllardır Avrupalı ve Rus turiste göre ayarlamış otelleri zorlamaya başladı. Daha fazla yerli ve Ortadoğulu misafir almaya başlayan otellerde dengeler bozuldu ve günlük operasyonlarda aksamalar yaşanmaya başladı.

Geçen gün eski bir otelci arkadaşımla sohbet ettim... Anlattığına göre, Arap turistler çocuklarını otellerde alabildiğine özgür bırakıyormuş. Öyle ya! tatil yapmaya gelmişler, bir de çocuklarıyla mı uğraşacaklar...

Haliyle başıboş kalan çocuklar, otelde tüm açık ve kapalı alanları keşfe çıkıyormuş. Buldukları her şeyi "deneyip", yemek saatinde ise açık büfeleri talan ediyormuş. Kırıp, döküp personele de kan kusturuyorlarmış.

Yetişkinler ise ayrı bir problemmiş...

Yanlarında eşleri olduğu halde, havuz başında amiyane tabirle soteye yatarak, güneşlenen kadınları göz hapsine alıyormuş. Tacize muhatap kalan kadınlar, otel yönetimine şikâyet etse de “gözle tacizin" tespiti mümkün olamayınca, otel yönetimi de çaresiz kalıyormuş.

Yani anlayacağınız otelci arkadaşım bu yeni turist profilinden çok dertliydi.

"Eskiden tatil yapmayı bilen pazarların yolcularının yanına, tatil yapmayı yeni öğrenen pazarların yolcularını, operasyonu bozmayacak şekilde azar azar alıp bir denge sağlardık” diyen arkadaşım; bugün ise seçici davranamadıklarını belirterek "Bir taraftan Ortadoğulu müşteri ile bütçeleri toparlamaya çalışırken, diğer taraftan kırılan ve dökülene baktığımızda, attığımız taş ürküttüğümüz kuşa değiyor mu diye düşünüyoruz” diyor.

Kısacası Antalyalı otelcinin kafası Ortadoğu pazarına dair çok karışık.

Yaşananlar tam bir paradoks!

Aslında bu senenin özeti biraz da bu...

Sağlıcakla kalın.

Yorumlar