Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli simge yapılardan biri olan eski Diyarbakır Cezaevi, yeni bir kimlikle ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.
Uzun yıllar farklı olaylarla anılan yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalarla hafıza müzesi, kütüphane ve kültür-sanat alanlarını bir araya getiren 24 saat yaşayan bir merkeze dönüştürülüyor.
Tarihi yapı yeni işleviyle kente kazandırılacak
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek projenin son durumu hakkında bilgi verdi.
Ersoy, eski Diyarbakır Cezaevi’nin yalnızca geçmişi anlatan bir müze olarak değil, aynı zamanda şehrin kültürel hayatına katkı sağlayacak çok amaçlı bir merkez olarak planlandığını açıkladı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte yapı; hafıza müzesi, sergi alanları, kütüphane, tiyatro ve farklı etkinliklere ev sahipliği yapan bir kültür merkezi olarak hizmet verecek.
Dönüşüm süreci 2021’de başladı
Eski cezaevinin kültür merkezi ve hafıza müzesine dönüştürülmesi sürecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Temmuz 2021’de Diyarbakır ziyareti sırasında yaptığı açıklamayla başladığını belirten Ersoy, daha sonra kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.
Adalet Bakanlığı tarafından kullanılan yapının tahliye sürecinin tamamlanmasının ardından Ekim 2022’de düzenlenen törenle mülkiyet Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildi. Bakanlık, 2022 yılı sonunda alanı birinci derece korunması gereken tescilli yapı olarak belirledi. Restorasyon ve rölöve projelerinin onaylanmasının ardından 2024 yılında uygulama çalışmalarına geçildi.
47 dönümlük alanda müze ve kültür merkezi kuruluyor
Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi, toplam 47 dönümlük alan üzerinde hayata geçiriliyor. Projede yaklaşık 18 bin 500 metrekarelik bölüm hafıza müzesi ve kütüphane olarak değerlendirilecek. Yapının ilk üç bloğu hafıza müzesi ve çok amaçlı sergi alanı olarak kullanılacak. Diğer iki blokta ise büyük bir kütüphane yer alacak. Merkez içerisinde ayrıca ziyaretçilerin kullanabileceği bir kafeterya da bulunacak.
Geçmişte spor salonu olarak kullanılan bölüm ise 520 kişilik çok amaçlı salon olarak yeniden düzenlenecek. Bu alanın tiyatro gösterileri, güzel sanatlar etkinlikleri ve çeşitli kültürel organizasyonlara ev sahipliği yapması planlanıyor.
Hazırlık sürecinde tanıkların görüşlerinden yararlanıldı
Projenin içeriği hazırlanırken dönem tanıkları, akademisyenler, tarihçiler, sivil toplum kuruluşları ve arşiv çalışmalarından yararlanıldı.Ersoy, o dönemde cezaevinde bulunmuş kadın ve erkek mahkûmlarla saha toplantıları yapıldığını, elde edilen bilgiler doğrultusunda müze konseptinin oluşturulduğunu ifade etti.Bu çalışmalarla merkezin yalnızca fiziksel bir dönüşüm projesi değil, geçmişin farklı yönleriyle ele alındığı bir hafıza alanı olarak tasarlandığı belirtildi.
24 saat yaşayan kültür noktası olacak
Bakan Ersoy, merkezin tamamlandığında sadece bir hafıza müzesi olmayacağını vurguladı.Ersoy, “Hafıza müzesinin yanı sıra kütüphanesi, sergi alanları, tiyatro ve çok amaçlı salonlarıyla 24 saat yaşayan bir kültür ve sanat merkezi olarak Diyarbakır’a hizmet verecek” ifadelerini kullandı.Açık hava etkinliklerine uygun şekilde planlanan dış alanlarda da kapsamlı peyzaj çalışmaları yapılıyor.
Açılış için hedef 2027’nin ilk yarısı
Restorasyon çalışmalarında son aşamaya gelindiğini belirten Ersoy, elektrik ve mekanik düzenlemelerin tamamlandığını, sıradaki aşamanın teşhir ve tanzim çalışmaları olduğunu söyledi. Eski Diyarbakır Cezaevi’nin, çalışmaların tamamlanmasının ardından 2027 yılının ilk yarısında hafıza müzesi ve kültür merkezi olarak hizmete açılması hedefleniyor.
Yeni merkezle birlikte Diyarbakır’ın önemli yapılarından biri, geçmişin izlerini koruyan ancak geleceğe dönük kültür, sanat ve eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapan bir buluşma noktası haline gelecek.
Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi'nde yürüttüğümüz çalışmaları yerinde inceledik.
— Mehmet Nuri Ersoy (@MehmetNuriErsoy) July 23, 2026
Eski Diyarbakır Cezaevi'ni; cunta dönemlerinin karanlığını unutturmayan, demokrasinin, hukuk devletinin ve insan haklarının önemini gelecek nesillere aktaracak güçlü bir hafıza mekânına… pic.twitter.com/mam2kl1zjj