2020'den 2021'e!

Handan Atamer Engin
Handan Atamer EnginKites Group CMO
23 Aralık 2020, 11:12

7 gün ya da 1 hafta kaldı bitmesine.

Pek çoğunuz 2020 yılının bir an önce bitmesini istiyor ve hatta bazılarınızın eline süpürge alıp kovalamaya çalışacaklarına bile eminim:)

Oysa ben hiç bitip gidenlerin ya da geride kalanların ardından kötü konuşmam. Giden gitmiştir. Gelene bakalım.

Aslında gayet net hatırlıyorum; her yıl bitiminde aynı hislerdeydik hep. 2018'de bir yazı yazmışım 2019'u beklerken, şimdi düşündüm acaba ne kadar kötü olaylar yaşandı ki diye.

Hep söylediğim gibi; benim seçerek geldiğim bu yaşam denen keyifli yolculukta yaşadığım her anın, her maceranın bana kattıklarına bakıyorum daima.

Ama gene de doğruyu söylemek gerekirse sevemedik pek 2020’yi. Başımıza gelmeyen kalmadı neredeyse derken hep yeni bir felaket daha. Önce sağlık endişesi geldi sonra iş endişesi peşi sıra. Alışkanlıklarımızdan teker teker vazgeçtik, vazgeçmek zorunda kaldık. Önceliklerimiz değişti. Endişeler ön plana çıktı.

Sonra kayıplar ardı ardına geldi, kimimiz işyerlerini bilinmez bir tarihe kadar kapadık, sonra en önemlisi sağlık ve ölüm haberlerini en yakın çemberimizden duymaya hatta yaşamaya başladık. Depremler, sel felaketleri derken kendi ellerimizle inşa ettiğimiz beton gökdelen hapishanelerimizde şafak saymaya başladık. Ha bugün ha yarın geçti geçiyor diyerek. Her gün lanet okuduk 2020’ye git artık bitsin her şey diye..Sanki yeni gelecek olanı biliyoruz da.

2020 benim için nasıl geçti derseniz diyeceğim tek şey; KEŞİFLER yılıydı aslında ve tam bir içe dönüş.

Ve en önemlisi; vazgeçmek zorunda kaldıklarımın da, aslında farkına varmadığım ne büyük zenginlikler olduğu idi.

Ben her ne kadar zamansız yaşayanlardan olsam da, gerçek dünya koşullarında bir koşturma ve telaş içindeymişim. Ve gerçekten zaman 2020’de kavramını yitirdi iyice. Cumartesi'nin Salı'dan farkı olmadığını anladığımız gibi sendromsuz Pazartesiler ve coşkusuz Cumalar girdi hayatımıza. Yani çok mana yüklemenin gereksizliğini fark ettim mesela bir anda. Ve aslında zamanı yönetmeye çalışmanın anlamsızlığını hepimize öğretti. Zamanı yönetmeye çalışmak yerine hepimiz AN’da kalmayı öğrendik mesela.

Seyahat etmenin, oradan oraya savrulmaya içindeyken şikayet ederken o koşturmalar içinde bütün bu yolculukların aslında en büyük özgürlüğüm olduğunu keşfettim mesela. Ve seyahat edememenin nefessiz kalmak gibi olduğunu.

Bazen dehşete düştüm; hayal bile kuramadığımı fark ettiğimde mesela.

30 yıla yakın durmaksızın hemen her gün bir şeylerinden şikayet ettiğim, stresli iş hayatımın aslında hayatıma ne kadar anlam kattığını ve onsuz yaşam enerjimi yitirdiğimi fark ettim mesela.

Ben çoğunlukla kendi kalabalık yalnızlığında olan biri olsam da; bütün o koşturmalar içindeyken ne kadar önemli olduğunu fark etmediğimiz ve çoğunlukla ihmal ettiğimiz dostların, ne büyük zenginlik olduğunu ve en büyük telaşlarda bile sevdiklerinle bir şekilde iletişimde kalmanın önemini far kettim mesela.

Bunlar, varken kıymetini bilemediklerimizden. Bir de; bir dünya önem ve mana yüklediklerimiz varmış hak etmedikleri halde. Say say bitmez herkes kendine göre bunları listelerse neler neler çıkar bi bakın. Benim listem ise tam bir facia.

Ve tabii ki ne kadar az bütçelerle ayın geçirilebildiğini keşfetmek mesela...

Aslında en önemlisi galiba kendimle ilgili keşiflerim ve hiç bilmediğim ortaya çıkarmadığım becerilerimi fark etmek oldu.

Sizin "ne var ki bunda" diyebileceğiniz pek çok şeyin bazılarını ancak 2020'de öğrendim, deneyimledim ben. Aslında acelem de yok öğrenmeye. Sonu yok çünkü ve ben öğrenirken de keyfini çıkarıyorum.

İste tam da bu nedenle tıpkı diğer yıllarda olduğu gibi ona veda etmeden kalan son günlerin de keyfini çıkartmaya devam edeceğim:):)

Ve gelelim 2021’e. Daha gelmeden, görmeden, birbirimizi tanımadan büyük sorumluluklar ve görevler yüklüyoruz yeni gelene. Bence önce kollarımızı sevgiyle kocaman açalım ve sıcacık bir sevgiyle HOŞGELDİN diyelim.

Hoş geliyorsun 2021. Burada seni sevgi ve huzurla bekleyenler var. Bana getireceğin ve birlikte deneyimleyeceğimiz tüm maceraları tam bir teslimiyetle hazırım.

Hazırım ama senden gene de bazı dileklerim olacak;

Sevgili 2021;

1. Tüm dünyanın keyifle seyahat edebileceği günleri,

2. İş güç yoğunluğundan eve gelmeye fırsat bulamamayı, otelden otele, ülkeden ülkeye seyahatleri (söz yorgunluktan şikayet etmeyeceğim)

3. Gelen rezervasyon taleplerine “doluyuz ancak 2022ye da orda yedeğe yazabiliriz ama” diyebilmeyi

4. Turizmci olarak en popüler ve kredibilitesi en yüksek meslek sahibi olmayı,

5. Türkiyenin dünyanın en popüler turizm ülkesi olmasını

6. Hükümetlerin bütçe ve planlama görüşmelerini yaparken turizmcilerin ağzına bakmalarını,

7. Finans kuruluşlarının hesabını bile bilemediğim servetimle yatırım yaptırmak için peşimden koşmasını ve benim hepsini tersleyip kovalamayı,

8. Paraları koyacak yer bulamamayı istiyorum.

9. …

10. ….

Bir titreme ile uyandım, yorgan üzerimden düşmüş, Alvin tepemde kıpırdanmamdan uyanmış noluyor ama şimdi gece yarısı dercesine bir miyaavv dedi…

Hadi 2021 sen gene de gel, hem de keyifle gel de keyifle yaşayalım:):)

Not: Yazının sorumluluğu yazarına aittir. www.turizmajansi.com ile bağlantı kurulamaz; doğacak hukuki sonuçlardan site sorumlu değildir.
Etiketler:Handan Ergin
Yorumlar
Özlem ozen
25 Aralık 2020, Cuma 07:35
Keske
 
  Yorum için en fazla 1000 karakter girişi yapılabilir!
captcha