Aile şirketlerinin ömrünü uzatmanın sırrı

Tayfun Döşkaya
Tayfun Döşkaya TD Hospitality Consulting
07 Aralık 2018, 10:26

Aile şirketlerinin nesiller boyu devamlılığı ve sürdürülebilir güçlü büyüme için aile üyelerinin şirketle olan ilişkilerinin çerçevesinin en doğru zamanda ve en uygun koşullarda belirlenmesi gerekmekte.

Türkiye ekonomisi içerisinde milli gelirin yaklaşık %90’ını üreten aile şirketleri, yakın ve orta vadede uluslararası en iyi uygulamalar doğrultusunda yapılandırıldığında ve nesiller arası geçişler doğru ve başarılı bir biçimde yönetildiğinde, ülkemiz ekonomisinin geleceği için önemli fırsatlar sunuyor. Aile şirketlerinde yeniden yapılanma ve kurumsal dönüşüm sürecinin doğru yönetilmemesi uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzün zayıflamasına neden olabilir. Türkiye’de en eski aile şirketinin kökenleri 400 yılı geçmezken, dünyada bu 1000 yıllara dayanıyor. Ülkemizdeki aile şirketlerinin ortalama ömrü ise 25 yıl civarında. Bu aile şirketlerinin sadece %30’u ikinci kuşağa, %12’si üçüncü kuşağa geçebiliyor. Dördüncü kuşağa geçebilenlerin oranı ise yalnızca %3. Aile şirketlerinin uzun ömürlü olamayıp kısa sürede sona ermesinin temel nedeni kurucu ortağa ve yöneticiye olan aşırı bağımlılık ve kurumsallaşamama olarak gösterilebilir. Aile şirketlerinde özellikle genç jenerasyonun başka şirketlerde deneyim kazanması yönünde teşvikler, ailenin gelecekteki yöneticisini daha sağlam adımlar atması yönünde geliştirebilir.

Küresel ve yerel başarılı aile şirketleri ortaklık yapısına bakıldığında aile anayasası ve kurumsallaşma ile şirket ömürlerini artırdıkları karşımıza çıkıyor. Uzun zaman yaşamayı ve ayakta kalmayı başarmış olan şirketlerin kendi kurum kültürleri ve kendi değer sistemleri bulunuyor. O şirkette çalışan insanlar da bu kültüre inanıyorlar ve bu kültürle uyum içindeler. Son derece açıktır ki, bu değer sistemi bir şirketin başarılı olması ve uzun zaman ayakta kalması için en temel gereklerden biridir.

Aile anayasası, bireylerinin kendi aralarında yaptığı, aile üyelerinin harcamalarından, aile üyeleriyle profesyoneller arası ilişkilerin düzenlenmesine, haleflik seçiminden aile konseyi ve yönetim kurulu yapılarının ve üyelerin birbirleriyle etkileşimine kadar önemli konuları düzenleyen, şirkete mensup aile üyeleri arasında imzalanan bir atipik sözleşmedir. Aile anayasası oluşturma isteğinin arkasındaki en önemli amaç, şirketin işleyişinin ve ailenin misyonunun gelecek nesle düzgün bir şekilde aktarılabilmesi ve belirli kurallar ile birlikte emanet edilmesidir. Ancak sözleşmeyi imzalayan ve taraf niteliğine haiz olmuş olanlar için, aile anayasası bir borç sözleşmesi hükmünde olacaktır. Aile anayasası sözleşme serbestisine tabi olması gerekçesiyle şekil şartına tabi değildir. Öte yandan, ispat ve uygulama kolaylığı açısından yazılı olarak yapılması önemlidir. Aile üyelerinin her biri – şirket ortağı olup olmamasına bakılmaksızın- sözleşmenin potansiyel anlamda tarafıdır veya en azından sözleşmenin uygulanmasından etkilenir. Ancak, aile anayasasını imzalayan aile bireyleri için geçerli ve bağlayıcı olmasına karşın, imzalamayan aile bireyleri ve gelecek nesiller için, bu sözleşmenin bağlayıcılığı bulunmayacaktır. Genellikle aile anayasasının uzlaşma olarak kabul edilmesi, şirketler hukuku kapsamında bağlayıcı olabilmesi için şirket ana sözleşmesine kanunun izin verdiği kuralların eklenmesi ve aile şirketi anayasasında yer alan hüküm ve şartların, pay sahibi olan ve olacak aile üyeleri tarafından imzalanacak bir hissedarlar sözleşmesi ile detaylandırılması ve tamamlanması uygun görülmektedir.

Özellikle konaklama sektöründe kurumsallaşmanın yolu çok sancılı ve zor bir süreçten geçmektedir. Kurumsallaşma, sadece otel tabelalarına yıldız eklemek ya da otel sayısını arttırmaktan ibaret değildir.

Öncelikle, kurumsallaşmak için işletmenin geçmişinin belli bir kısmını kaybetmeyi göze almak, değişimi gerçekten istemek gerekmektedir. Bunun yerine daha çağdaş, eğitimli profesyonel insanlar ile çalışmanız gerekmektedir. Tabii ki vefa duygusu önemlidir, fakat 15 yıldır yanınızda çalıştırdığınız kişi kendisini çağın gerekleri doğrultusunda eğitmemiş ve geliştirmemişse o çalışanı gözden çıkartmak zorundasınız.

Sonra bir kurum kültürü oluşturulmalıdır. Bu, işletmeyi diğer işletmelerden farklı kılacak bir yapıdır. İç müşterilerin en az dış müşteriler kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Çünkü kurum kültürü, tüm çalışanları aynı değerler ve aynı çalışma anlayışı çevresinde yakınlaştırıp birbirine bağlayıcı rol oynar ve kuruma bütünlük kazandırır. Daha sonra, işletme hedefleri arasına ulaşılmak istenen kalite standardı hedefi de katılmalıdır.

Sorgulanmayan alışkanlıklar, fırsatlara dar görüş açısı ile yaklaşmak, mevcut yönetim çerçevesini oluşturan tartışılmayan varsayımlar işletmelerin gelişimini engelleyen en önemli nedenler arasında yer almaktadır.

İşte bu noktada kurumsallaşmak, işletmelerin gelişimini engelleyen nedenleri ortadan kaldırmakta ve işletmelere yeni bir kapı açmaktadır. Kurumsallaşmanın yolu profesyonel otel yöneticileri ile çalışmaktan geçmektedir. Kurumsallaşamamış ve profesyonel yönetimlere sahip olmayan işletmelerin durumu oldukça vahimdir. Bu işletmeler hala bindikleri dalı kesmeye ve kendi geleceklerini belirsizleştirmeye devam etmektedirler.

Bu durumdan en büyük zararı ise her yönü ile Türk turizmi görmektedir. Çünkü bu işletmeler bir kurum olamadıkları için eğitimli, profesyonel insanlar ile çalışmamakta, uzun vadeli stratejik hedeflere sahip olamamaktadırlar. Eğitimli işgörenlerin tercihi ise istihdam noktasında kurumsal işletmeler olmaktadır. Bu işletmelerde yeterliliği ve deneyimi olmayan insanlar yönetici konumunda çalıştırılmaktadır. İşletmede işleyiş kavga düzen gitmektedir. Çalışanlar bir kurum kültürü olmadığı için işletme hakkında ve işletmenin hedefleri hakkında bilgilendirilmemekte ve kalite düşmektedir.

Kurumsallaşmak ise kaliteyi arttıran en önemli etkenlerden biridir. İşleri düzene sokmaktadır. Eğitimli insanları sektöre kazandırmaktadır.

Aile işletmelerinde kurumsallaşma ile kazanılacakların başında, kısa dönemde şirket içindeki soru işaretlerinin belirlenip çözüme yönelik hareket edilmesi, görev teslimi ve sirkülâsyon konusunda netleşme olacaktır. Uzun dönemde ise ticari güvenilirliğin artması, ailenin gelecek ile ilgili planlamalarının daha sağlam temellere oturtulması, ailenin bir arada kalması sağlanacaktır.

Bu çalışma neticesinde özet olarak aşağıdaki başlıklar üzerinde mutabakata varılır;

- Aile ve Şirket İlişkilerinin Düzenlenmesi

- Kurumsallaşma ve Profesyonelleşme

- Finansal Raporlama, İç Kontrol ve İç Denetim

- Markalaşma ve İnovasyon

- Sosyal Yardımlar

Aile Anayasası ve kurumsal dönüşüm sürecinde doğru ve güvenilir bir danışman desteği alınması katma değer sağlayacaktır.

Not: Yayınlanan yazı ve yorumlardan yazarlar sorumludur. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; site sorumlu değildir.
Etiketler:Tayfun Döşkaya
Yorumlar
İlk yorum yapan siz olun.
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha